Suda Doğum Nedir? Suda Doğum Nasıl Yapılır?

Suda Doğum Nasıl Yapılır?

Suda doğum yöntemi, alternatif bir doğum yöntemidir. Bu yöntem içerisinde gebe olan kadın içerisi su dolu olan bir küvete yatırılır ve doğumu başarılı bir şekilde yapması sağlanır. Bu işlem içerisinde kullanılan temel yöntem ise kaldırma kuvvetinin gücüdür. Suyun kaldırma kuvveti, anneye ait olan vücut ağırlığını çok daha fazla hafifletmekte ve kan dolaşımı üzerinde etkide bulunarak daha basit bir doğum yapmasını sağlamaktadır.

Su, doğa içerisinde bulunan ve insan için gerekli olan en temel ihtiyaçtır. Gün içerisinde tüketimini yapmamız ile beraber doğum yöntemleri arasında yerini alarak son zamanların en büyük işlevlerinden birini yaratmıştır. Mersin kadın doğum ile iletişime geçilerek suda doğum hakkında çok daha detaylı bilgi alınabilmektedir.

Suda Doğum Nedir?

Kadın doğum Mersin, suda doğum konusunda birçok uzmana sahip olan bir merkezdir. Bu merkez içerisinde bir küvet bulunur ve suda doğum için kullanılarak gebelere yardımcı olunur. Bu işlem içerisinde yardım alınan asıl işlem suya ait olan kaldırma kuvvetidir. Bu yöntem ile beraber kan dolaşımında hızlanmalar görülür ve anneye ait olan vücut ağırlığı hafifletilerek doğumun daha kolay yapılması sağlanır.

Bu yöntem içerisindeki temel amaç suya ait olan sakinleştirici ve gevşetici özelliğin kullanılmasıdır. Anne adayları, bu işlevler sayesinde çok daha az sancı çeker ve ağrısız bir doğum yapabilme şansına sahip olur. Annelerin sahip olduğu bu daha az sancı ve ağrı yaşama şansı, doğum anına özel çok daha güzel anılar yaşamasını sağlamaktadır. Suyun sağlamış olduğu endorfin hormonu artırılarak annenin mutluluk hormonlarında da yükselmeler sağlanır. Bunun yanında, pelvik taban kaslarına ait olan elastikiyet özelliği de artırılır ve bebeğin geçiş yapabilmesi daha kolay hale gelmiş olur. Bu işlemler ile beraber ise anne artık daha az acı çekerek doğuma ait eşsiz duygulara sahip olabilme şansı yakalamaktadır. Mersin de en iyi kadın doğum doktoru olarak çalışan doktorlar ile iletişime geçebilir ve bu yöntemler ile sizler de doğumunuzu gerçekleştirebilirsiniz.

Suda Doğum İşlemleri Nasıl Yapılmaktadır?

Anne adaylarında görülen bilgisizlik durumları, mevcut doğurma durumları hakkında da kaygının oluşmasına sebep olur. Bu neden dolayı da anne adaylarının şunu bilmesi gerekir; suda doğum konusunda yaşanacak olan anne ve doktor arasındaki iletişim, doğumun daha iyi gerçekleşebilmesi için yeterli olacak olan en iyi etkendir. Bu iletişim doğru bir şekilde sağlandığı sürece annenin ne zaman doğum yapacağı, bu yöntemin hangi evre dahilinde kullanılacağı, suda doğum işleminin anneye uygun olup olmadığı, annenin ne kadarlık bir süre zarfında suda kalacağı ve tüm süreç hakkında bilgi verilebilmesi sağlanmaktadır. Bu sayede anne adayı tüm konular hakkında bilgi sahibi olarak herhangi bir kaygı durumu yaşamaz.

Anne adaylarının birçoğu, doğum evrelerinin başlangıcı ya da tamamında suda doğum yöntemini kullanabilmektedir. Bu yöntem, profesyonel nitelikte bulunan ekipmanlar ve uzmanlar tarafından yaptırılır. Anne için ilk olarak özel bir küvet ya da havuz ayarlanır. Bunun yanında, gerekli görülen anlar itibari ile farklı doğum yöntemleri de hazır hale getirilmektedir. Bu sayede tüm işlemler ile beraber anne ve bebeğin korunması garantiye alınmış olur.

Küvet ya da havuz içerisinde yer alan suyun sıcaklık değerleri de yine önem arz eden bir diğer konudur. Mersin kadın doğum doktor olarak verilen hizmetler dahilinde, bu sıcaklık değerleri de olması gereken niteliklerde hazır hale getirilir. Bu suya ait sıcaklık değerleri genel olarak 37 derecelik bir sıcaklıktır.

Suda Doğum Hangi Alanlarda Yapılabilir?

Suda doğum yöntemi, tam donanımlı bir şekilde çalışan ve alanında yetkin doktorların bulunduğu sağlık merkezlerinde başarılı bir şekilde yapılabilmektedir. Kadın doğum doktoru Mersin sağlık merkezi ile başarılı bir şekilde suda doğum yöntemlerinden yararlanabilirsiniz. Tüm işlemler sizin için hazırlanacak ve bununla beraber çok daha az ağrı ile doğumunuzun yapılması sağlanacaktır.

Suda Doğum Yöntemi Avantajları Nelerdir?

Suda doğum yönteminin anne ve bebeğine sağlamış olduğu birçok avantaj bulunur. Bunları şu şekilde belirtebiliriz:

Anneye Sağlanan Avantajlar:

  • Anne üzerinde kullanılan bu yöntem, doğuma ait ilk evrede uygulanırsa eğer doğum hızı yaklaşık olarak 30 dakika daha fazla hızlandırılmış olur.
  • Doğum sırasında kullanılmakta olan ılık su derecesi, annenin kaslarının çok daha fazla gevşemesini sağlar. Bu ise anneye ait mutluluk hormonlarını artırır ve daha rahat bir doğum geçirilmesi sağlanır.
  • Doğum dönemi içerisinde görülen ağrılar, bu doğum yöntemi ile çok daha az hissedilir.
  • Anneni su içerisinde olması, çok daha rahat bir hareket olanağı sağlar. Bu durum ise, doğum sırasında farklı pozisyonlara girilebilmesini ve daha basit bir doğumun yapılmasına olanak tanır.
  • Yapılmakta olan sezaryen oranlarında düşüşler görülür.
  • Anne ve eşi için çok daha pozitif bir doğum deneyimi yaşanır.

Bebek İçin Sağlanan Avantajlar:

  • Suda doğum yöntemi ile beraber bebekler, ilk olarak suya geçer sonra anne kucağına gelir. Bu durum, bebeğin çok daha sakin bir doğum evresi geçirmesini sağlar.
  • Suda doğum yöntemi sayesinde ilaç kullanımlarında da azalmalar görülür. Bu ilaç kullanılmama durumu, bebeğin de oluşabilecek yan etkilerden kaçmasını sağlamaktadır.
  • Doğum sırasında bebeğin kafatasında ve beyne ait hücrelerde zarar alınmaması sağlanır. Bunların tamamı, suda doğum yönteminin sağlamış olduğu kolay doğum özellikleri sayesinde gerçekleşir.

Mersin kadın hastalıkları uzmanı ile görüşerek bu avantajların tamamını daha detaylı bir şekilde öğrenebilirsiniz.

Suda Doğum Yöntemi Riskli midir?

Günümüzde uygulanan her doğum yöntemi, belli başlı riskleri barındırmaktadır. Meydana gelen bu riskler, elbette ki suda doğum yöntemi için de geçerlidir. Fakat bunlar diğer doğumlara nazaran çok daha düşüktür ve suda doğumun avantajları daha fazla hissedilir.

Suda doğum yöntemi ile görülebilen riskler genel olarak enfeksiyon kapma, boğulma durumları ve göbek kordonuna ait kopma durumlarıdır. Fakat bunların görülme oranları çok düşüktür ve uzmanlar tarafından kişinin izleniyor oluşu bunları önleyici niteliktedir.

Mersin kadın doğum doktoru ile güvenilir bir suda doğum yöntemine erişebilirsiniz. İletişime geçerek bilgi almayı unutmayın.

Doğum Kontrol Hapı Ne Zaman Korumaya Başlar?

Doğum Kontrol Hapı Ne Zaman Korumaya Başlar?

Günümüzde birçok insan doğum kontrol hapı kullanmaktadır. Bununla beraber de “doğum kontrol hapı ne zaman korumaya başlar?” sorusunun sorulduğu görülür. Bu soruya cevap vermeden önce gelin beraber doğum kontrol haplarının ne olduğunu konusuna göz gezdirelim.

Günümüzde sorulmakta olan bir diğer önemli soru ise “doğum kontrol hapı ne işe yarar?” sorusudur. Doğum kontrol hapları, kadınlar tarafından kullanılan haplardır. Cinsel ilişki sırasında herhangi bir korunma sağlanmasa dahi bu ilaçlar sayesinde gebelik oluşumu büyük oranda engellenmektedir. Bu haplar kendi içerisinde östrojen, progestojen birleşimini ya da sadece progesteron adı verilen hormonu içerir. Hapın yapısında yer alan hormonlar, sentetik düzeyde bulunan hormonlardır ve kadın üzerinde üretilmekte olan doğal formlar ile aynı işlevi gösterir. Doğum kontrol adı verilen haplar, yalnızca gebelik durumlarının önlenmesi için kullanılmaz. Bunun yanında, adet dönemi içerisinde meydana gelen sorunların tedavisi için de sık sık başvurulur.

Doğum Kontrol Haplarına Ait Çeşitler Nelerdir?

Bu haplar, kullanımlara bağlı olarak farklı çeşitlerde meydana getirilir. Kişilerin kullanım amaçları ve şekilleri, bu hapın içeriğine bağlı olarak farklılıkların oluşmasına sebep olur. Kullanılmakta olan doğum kontrol hapı çeşitleri ikiye ayrılır ve şu şekilde açıklanabilir:

Kombine Doğum Kontrol Hapları:

Aile planlaması aşamasında fazlası ile kullanılan haplardır. Östrojen ve progesteron hormonlarını yapısında bulunduran bu haplar, multifazik ve monofazik olarak iki farklı gruba ayrılır. Monofazik doğum kontrol haplar, 21 adet tabletten meydana gelir ve kullanım sırasında kolaylık sağlanması için hapların üzerinde kullanım günleri yer alır. Multifazik haplar ise 30 adet tabletten üretilir. Bu ilaçlar belirli bir sıra halinde alınması gereken ilaçlardır ve bu sıralar ilaç üzerinde belirtilir.

Acil Kontrasepsiyon:

Cinsel ilişki sırasında herhangi bir engel alınmamış, korunulma yapılmamışsa ve gebelik ve doğum durumu yaşanmak istemiyorsa bu haplar kullanılır. Bu tür haplar, gebelik durumunun yaşanması ile beraber herhangi bir işleve sahip olmayan haplardır. Halk arasında bilinen ve diğer adı da ertesi gün hapı olan acil kontrasepsiyonlar, düzenli olarak değil yalnızca cinsel ilişki sonrasında kullanılan haplardır. Cinsel ilişki yaşandıktan hemen sonra bu hapların alınması gerekir. Eğer cinsel ilişkinin üzerinden 72 saatlik bir zaman süreci geçer ve bu haplar alınmazsa, gebeliğin meydana gelebilme şansı bulunur.

Doğum Kontrol Hapı Nasıl Kullanılır?

Doğum kontrol hapları, konvaksiyonel paketleme olarak alınan haplardır. Bu haplarda eskisi bittiği zaman yeni bir pakete başlanması gerekir. Düzenli olarak kullanım yapılacağı zaman bu şekilde kullanılmalıdır.

Düzenli bir kullanım değil yalnızca tek kullanımlık olarak gebe kalmamak amacı ile alınacaksa, korunmasız cinsel ilişkinin yaşanması ile beraber 72 saat geçmeden alınması gerekmektedir. Aksi takdirde 72 saat sonrasında alınan haplar işe yaramayabilir ve kişilerin gebe kalması durumu ortaya çıkar.  Korunma yöntemleri arasında yer alan bu haplar ile cinsel ilişki sonrasında gebelik durumunun önlenmesini sağlayabilirsiniz.

Doğum Kontrol Hapı ile Koruma Ne Zaman Başlar?

Doğum kontrol hapı olarak bilinen haplar, adet döneminin başlamasından sonra kullanılmaya başlanır ve anında koruma sağlar. Bu hapları almaya başlamanız ile koruma hemen başlamaktadır. Bununla beraber, hapların bırakılması ile beraber de hemen normal yaşantıya dönülür.

Doğum Kontrol Hapı Yan Etkileri

Doğum kontrol hapları, gebeliği önlemek ve bunun gibi birçok farklı avantajlara sahip olan bir hap türüdür. Bu avantajların yanında kişiler üzerinde görülen yan etkilerde bulunur. Doğum kontrol hapı yan etkileri olarak etkileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Adetler arasında lekelenme tarzında kanamalar meydana gelmektedir. Bu kanama görülme durumları, genel olarak haplara başlandıktan sonraki ilk 3 aylık süreç içerisinde görülmektedir. Düzenli olarak kullanım yapılması ile beraber genel olarak 3 aylık süreç sonrasında bu durumlar son bulacaktır.
  • Bulantı durumları, doğum kontrol haplarının yan etkilerinden birisidir. Özellikle de bu hapları ilk defa kullanıyorsanız bu durum ile karşı karşıya gelebilirsiniz. Bulantı yaşamak istemiyorsanız, bir miktar yemek ile bu hapları almayı deneyebilirsiniz. Bununla beraber, yaşanan bulantılar birkaç gün içerisinde kendiliğinden geçecektir.
  • Doğum kontrol hapları, memelerin normale nazaran biraz daha fazla büyümesine ve hassas olmasına neden olabilir. Görülen bu durumlar, ilacın kullanımından birkaç hafta sonra görülmeyecektir. Oluşan hassasiyet ve büyümeler ile beraber el ile hissettiğiniz kitleler oluşursa, bu oluşumdan sonra doktorunuza görünmekte fayda vardır.
  • Doğum kontrol hapları, içerisindeki yapı sebebi ile bazı kişilerde baş ağrısının yaşanmasına neden olabilir. Eğer baş ağrınız geçmez ve uzun süre devam ederse, bir doktora başvurarak muayene olabilirsiniz.
  • Doğum kontrol haplarının kullanımı, bazı kadınlar üzerinde ani duygu değişimlerinin var olmasına sebep olur. Bu durumlar, özellikle de geçmişinde depresyon ilacı kullanılanlarda görülür.
  • Doğum kontrol haplarının kullanımı ile beraber bazı kişilerde adet durumunun sekmesi görülebilmektedir. Bu durumlar yaşanırsa eğer yapılması gereken tek şey gebelik durumunun var olup olmadığına dair bir kontrol sağlanmasıdır. Bunun dışında herhangi bir kontrol gerekmez.
  • Hapların kullanımı ile beraber kişiler üzerinde cinsel isteksizlikler meydana gelebilir. Eğer bu cinsel isteksizlikler sürekli oluşuyor ise, kadınların farklı bir tedavi yöntemi seçmesi gerekebilir. Bu durum hakkında karar verecek olan kişi yine uzman doktorunuzdur. Yaşadığınız durumlar sonrasında doktorunuza danışabilir, durumunuzu anlatabilir ve yeni bir çözüm yolu isteyebilirsiniz. Uzmanlar, bu cinsel isteksizlik sonrasında durumunuza göre yeni bir tedavi planı ortaya koyacaktır.

Doğum Kontrol Hapı Adeti Keser mi?

Doğum kontrol hapı kullanan kişilerde, adet döngülerinin sektiği durumu görülebilmektedir. Bu durumlar, adeti direkt olarak kesmez, yalnızca belli bir süre gecikmesini sağlar. Kişiler, yaşanan sekme durumları sonrasında bir doktora görünerek gebelik kontrolü yaptırmalıdır. Bu kontrol dışında herhangi bir olumsuz durum yaşanmaz ve adet döneminin normale dönmesi beklenir.

Doğum kontrol hapı adeti keser mi sorusunun cevabını merak ediyorsanız eğer, evet doğum kontrol hapları adeti kesmektedir. Ancak bunlar, kısa süreli olarak gerçekleşen kesintilerdir. Bu sebepten dolayı da büyük bir önlemin alınmasına gerek duyulmaz.

 

Daha detaylı bilgi almak için Mersin’de bulunan kliniğimizden randevu alabilirsiniz.  Mersin kadın doğum uzmanı Op. Dr. Özgü Keskin Yılmaz için bizimle iletişime geçmeyi unutmayın.

Genital Beyazlatma – Kimyasal Peeling İle Tedavi

 

Kimyasal Peeling İle Tedavi Nedir?

Kimyasal peelingle tedavi,  TCA yeni geliştirilen yöntemlerden biridir ve  daha orta düzeyde asitide içeriğine sahip bir peeling etkisidir.Tek uygulamanın ardından bir ay boyunca evde uygulanan medikal tedavi ile sonuca ulaşılıyor. Kimyasal peeling yöntemi, sadece labium majör yani dış genital bölgeye değil kasık bölgesi ya da daha yukarıda pubis bölgesinde oluşan problemler için de uygulanabilir.

Kimyasal Peeling İle Tedavi Nasıl Uygulanır?

İşlem son derece ağrısız ve acısızdır. İşlem öncesi uygulama alanı cilt antiseptiği ile temizlendikten sonra peeling işlemi uygulanır. Ortalama 4-6 seans ve 10 gün aralıklarla uygulama önerilir. Gerektiğinde renk koyulaşmasının durumuna göre diğer işlemlerle kombine edilebilir.

Mons Pubis Estetiği (Venüs Tepesi Estetiği)

Pubik bölgede bulunan fazla yağların alınması ve cilt dokusunun çıkarılması işlemidir.

Mons Pubis Estetiği Mersin

Tedavi 3 şekilde uygulanablir;

1-Bölgedeki yağın lokal anestezi eşliğinde kanül ile alınması (Liposuction)

2-Pubis üzerine enjektör ile girilerek cilt altına madde enjeksiyonu (Lipoliz)

3-Pubis alanında ileri derecede bir katlantı ve yağ birikimi varsa cerrahi işlem uygulanır. Bir kesi yapılarak cilt ve cilt altı dokular çıkarılır.

Bu bölgede biriken yağlar kadınlarda özgüven eksikliği , eşine karşı cinsel ilişki sırasında çekinme duygusu , kot pantolon tayt gibi dar kıyafetlerin giyilememesi durumuna sebep olabilir. Burada yapılacak cerrahi işlemlerde enfeksiyon,kanama gibi riskler olabilir. Ancak alanında uzman doktorlar tarafından yapılan uygulamalarda komplikasyon gelişme riski çok azdır. Ameliyatın başarı şansı yüksektir ve kalıcıdır. O nedenle sıklıkla tedavi yöntem iolarak cerrahi müdahale uygulanır. Bu tür genital estetik operasyonlarda her müdahale herkes için uygun olmayabilir.

Perineoplasti

mersin kadın doğum

Perineoplasti Nedir?

Normal doğum sırasında epizyo adı verilen doğum kesisi bazen hoş olmayan bir görüntüyü geride bırakabilir. Bu kötü görünümlü doğum dikiş izleri kadınların cinsel hayatlarında bazı sorunlara sebep olabilir. Ayrıca genital estetik görünüm açısından da problem yaratabilir ve kişilerde özgüven eksikliğine sebep olabilir.

Doğum Dikiş İzlerindeki Kötü Görünüm Sebepleri Nelerdir?

Doğum dikiş izleri estetik olarak cerrahi ya da cerrahi olmayan bazı yöntemlerle düzeltilebilir. Doğum dikiş izlerindeki kötü görünümün sebepleri;

1– Zor doğumlar ; Travmatik ve uzun süren doğumlarda genital bölgefazlaca ödemlenir ve yırtılır. Ayrıca vakum forseps gibi doğuma yardımcı aletler kullanımında doğum kesi yeri uzar ve dikiş izleri çok belli olur.

2- Doğum dikiş izlerinin iltihaplanması; İltihaplanma sonucunda dikişler kendiliğinden açılabilir ve enfeksiyona bağlı estetik açıdan kötü birgörünüm oluşabilir. Bu yüzden doğum sonrası genital bölge bakım vetemizliği son derece önemlidir.

3- Doğum dikişlerinin tutmaması

4- Onarılmamış genital bölge yırtıkları; Özellikle evde yapılan doğumlarda yırtıklar onarılmazsa vajinada kötü bir görünüm oluşabilir.

5- Derin ve uzamış epizyolardaki perine yırtıkları; Gebelikler ve vajinal doğumlar genişlemelere neden olabilir. Vajinal gevşeme hem kadın hem erkekte cinsel ilişkide bolluk hissi ve cinsel isteksizlik problemlerine yol açabilir.Bu tür problemler yaşayan hastalarda vajina daraltma ile birlikte doğum dikiş izlerinin silinmesi ameliyatı da yapılabilir.

Perine Estetik Ameliyatı Mersin

Genital estetik ameliyatlarda Labioplasti (İç dudak estetiği), Klitoral Hudoplast i(Klitoral katlantıların estetik olarak giderilmesi) ile birlikte vajina daraltma ve perine estetik ameliyatları kombine ameliyatlar olarak aynı seansta yapılabilmektedir. Böylece genital bölge hem içten hem de dıştan düzeltilmiş olur. Yaklaşık 2 saat süren bir ameliyatla hem estetik hem fonksiyonel anlamda son derece güzel bir görünüm elde edilmiş olur.

Anorgazmi (Cinsel Haz Alamama)

Anorgazmi (Cinsel Haz Alamama) Nedir?

Kadınların büyük çoğunluğu orgazm duygusunu yaşayamıyor. Orgazm , rahim ve vajinanın cinsel ilişki bitiminde ritmik hareketlerle kasılmasıdır.

Orgazm olamayan kadınlar, cinselliği bir yük gibi algılayıp, psikolojik anlamda sıkıntılar yaşarlar. Cinsel haz alamama durumu yalnızca kadınları değil, eşleri ve çiftler arasındaki bağları da etkiler. Ayrıca kadınlarda özgüven kaybına da yol açar. Bu durumda evlilikler ve çiftler arası ilişkiler de kötü yönde etkilenir.

Anorgazmi sebepleri psikolojik , fiziksel ya da partnere bağlı olabilir. Sebebinin net olarak anlaşılması için jinekolojik muayene mutlaka gerekir.

Orgazm Bozukluğunun Nedenleri Nelerdir?

  1. Vajinal enfeksiyonlar
  2. Vajinal kuruluk
  3. Ağrılı cinsel ilişki (Disparoni)
  4. Şeker hastalığı,yüksek tansiyon,kalp hastalıkları ve bazı nörolojik hastalıklar
  5. Bazen de çiftler arasındaki psikolojik sorunlar da cinsel haz bozukluğuna sebep olabilir.

Cinsel Haz Bozuklukları Tedavisi

Tedavide birden fazla yöntem uygulanabilir.Bunlar yöntemler;

  • G noktası büyütme
  • O noktası büyütme
  • Lazerle vajinal daraltma
  • Genital bölgeye PRP uygulaması

G SHOT – O SHOT

Granfenberg noktası ya da G noktası; Vajina ön duvarında idrar çıkış deliğinden 1-2 cm içeride ve kanlanması daha fazla olan duyarlı bir bölgedir.

Orgazm sırasında aktif bir rol oynayan G noktası ,  anorgazmi tedavisi için en uygun bölgedir. Bu bölge gerek kişinin kendisinden alınan yağ enjeksiyonu, gerekse hyalüronik asit dolguları ile tek uygulamada büyütülebilir.

O noktası ise; klitoris ve klitoris etrafındaki duyarlı olan bölgedir.

G noktası ve O noktası büyütme işlemlerinde amaç, bu bölgelerdeki penis ile temas eden yüzeylerin hacminin artırılarak daha fazla uyarılması ve orgazmın kolaylaştırılmasını sağlamaktır.

Genital Bölgeye PRP Uygulaması

G noktası ve klitoris gibi orgazm sürecinde aktif rol oynayan genital bölgelere , biyolojik serum uygulanarak yapılan bir işlemdir. Kişinin kendi kanı alınarak özel bir işlemden geçirilir. Trombositten zengin plazma elde edilir ve elde edilen bu plazma G ve O bölgelerine enjekte edilir.Böylece kadınların cinsel hazza daha hızlı ulaşması sağlanır.

Lazer veya Cerrahi Olarak Vajina Daraltma

Vajinanın genişlemesi ve sıkılığını kaybetmesi sonucunda da cinsel haz bozukluğu ortaya çıkabilir.Kadınların özgüveninin azaltan ve çiflterin karşılıklı cinsel hazza ulaşmasını engelleyen vajinal genişleme, anestezi gerektirmeden, klinik ortamında ‘lazer ile vajina daraltma’ işlemi ile sıkılaştırılabilir. Cerrahi olarak da  ameliyathane şartlarında, anestezi altında vajina kesilerek ve fazlalık dokular alınıp dikilerek yapılır.

Lazer işleminde vajina sıkılaştırılırken aynı zamanda vajinal rejuvenasyon (gençleştirme) yapılmış olur.

Mersin Anorgazmi Tedavisi

Cinsel hazzı yaşayamama, orgazm olamama ya da oldukça zor orgazm olma durumlarında Monalisa Touch Lazer’e ek olarak PRP, G Shot veya O Shot uygulamaları da eklenebilir. Böylece, oluşabilecek etki arttırılır.

Eğer çiftler arasında psikolojik problemler de saptanmış ise bu tedavilere ayrıca cinsel terapiler de eklenebilir.

Mersin anorgazmi tedavisi; kliniğimizde son derece steril ortamda, gizlilik ilkelerine uygun olarak gerçekleştirilmektedir. Hastalarımız işlem sonrasında aynı gün günlük yaşantılarına devam edebilirler.

Vajinal Kuruluk

Vajinal Kuruluk Nedir?

Vajinal kuruluk, bütük kadınlarda farklı zamanlarda yakınılan bir durumdur.Vajinanın kendine has doğal bir salgısı vardır.Özellikle adete yakın dönemde ve yumurtlama döneminde bu şeffaf yumurta akına benzer görünümdeki akıntı artar.Vajina girişinde bulunan bartholin bezleri yine ilişki sırasında gerekli olan kayganlığı sağlayan sıvıları salgılar. Bu bezler işlevlerini yerine getiremezlerse cinsel ilişki esnasında vajinal kuruluğa yol açabilirler.

Vajinal Kuruluğun Nedenleri Nelerdir?

En sık görülen sebep menapoza bağlı östrojen hormonun azalmasıdır. Diğer nedenlerine de değinecek olursak;

  • Doğum ve emzirme dönemi
  • Vajinal enfeksiyonlar
  • Kullanılan bazı ilaçlar (doğum kontrol hapları,kanser ilaçları,antidepresanlar)
  • Radyoterapi
  • Kemoterapi
  • Vajina içinin yıkanması
  • Yoğun stres ve kaygı bozuklukluarı,
  • Cinsel isteksizlik
  • Cinsel uyarının az olması
  • Vulvar vestivulit sendromu gibi salgı bezlerinin iltihaplanması durumları

Vajinal Kuruluk Tedavisi

Tedavi kuruluğun sebebine göre planlanmalıdır. Eğer menapoza bağlı ise östrojen tedavisi başlanır. Enfeksiyon varsa öncelikle enfeksiyon tedavi edilmelidir.

Kişinin eşi veya cinsel hayatıyla ilgili problemler varsa cinsel terapi uygulanmalıdır.

Son yıllarda özellikle kişiye özel radyofrekans lazer ve vajinal prp ile kombine tedaviler yapılabilir. Özellikle prp yöntemi vajinadaki nem dengesini sağlar ve dokunun gençleşmesine yardımcı olur.

Mersin vajinal kuruluk tedavisi kliniğimizde gizlilik ilkelerine uygun, lokal anestezi altında yapılır.

Hasta işlem sonrası hemen günlük aktivitelerine devam edebilir.

Genital Bölge Dış Dudak Dolgusu

mersin kadın doğum

Genital Bölge Dış Dudak Dolgusu Nedir, Nasıl Yapılır?

Vulvar bölgede dış dudakların kırışık ,buruşuk ve sünmüş halde olması nedeniyle genital bölge dış dudaklara dolgu işlemleri yapılmaktadır.Kadınlarda yaşlanma ile birlikte kadınlarda genital bölge dış dudaklarda, kırışıklık, sarkma veya çöküntüler görülebilmektedir. Bu nedenle dış dudaklara dolgu işlemleri yapılabilir. Büyük dudak dolgusu, Labium majus enjeksiyonu veya Labia majora dolgusu adlandırılabilir.

Genital Bölge Dış Dudaklar Neden Sarkar?

  • Kişinin genetik olarak kollajen bağ dokusunun iyi olmaması
  • Sigara
  • Alkol
  • Sürekli mantar enfeksiyonuna bağlı kaşıntılar
  • Hızlı kilo alıp verme
  • Kronik irritasyon (tahriş)
  • Yaşlanma ve menapoz

Genital Bölgede Büyük Dudak Dolgusu

Bu işlem iki şekilde yapılabilir.

  1. Genital bölgeye yağ enjeksiyonları:  Karın,bacak veya kalçadan alınan yağ dokusu inceltilerek vajina dış dudaklara lipofiling kanülü ile enejkte edilir. Böylece genital bölgeler daha dolgun hale gelir. Verilen yağ enjeksiyonları  6 ay içerisinde %50 oranında erir. Daha sonrasında kalan yağ dokusu kişinin kendi dokularının yapısına bağlı olarak yıllarca kalır.
  2. Genital bölgeye hyalüronik asit enjeksiyonu :  Genital bölge dış dudaklara hyalüronik asit enjeksiyonu ile dudaklar daha dolgun hale getirilir. Bu işlem klinik ortamında lokal anestezi eşliğinde yapılır. Dolguların kalıcılık süresi genellikle 1 yıldır.

Lazerle Genital Bölge Sıkılaştırma

Dış dudaklara uygulanan lazer veya radyofrekans uygulaması ile  sarkmış ve büzüşmüş olan dış dudaklar daha gergin hale getirilebilir. Dış genital bölgede kolajen bağ dokusu artışına bağlı olarak büyük dudaklar, daha parlak ve gergin yani gençleşmiş bir görünüm kazanırlar. Bazen aynı seansta genital bölge renk açma işlemleri de yapılabilir.

Böylece dış dudaklar daha genç,sağlıklı ve canlı bir görünüm kazanırlar. Kadının psikolojik olarak kendine güveni yerine gelmiş olur. Genital bölge dolgusu ve iç dudak estetiği yani Labioplasti mersin ile birlikte yapıldığında ‘Barbie vajina’ görünüm elde edilmiş olur.

Çikolata Kisti Nedir,Nasıl Anlaşılır?

Çikolata Kisti Nasıl Anlaşılır?

Çikolata kisti, kadınlarda ortaya çıkan bir hastalık türüdür. Bu oluşan rahatsızlık, erken bir tanı ile çok daha basit bir şekilde tedavi edilebilir. Farklı belirtiler sonrasında var olduğu anlaşılabilen çikolata kisti, doğru bir muayene ile doktor tarafından incelenmelidir.

Çikolata Kisti Nedir?

Çikolata kisti olarak bilinen hastalığın tıp adındaki karşılığı endometriozis kelimesidir. Her ay kalınlaşmaya devam eden endometriozis, gebelik oluşturmama durumuna gelirse ve kanama ile atılmakta olan endometrium rahim dışı alanlarda yerleşirse bu hastalık ortaya çıkar. Kronik bir hastalık olarak karşımıza çıkan çikolata kisti, bir ömürlük olarak süren bir tedavi planı ile hareket etmektedir. Endometriozis konusunda başarılı bir planlama için Mersin kadın doğum en iyi tercihler arasında olacaktır.

Çikolata Kisti Belirtileri

Çikolata kisti, vücut üzerinde bulunan farklı alanlarda ortaya çıkabilmektedir. Çıktığı alan üzerinde göstermiş olduğu belirtilerde farklı olmakla birlikte, genel olarak şu alanlar üzerinde bu kiste rastlanır:

  • Yumurtalık bölgeleri
  • Karın zarı
  • Rahmin yan kısmı
  • Rahmin arka ve ön kısımları
  • Ameliyat kesi alanları
  • Bağırsaklar

Bu farklı alanlar üzerinde yer alan çikolata kisti, belirtiler konusunda da bulunduğu yere göre farklılıklar gösterir. Sık sık görülen yaygın belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Dismenore aşamasında ağrılar oluşur
  • Cinsel birlikteliğin yaşandığı zaman diliminde ya da sonrasında ağrılar oluşur
  • Kişilerin idrar yaptığı sırada vücudun bazı bölgelerinde ağrılar meydana gelir
  • Alt karın kısmında ağrılar oluşur
  • Bel kısmında ağrılar oluşur
  • Gebe kalma aşamasında zorluklar yaşanarak kişilerin kısır kalma ihtimali çoğalır

Bu gibi belirtiler sonrasında kişinin muayene olması ve gerekli tedavi aşamalarına doktor gözetimi altında başlaması gerekir.

Çikolata Kisti Neden Olur?

Çikolata kisti, neden oluştuğuna dair kesin bir bilginin yer almadığı bir hastalık türüdür. Ortaya atılan teoriler arasında en kabul edilen şekli ise; her ay düzenli olarak devam eden kan akışının dışarı yönlü oluşu bozularak geriye yani karın kısmının iç alanlarına doğru akmasıdır. Bu olay sonrasında vücuda ait olan koruyucu nitelikteki mekanizmalar bu kanı temizleyememekte ve bunun sonrasında da doku üzerinde çeşitli iltihaplar meydana gelmektedir.

Çikolata Kisti Tedavisi

Çikolata kisti tedavisi, hastalığın mevcut durumunun niteliklerine göre farklılıklar göstermektedir. Bu nitelikler hastalığın vücut üzerinde ne kadar yaygın olduğu, seviyesinin durumu, elde edilen bulguları ve kişinin gelecekte hamilelik düşünüp düşünmediğidir. Bu faktörler kapsamında ilaç tedavisi ya da direkt olarak ameliyat tercih edilebilir. Bunun yanında her iki tedavi şeklinin de kullanıldığı hastalıklar da bulunmaktadır. Tedavi edilecek kişinin hamilelik gibi bir durumu var ise; mevcut yaş ve yumurtalıklarında yer alan kapasite incelenerek tedavi aşaması planlanır. Bu aşamada hangi tedavi yönteminin nasıl bir metotlar ile uygulanacağı tamamen hastanın durumuna göre oluşturulmaktadır. Kadın doğum Mersin ile profesyonel bir muayene aşamasından geçerek bilinçli bir tedavi aşamasına sahip olabilirsiniz.

Çikolata Kisti Tehlikeli midir?

Çikolata kisti, tedavi edilmediği sürece büyük sorunlara yol açabilmektedir. Bunların arasında yer alan kısırlık, hafife alınarak tedavi aşamalarının gecikmesi ile ortaya çıkan bir durumdur. Mersin kadın doğum doktoru tarafından kısa bir muayene süreci ile saptanabilen bu kistler, tedavi edilmeyerek büyümeye başlar ise şiddetli ağrıların ortaya çıkmasına ve kist duvarında yırtıkların oluşmasına sebep olabilmektedir.

Çikolata kistlerinin en tehlikeli aşamaları ise kansere dönüşen aşamalarıdır. Nadiren de olsa gerçekleşebilen bu kanser çeşitleri, kist çeperi etrafında gerçekleşerek kişinin hayatında kötü bir noktaya girmesine sebep olur. Bu sebepten dolayı muayene aşamalarınızı geciktirmeden belirtileri gördüğünüz anda muayene olarak önleminizi almalısınız. Bu konuda kadın doğum doktoru Mersin sizler için yardımcı olacaktır.

Çikolata Kisti Adet Düzensizliği Yapar mı?

Var olan çikolata kistleri, bazı durumlar dahilinde adetler üzerinde düzensizlik yaratabilir. Bu durumun sebebi ise var olan kistlerin östrojen salgıları üzerinde artışa sebep olması ve yüksek seviyedeki östrojenik alanlarda gelişimlerini devam ettirmeleridir. Devamlı olarak salgılanan bu hormon sebebi ile adetler üzerinde gecikmeler ve düzensizlikler yaşanır. Bunun sonucunda ise rahim iç tabakası olarak adlandırılan doku da kalınlaşmalar meydana gelebilir. Mersin kadın hastalıkları uzmanı, çikolata kisti sebebi ile oluşan adet düzensizliklerinde hastalara yardımcı olmaktadır.

Tam olarak belirli bir gün söylenemeyen adet gecikmeleri, adet düzensizliği içerisinde hastalar açısından olumsuz bir durum yaratmaktadır. Bazı hastalar üzerinde 1 haftalık ya da 10 günlük gecikmeler yaşanabilirken bazı hastalarda ise bu süre zarfı iki ya da üç aylık bir sürece kadar yayılım gösterebilir. Bu gibi gecikmeler yaşadığınız zamanlarda Mersin kadın doğum doktoru ile temasa geçerek kısa sürede muayene olabilirsiniz.

Oluşacak olan adet düzensizlikleri, normal durumlardan daha sık gelebileceği gibi aynı zamanda da kanama miktarları üzerinde fazladan bir kanamanın da yaşanabilmesini imkanlar dahilinde tutmaktadır. Adet düzensizliği yaşayan kişiler, bunun yanında adet sancısı ile de karşılaşırlarsa kesinlikle bir doktora gözükmelidirler. Bu gibi belirtiler, çikolata kistlerinin belirtileri arasında yüksek seviyelerde yer almaktadır.

Çikolata Kisti Nasıl Anlaşılır?

Mersin de en iyi kadın doğum doktoru, çikolata kistlerinin anlaşılabilmesi konusunda da hastalara büyük bir yardımda bulunmaktadır. Alanında profesyonel olan bu doktorlar tüm faktörleri ve belirtileri inceler ve hastalara durumları hakkında bilgiler verir. Bu aşamada doğru bir tanı konulabilmesi için doktorlar hastalarına birkaç soru yöneltmektedir. Bu sorularla beraber birkaç test daha yapılarak kistin varlığından kesin bir şekilde emin olunur. Bu testler şu şekildedir:

  • Pelvik Muayene

Bu muayene şekli ile üreme organındaki kistler tespit edilmeye çalışılır.

  • Ultrason

Standart ultrasonların aksine çok daha gelişmiş ultrasonların kullanıldığı bu aşamada, kişilerin üreme organları etrafında ya da farklı alanlarda kistin var olup olmadığı araştırılır.

  • Manyetik Renozans Görüntüleme

Rahim haricinde kalan diğer alanları inceleyen bu MRG cihazı, dokuların ve de organların tamamını detaylı bir şekilde inceleyerek kistin varlığına dair bir araştırma yapmaktadır.

  • Laparoskobi

Bu yöntem, göbek deliğinin yanında açılan bir kesik ile yapılan bir yöntemdir. Ucunda küçük bir ışık olan bu sistem, var olan endometrial implantların yerini ve büyüklüğünü tespit eder. Bunun yanında, gerekli olduğu tespit edilen zamanlarda doku örneği de alarak tedavi aşamasına yardımcı olabilir.

Bu gibi yöntemler yardımı ile güvenli bir şekilde çikolata kistinin var olduğu anlaşılır ve uzmanlar tarafından tedavi aşamaları belirlenerek kısa süre içerisinde tedaviye başlanır.

Gebeliği Engelleyen Sebepler Nelerdir?

Bebek doğurma kararı almak çok büyük bir adım olarak karşımıza çıkar. Bazen isteyerek bazen ise bir sürpriz şeklinde var olan gebelik, uzun ya da kısa zaman dilimleri arasında ortaya çıkabilmektedir. Bunun yanında, günümüzde birçok insan gebe kalmayı deniyor ancak ne yazık ki başaramıyor. Birçok sebebi bulunan gebe kalamama durumu, maddeler halinde şu şekilde açıklanabilir:

  • Yeteri Kadar Denememiş Olmak

Bu aşamada kişilerin ne kadar çok denemiş olduğu çok önemlidir. Deneyen kişiler için neredeyse sonsuza kadar denemiş gibi hissetmeleri normaldir. Ancak ne yazık ki bazı çiftlerin bu deneme sayılarını çok daha yükseğe çekmesi gerekir. Normal doğum doktoru, uzmanı olduğu bu konularda neden hamile kalamıyorum sorularının cevabını verse de sizler bu konuda yeterince denemiş olduğunuza emin olmalısınız. Unutmayın ki beraber olan kişilerin %80’i 6 aylık bir denemenin sonunda gebelikte başarılı olmaktadır. Bunun yanında, %90’ a varan bir kişi sayısı ise bir senelik denemelerin sonunda hamile kalabilmeyi başarmıştır.

Bu deneme aşamalarında bazı durumlarda Op. Dr. Özgü Keskin Yılmaz ile irtibata geçerek yardım alabilirsiniz. Bu durumlar şu şekildedir:

  • 35 yaşı içerisinde bulunuyor ya da bu yaştan daha yüksek bir yaşa sahipseniz ve en az 6 aylık bir süreç boyunca tüm denemeleriniz boşa çıkıyorsa
  • 35 yaşından daha küçük bir yaşa sahipseniz ve en az 1 senedir yaptığınız denemeler boşa çıkıyorsa

Bu denemelerin sonucunda hala başarılı olamadıysanız Mersin kadın doğum doktor ile görüşebilir ve tedavi yolları hakkında fikir edinebilirsiniz.

  • Yumurtlama Aşaması Gerçekleşmiyorsa

Üremenin gerçekleşebilmesi için bir yumurtanın ve bir spermin olması gerekir. Eğer bunlara sahip değilseniz hiçbir şekilde üreme yapamazsınız. Anovülasyon adı verilen durum, kadınlarda yaşanan kısırlığın yaygın halde bulunan bir sebebidir. Bu durum, birçok koşuldan etkilenerek kısa sürede tetiklenir.

Anovülasyon adı verilen kelime, adet döngüsü yaşanırken uygun türde bir oosit oluşturulamaması halini tanımlayan bir kelimedir. Bahsedilen oosit oluşmadığı sürece yumurtlamanın da gerçekleşmesine imkan tanınmamaktadır. Fakat yaşanılan adet döngüleri içerisinde yumurtlama yapamayan bir kadının kesinlikle menopoza girdiği söylenemez. Menopoza girmeden de yumurtlamanın olmuyor oluşu kısırlığın yaygın olan sebeplerindendir.

Yumurtlama konusunda sıkıntı yaşayan kadınların birçoğunda yaşanan adet düzensizlikleri de fark edilmektedir. Bunun yanında, kadınların düzenli bir adet dönemi geçiriyor olması, yumurtlama işleminin başarılı bir şekilde gerçekleşeceği anlamına gelmez.

  • Yaşa Bağlı Olarak Gerçekleşen Kısırlık

Korunmadığım halde neden hamile kalamıyorum sözü, birçok kişi tarafından söylenen bir sözdür. Eğer 35 yaşından daha büyük bir kadın ya da 40 yaşından daha büyük bir erkekseniz, çocuk sahibi olma şansınız çok daha düşüktür. İnsanların birçoğu adetlerinin düzenli olmasından dolayı kolaylıkla hamile kalacaklarını zannederler. Ancak bu kesinlikle doğru olmayan bir varsayımdır.

Mevcutta olunan yaş , kadın yumurtasının kalitesini de direkt olarak etkileyeceği için yumurta miktarlarında da düşüşler görülür. Bunun yanında, beraber olduğunuz eşiniz sizden 5 yaş ya da daha fazla büyük ise, hamile kalma süreciniz çok daha zorlaşacaktır. Kadın hastalıkları uzmanı ile temasa geçerek yaşadığınız sorunlar hakkında profesyonel bir destek alabilirsiniz.

  • Tıkanlı Fallop Tüpleri

Yumurtlama üzerinde yer alan sorunlar, kadınların kısırlık döngüsünü %25 olarak etkileyen sorunlardır. Bunun haricinde yer alan sorunlar ise tıkalı fallop tüpleri, endometriozis ve rahim kaynaklı sorunlar dahilinde oluşmaktadır.

Fallop tüpleri, direkt olarak yumurtalıklar ile temasa geçerek bağlı kalan yapılar değillerdir. Sperm, farklı yollar dahilinde fallop türlerine yönelik hareket eder ve ilerler.

Hiçbir sorun yokken neden hamile kalınmaz diye düşünüyorsanız, bu sorunları okuyarak size ait olan problemleri görebilirsiniz. Var olan fallop türlerinin çalışmasını engelleyen bir problem var ise ve yumurtlar ile spermler olması gerektiği gibi buluşamıyorsa ne yazık ki gebe kalamazsınız. Bu gibi durumlarda doktorlar tıbbi yöntemler kullanarak gebe kalamayanlara yardımcı olmaktadır.

  • Endometriozis Problemi Yaşayanlar

Endometriozis, rahmi kaplayan dokunun direkt olarak rahmin dışına yönelik büyümesi ile ortaya çıkan rahatsızlıktır. Bu probleme sahip olan kadınların yaklaşık olarak yarısının gebe kalamayacağı düşünülmektedir. Hamile kalamamanın sebepleri arasında yer alan bu sorun, ağrılı bir süreç halinde ilerleyerek çeşitli sorunlar oluşturarak kendisi belli etmektedir. Tamamında bu ağrılı süreç yaşanmadığı gibi bazı hastalarda bu durum yalnızca kısırlık araştırılması yapılırken fark edilebilmektedir.

  • Açıklanamayan Kısırlık

İnferlite(kısırlık) çiftlerinin birçoğu ne sebeple gebe kalamadıklarını bilmemektedir. Kimi doktorlar bu kişilere teşhisiniz doğru koyulmamış derken kimileri ise kısırlık denen bir şey yoktur, sadece doğru araştırma yapılmamıştır gibi tanımlarla hitap etmektedir.

Günümüzde çiftlerin birçoğu kısırlık konusunda yeterince bilgi sahibi olamadıkları hakkında şikayet etmektedirler. Direkt olarak bir teşhis konulamaması, bu çiftlerin de kafasında karışıklıkların oluşmasına sebep olur. Ne olursa olsun sizler yine de uygun olduğunuz sürece kısırlık tedavinizi yaptırabilirsiniz. Kısırlık konusunda gecikmeler yaşanırsa ne yazık ki gün geçtikçe tedavi edilebilme oranında da düşüşler meydana gelir. Bu gibi durumların meydana gelmemesi için doğru bir zamanda tedaviye başlamanız ve doğru planlama ile gebe kalabilmeniz sağlanabilmektedir.

Dünya’nın birçok yerinde her sene binlerce insan açıklanamayan kısırlık sorunları ile uğraşmaktadır. Sizler de bu gibi durumları yaşıyor ve çözümünü arıyor olabilirsiniz. Bu konular dahilinde uzmanı ile görüşmek ve tedavi sürecine erken bir zamanda başlamak sizler için daima en iyi yollardan olacaktır.