Vajina Kararması Nasıl Engellenir? Lazerle Genital Bölge Beyazlatma İşlemi

genital bölge beyazlatma mersin

Vajina Kararması Nasıl Engellenir?

Kadınları fizyolojik olarak olmasa da psikolojik yönden etkileyen vajinanın rengi değiştirilebilir. Genital estetik işlemleri arasına giren genital bölge beyazlatma işlemi, her geçen gün kadınlar arasında daha çok bilinen bir uygulamadır. Vajina kararması için pek çok etmen olabilir. Bu nedenler kişinin vücut yapısında doğuştan olabileceği gibi genital bölge bakımında yapılan hatalar nedeniyle de olabilir. Vajina rengi, cinsel ilişki sırasında çiftlerin her ikisinin de orgazm olmamasına ya da herhangi bir soruna neden olmamakla birlikte, tamamen görüntü açısından değiştirilmek istenen bir durum olabilir. Kadınlar için vajina rengi, yapısı, dudak büyüklüğü genelde beğeni duygularını etkileyen farklılıklardır. Bazen kişiler kendi genital yapısını beğenmediklerinde özgüven kaybı yaşayabilirler. Bu durum ilişkilerine de yansıdığından estetik operasyonlar için uzman doktorlara başvurmak en iyi seçenek olabilir. Alın botoksu, çene dolgusu, rinoplasti gibi estetik uygulamalardan farı olmayan genital estetik işlemleri Mersin gibi büyük şehirlerde uzman jinekologlar tarafından yapılır. Mersin vajina beyazlatma işleminde de seçkin şehirlerdendir.

Vajina Kararması Nedir?

Kadınlar genital organları iç ve dış yapılar olarak ayrılır. Genital organ denince akla ilk gelen terim vajinadır. Oysaki genital organlar kadında pubis kemiği, iç ve dış dudaklar, perineum, vajinal açıklık, üretral açıklık, hymen, klitoris, vestibüler bezler, bartholin ve skene bezleri olarak birden fazla yapı içerir. Vajina şeklinde toplumda bilinen kısım aslında vulva yapısıdır. Vulva klitoris, iç ve dış dudakları kapsayan, dışarıdan görünen alana denir. Vajina aslında vajen açıklığından içeriye doğru 3-5 cm uzunluktaki geçiş kısmıdır. Vajina kararması aslında dışarıdan görünen alan olan dudaklardaki kararma durumdur. Bu nedenle yine sık kullanılan ve daha doğru bir ifade olan vajina dudak kararması ifadesi kullanılabilir. Kararmanın giderilmesi işleminde dudaklar ve dışarıdan görünen kıllı bölge için estetik yapılır. Vajina yani, içeride kalan, kan damarlarınca zengin, sıvı salgısının yoğun ve kırmızı-pembe renkteki geçiş kısmında kararma olduğu düşünülmemelidir. Vulvada bulunan dudaklardaki kararma için çeşitli beyazlatma işlemleri uygulanır. Uzman hekim kontrolünde en sık yapılan uygulama ise lazerle genital beyazlatma işlemidir.

Vajina Kararması Neden Olur?

Genital organdaki renk değişmeleri kadınlarda da erkeklerde de olabilir. Ancak kadın genital organ yapısı daha az nefes alan, daha içte kalan bir anatomiye sahip olduğu için bakımı zordur. Dolayısıyla kadın genital organ bakımında yapılan hatalar da fazladır. Dudak kararması olması için en sık yapılan yanlışlar ve bazı nedenler şöyledir:

  • Yanlış içerikteki çamaşır seçimi
  • Sık jilet kullanma ve kıl yönünün tersine jilet uygulaması
  • Kıyafetlerin dar ve sert olması
  • İç çamaşırı ve kıyafetin neden olduğu sürtünme
  • Mantar, viral ya da bakteriyel enfeksiyonlar
  • Batıklara yapılan yanlış müdahale
  • İlerleyen yaş nedeniyle deride pigment birikimine bağlı koyulaşma
  • Doğum kontrol hapları
  • Aşırı güneşe maruziyet
  • Polikistik over sendromu
  • Esmer ten rengi
  • Yanlış dozda yapılan epilasyon uygulaması
  • Östrojen hormonu düzensizliği

Vajina Kararması Nasıl Geçer?

Vajina kararması için uzman bir hekim tarafından estetik operasyonlar uygulanabilir. Aynı zamanda krem, jel, peeling gibi ürünlerle de cilt tonu eşitlenebilir. Bu ürünlerin kullanımındaki amaç derinin üst tabakasındaki renk eşitliğini sağlamaktır. Ancak kozmetik ürünlerin kullanımı genelde geçici bir çözümdür. Ayrıca kozmetik ürünlerin kullanımında temiz içerikler tercih etmek ve vajinanın flora yapısını ciddi olarak değiştiren, pH değişikliği ile bazı sorunlar yaratacak, hekimler tarafından önerilmeyen ürünler geçici çözüm oluşturmadığı gibi farklı sorunlara da yol açabilir. Bu durumda hastalar “vajina kararması nasıl geçer, evde hangi çözümler bulabilirim?” gibi sorular sorabilir. Bu durumda evde limon, sirke gibi oldukça asidik maddeleri vajina için kullanabilirler. Vajina sıvısı asidik yapıdadır. Buraya uygulanan, evde bulunabilecek asidik pH seviyesindeki ürünler vajina kararmasını engellemez ve tahrişe neden olup ciltte hassasiyet yaratabilir. Güncel genital estetik operasyonları içinde vajina beyazlatma işlemi lazer ile yapılır. Hekim tarafından uygulanan bu işlemde kalıcı beyazlama söz konusudur. Mersin lazerle genital bölge beyazlatma işlemi için pek çok uzman hekimi barındıran şehirler arasındadır.

Vajina Kararması Nasıl Önlenir?

Genital bölge bakımı ve temizliğinde yapılan hatalar vajina kararması için en büyük nedenlerdendir. Kararmanın önüne geçebilmek için birkaç küçük düzeltme bile cilt yapısının izin verdiği ölçüde yeterli olabilir. Vajina kararmasını önlemek için aşağıdaki basit değişiklikler yapılabilir:

  • Sentetik olmayan, pamuk oranı yüksek çamaşır seçmek
  • Dar ve sürtünme yapan kıyafetleri sık sık giymemek
  • Jilet kullanımını en aza indirmek
  • Batıklara profesyonellik olmadan müdahale etmemek
  • Epilasyon için doğru ve uzman yerler tercih etmek
  • Bölgenin güneşte korunması
  • Genital hijyene önem vermek

Cilt tonu koyu renkli olduğunda vulva rengi de genele koyu renklidir. Bazı hastalar genital bakımına ve hijyenine dikkat etse de genital alan koyu renkli ya da kararmaya meyilli olabilir. Kişinin cilt rengi nedeninden kaynaklanan koyu renk tonu için lazerle vajinal renk açma işlemi tercih edilebilir. Her vajina yapısı ve rengi değiştiğinden işlem süresi, fiyat seçenekleri de değişiklik gösterir. Vajina beyazlatma lazer fiyatları mersin için araştırma yaparak işlemden önce bilgi sahibi olmak hastaların tercihi olabilir.

Lazerle Genital Bölge Beyazlatma İşlemi

Lazer cihazları vajinal beyazlatma işleminde de kullanılabilir. Karbondioksit lazer veya erbiyum yağ bombardımanı ile vajinaya tutulan lazer ışınları bölgedeki koyu renkli deri dokusuna neden olan hücreleri parçalar. Derinin üst tabakasındaki melanosit hücreleri kahverengi deri rengine neden olan pigmentleri taşır. Epidermisteki melanosit hücrelerine tutulan lazer sayesinde bu hücreler parçalanır ve sonraki süreçte hücre oluşumu engellenir. İşlemden sonra ciltte renk koyulaşmaları ve birkaç gün sonra dökülmeler olabilir. Soyulma ile deri üst tabakası yerini açık renkli yeni ve sağlıklı dokuya bırakır. İşlemden sonra ilk 5-7 gün içinde ilişki tavsiye edilmez. Lazerden önce bölge temiz olmalı ve herhangi bir ürün kullanılmamalıdır. Bikini bölgesi kılları 3-5 gün öncesinde alınmamalıdır. Tek seansta etki gösteren işlem en fazla 2-3 defa tekrarlanabilir. Her seans süresi 15-20 dakika sürer. Lazer işlemi ile kararma giderilir ve peeling, krem, jel türündeki ürünler gibi geçici çözümler sunmaz.

Lazerle Genital Bölge Beyazlatma Fiyatları

Beyazlatma işleminden sonra ciltte renk değişmeleri birkaç gün içinde kendini gösterir. İşlemden sonra ünlük yaşama geri dönülebilir. Bölgeye lokal anestezi uygulandığı için bir süre sonra hafif ağrı ve hassasiyet yaşanması normaldir. Her vajina için beyazlatma işlemi süresi ve fiyatı değişebilir. Dudak yapısı, boyutu, renk tonu fiyat skalası için önemlidir. Lazerle genital bölge beyazlatma işleminde fiyat bilgisi almak ve işlem hakkında detayları öğrenmek için uzman bir kliniğe başvurmak önemlidir. 

Mersin Vajina Beyazlatma

Estetik operasyonlarda hastanın kendini güvende hissedeceği, işlem hakkında endişesi bulunmayacağı yerler seçmesi önemlidir. hem hekimin işini rahat gerçekleştirmesi hem de hastanın beklentisini karşılayacağı, beklediği hizmeti alacağı klinikler uzman hekimlerle hizmet verir. Mersin genital beyazlatma gibi estetik işlemlerde öncü şehirlerden biridir.

Siz de vajina beyazlatma ve diğer genital estetik uygulamaları hakkında kliniğimizden bilgi alabilir, muayene olabilirsiniz.

Kürtajdan Sonra Hamile Kalınır Mı?

mersin kürtaj

Günümüzde sadece gebelik sonlandırmak amacıyla değil, bir tanı ve tedavi yöntemi de olan kürtaj, Fransızca kökenli bir kelimedir. Kürtaj, bazı yerlerde küretaj olarak nitelendirilen bu işlemin Türkçe anlamı rahmi kazıma ve içini boşaltma demektir. Eski yöntemlerde, kaşık benzeri bir alet olan küret ile rahim içi tabakası olan endometriyum tabakası kazınarak istenmeyen dokular temizlenirdi. Günümüzde bu yöntem yerine daha ağrısız ve kolay uygulanan, işlem sonrasında ağrı ve acı ile seyretmeyen yöntemler daha çok tercih edilir. Kürtajın gebelik sonlandırma operasyonundan daha fazlası olduğunu bilmek ve hekimler tarafından da bu yöntemin kullanılma sıklığının artmasıyla kadın hastalıklarında tedavi yöntemlerine bir çeşit kazandırılmıştır.

Mersin kürtaj operasyonu anlamında kendini kanıtlamış hekimlerin olduğu, tercih oranı yüksek bir şehirdir. Kürtaj gibi önemli cerrahi prosedürlerde şehir ve doktor seçimi önemlidir.

Kürtaj Nedir?

Kürtaj işlemi, kadınların sıkça araştırdığı, etik tartışmalara konu olan, ancak bunun ötesine de kullanılan bir cerrahi işlemdir. Kürtaj denince halk arasında akla ilk olarak gebeliği hekim kontrolünde sonlandırma gelir. Ancak kürtaj işlemi gebelik sonlandırmanın yanı sıra:

  • rahim içi miyom ve poliplerin alınması,
  • tanı amaçlı biyopsi,
  • abortus, yani düşük sonrası fetal doku kalıntısının temizliği,
  • gebelik sonlandırma sonrası doku temizliği,
  • çeşitli tümör kitlelerinin alımı açısından tanı ve tedavide sıkça kullanılır.

Hastalar farklı tedavi amacıyla yapılan kürtaj işlemlerinden sonra bazı konularda araştırma yapabilir ve operasyonun nasıl yapıldığını merak edebilirler. Kürtajdan sonra adet, kanama, ilişki, hamile kalma gibi konular araştırılanların başında gelir. Hastalar kürtaja karar vermeden önce merak ettiklerini araştırmalı, hekimine aklındaki tüm soru ve varsa endişelerini anlatmalıdırlar.

Kürtaj Nasıl Yapılır?

Kürtaj işlemi, bir çeşit rahim temizleme işlemidir. Kelimenin etimolojisinde olduğu gibi kazıma anlamına gelir. Çünkü rahim 3 kas tabakasından oluşur. En dışta perimetriyum, ortada miyometriyum ve en içte endometriyum vardır. En içte yer alan endometriyum tabakasına döllenmiş zigot implante olur. Yani döllenmeden sonraki 3-7 gün içinde bu iç tabakaya hızla bölünüp sayıca artan bir hücre kitlesi yerleşir. Tutunma, yani implantasyondan sonra gebelik tayini yapılabilir. İçteki kas tabakasında oluşan gebelik ürünü, polip, miyom, malign kitleler ya da düşük sonrası rahim içinde kalan dokuların temizlenmesi işlemlerinin tamamı kürtaj olarak adlandırılır. Kürtajda amaç iç tabakayı temizlemek olduğundan ve bu tabaka bebeği besleyecek bir ortam yarattığından bolca kan damarı bulunur. Bu nedenle az miktarda kürtajdan sonra kanama olması mümkündür.

İşlemden önce hastadan idrarını yapması ve işlemden önceki 6 saat yemek yememesi gerekir. Rahme erişmek için rahim ağzının esnemiş olması hekimin işini kolaylaştıracak ve işlemin en konforlu şekilde yapılmasına izin verecek durumdur. Bu nedenle işlemden birkaç dakika önce rahim ağzını, yani serviksi genişletecek bir ilaç uygulaması yapılabilir. Hasta bacaklarını rahat pozisyonda tutacağı, hekimin de vajinal girişi kontrol edebileceği pozisyona getirilir. Spekulum denilen, metal ya da şeffaf, gagaya benzeyen bir plastik bir araç yardımıyla vajinal açıklık yeterli konuma getirilir. Hekim gebelik ürününü ya da alınması gereken kitleyi vakumlu bir cihaz yardımıyla çeker. Birkaç dakika kanama kontrolü yapılır. Daha sonra ultrason cihazı ile herhangi bir kitle veya gebelik materyali kalmadığından emin olunur. Tüm işlem toplamdan 10-20 dakika alır ve hasta aynı gün içinde günlük hayatına dönebilir.

Kürtaj uygulaması için hekim ve klinik seçimi çok önemlidir. Enfeksiyona açık bir uygulama alanı olması nedeniyle operasyon titizlikle yapılmalıdır. Mersin kürtaj klinikleri açısından hastaların sık tercih ettiği şehirlerdendir.

Kürtajdan Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kısa süreli de olsa rahim içi alanı kapsayan bir işlem olduğu için kürtaj sonrası kanama başta olmak üzere, kürtaj sonrası hafif kramp, yorgunluk gibi kişiyi o gün içinde hafif etkileyecek semptomlar olabilir. Hastalar kanama ve ağrı konusunda endişeler yaşayabilir. Kürtaj kararı fiziksel etkilerinin yanı sıra psikolojik olarak da zorlu bir süreç olabilir. Özellikle malign tümörlerin alımı ve gebelik sonlandırma amacıyla yapılan kürtaj operasyonları psikolojik olarak da hastanın hazır hissettiği zaman diliminde yapılmalıdır.

Operasyondan önce dikkat edilmesi gerekenler olduğu gibi operasyondan sonra da hastaları bilmesi gereken birkaç nokta vardır. Ancak bilinmelidir ki “kürtaj sonrası hamile kalınır mı?” gibi sorularla endişelenen hastaların süreç sonrası üreme ve menstural fonksiyonları zarar görmez.

10-20 dakikalık işlem sonunda hekim rahmin temizlendiğinden ve kanama olmadığından emin olur. Daha sonra operasyon bitirilir. Lokal anestezi etkisi nedeniyle hasta 1-2 saat dinlenmelidir. Yanında refakatçi olması, dikkat gerektiren işlerden (araba kullanmak gibi) kaçınması önerilir. Operasyondan sonra ayakta duş önerilir. Enfeksiyon riskine karşı antibiyotik reçete edilebilir.

Kürtaj Sonrası İlk Cinsel İlişki

Kürtaj uygulama tekniği vakumlu cihazla yapıldığı için komplikasyon ve kısırlık riski nerdeyse hiç yaşanmaz. Gebelik sonlandırma işleminin gebeliğin ilk 10 hafta içinde yapılması da bu riski ortadan kaldıran etkenlerdendir. Kürtajdan sonra ilişki ilk 2 haftada önerilmez.

Kürtaj Sonrası Adet

Hasta aynı gün günlük yaşamına dönebilir ve istediği gibi beslenebilir. İşlem sonrası lekelenme tarzı kanamalar normaldir. Ancak hiç kanama olmadığı vakalar da olabilir. Kürtajdan hemen sonra aşırı adet kanaması şeklinde kanamalar beklenmez. Bu durumda hemen hekime danışılmalıdır.

Genelde işlemden 4-6 hafta sonra adet kanaması beklenir. Rahim iç tabakası aspire edildiği için buradaki materyallerin adet kanamasıyla atılması daha az, yani kürtaj sonrası adet kanaması da daha az olabilir.

Kürtaj Sonrası Hamilelik

Kürtaj sonrası hamilelik planı 3 ay içinde yapılmamalıdır. Rahim içi temizlendiği için tekrar gebeliğe hazırlanma süresi gerekir. Hasta bu sürede gebe kalmamak için korunmalıdır. Talep edilirse operasyon sırasında hastaya rahim içi araç takılabilir.

Kadın hastalıkları ve doğum alanında tüm operasyonlar ve kürtaj Mersin ilinde uzman hekimlerin olduğu kliniklerde başarıyla uygulanır. Her hastanın öyküsü itibariyle tedavisi de çeşitlenebilir. Bu nedenle her hasta için aynı süre, işlem ya da zaman belirlemek mümkün değildir. Hekim muayene sonrası değerlendirme ile gerekli tedaviyi planlar. Bu durumda fiyatlar da değişkendir. Mersin kürtaj fiyatları açısından ulaşılabilir olup uzman hekimler ile hizmet veren bir şehirdir. Kürtaj ve diğer operasyonlarla ilgili bilgi ve fiyat almak için kliniğimize danışabilirsiniz.

Ayrıca “Düşük Yapma Belirtileri” adlı yazımıza ulaşmak için tıklayın.

LABİOPLASTİ AMELİYATI SONRASI DÖNEM

mersin labioplasti

Kadınlarda kişisel estetik algıya uymayan genital organlar bir süre sonra özgüven kaybına ve cinsel ilişkiden çekincelere yol açabilir. Genital organlar çeşit çeşittir ve yapısal olarak farklı anatomilere sahiptir. Bu nedenle estetik operasyonlarında net bir ameliyat şablonu bulunmaz. Hastanın genital yapısına, doku yapısına, cilt tonuna, dudak genişliğine, vajinal açıklığına bağlı olarak operasyonlar çeşitlenir. Son zamanlarda giderek yaygınlaşan genital estetik operasyonlarından biri de labioplasti operasyonudur. Hastalar vajinal dudak sarkması, genişlemesi ve deformasyonları sonucunda “labioplasti ne demek?” sorusunu yöneltirler. Labioplasti ameliyatı vulvada bulunan iç dudakların otururken ya da ayaktayken görünmesi ile kişiye sorun yaartması durumunda yapılan estetik düzeltme işlemidir. “Labioplasti ameliyatı nasıl yapılır?, labioplasti hangi kliniklerde yapılmalıdır, labioplasti sonrası nelere dikkat edilmelidir?” gibi soruları merak eden hastalar işlemden önce araştırma yapmak isterler. Hem klinik ve hekim seçmeden önce sorulara yanıt almak hem de labioplasti ameliyatı Mersin gibi seçkin şehirlerde ve hangi kliniklerde uygulanır, öğrenmek için bu yazı size yardımcı olabilir.

Labioplasti Ameliyatı Nedir?

Kadın dış genital organları sadece vajina ile sınırlı değildir. Bilinenin aksine vajina içeride kalan genital organdır. Dışarıdan görünen sadece vajina girişidir. Bu nedenle genital bölge denince dışarıdan görünen organlar denice genelde vulva kastedilir. Dışarıdan görünen iç dudaklar, dış dudaklar, üretral açıklık, vajen açıklığını kapsayan bölgeye vulva denir. Vulva yapısı ancak kişi tarafından estetik açıdan eleştirilebilir. Bu bölgede yer alan iç dudaklar normal şartlarda daha ince, hassas ve dış dudaklar tarafından çevrelemiş görünmelidir. Ancak bazı deformasyonlar ya da doğuşta olan anormaliler varsa iç dudaklar ayakta dururken bile dışarıdan görünebilir, kişiyi fiziksel ve görüntü itibariyle rahatsız edebilir. Hastalar bu çözüme çare olarak genital estetik talebi ile hekim arayışına girerler. Labioplasti yöntemleri hastanın dudak yapısına, uzunluğuna, kişinin dile getirdiği rahatsızlıklara göre değişebilir. Operasyonda iç dudaklar normal pozisyona, yani dış dudakları çevreleyecek şekilde iç kısma alınır. Bu nedenle labioplasti ameliyatı fiyatları da hastaya göre değişebilir. Öncelikle uzman bir hekime muayene olmak, daha sonra operasyon planlanması doğru olandır.

Labioplasti Ameliyatı Neden Yapılır?

Her vulva yapısı farklıdır. Bu nedenle kişide doğuştan olan dudak sarkması, dudaklarda genişlik olabilir. Sonradan olan bazı durumlar da labioplastiyi etkileyebilir. Dudaklarda deforme nedeni olan bazı durumlar şöyledir:

  • Yanlış iç çamaşırı giyme nedeniyle tahriş
  • Dar pantolon ya da tayt gibi kıyafetlerin neden olduğu sürtünme
  • Yaşa bağlı doku deformitesi
  • Doğum sonrası meydana gelen yırtılmalar ile dudak sarkması
  • Enfeksiyonlar nedeni ile dokuda bozulma

Bu sebepler iç ve dış dudak yapısını bozabilir. Bu durum kişi için rahatsızlık veren pek çok soruna neden olur:

  • Özgüven kaybı
  • Cinsel ilişkiden çekinme
  • Penetrasyon sırasında penisin sürtünmesi nedeniyle ağrı ve tahriş
  • Dar kıyafetler giyememe
  • Bikini giyerken bölgede görünen şişlik
  • İdrar yaparken dudaklardaki büyüme kaynaklı idrarın bacaklara sıçraması
  • Genital bölge temizliğinde zorlanma
  • Vajinal girişin hipetrofik dudaklar tarafından kapatılması ile oluşan enfeksiyonlar

Labioplasti Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Labioplati için tek bir yöntem tanımı yapmak mümkün değildir. Kişinin vajina durumuna göre farklı ameliyat teknikleri vardır. Hastanın vulva yapısına ve şikayetlerine göre yapılan muayene sonrası operasyon planı şekillenir. Lokal anestezi verildikten sonra yaklaşık 1 saat içinde ameliyat gerçekleştirilir.

Labioplasti Ameliyatını Hangi Doktor Yapar?

Labioplasti ameliyatı için araştırma yapan kadınların çoğu ilk olarak “labioplasti ameliyatını hangi doktor yapar?” sorusunu sorarlar. Ameliyatı uzman kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, yani jinekologlar yapar. Genelde genital estetik alanında çalışan uzman hekimler bu konuda hizmet verir. Ayrıca plastik ve rekonstrüktif cerrahlar da genital estetik operasyonları konusunda çalışmalar yapabilir.

Labioplasti Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

  • Operasyon yaklaşık 1 saat içinde gerçekleştirilir. Belden verilen lokal anestezi nedeniyle hastanın 5-7 saat hastanede dinlenmesi gerekir. Ameliyat sonrası 3 gün içinde dinlenme önerilir.
  • Genital hijyene dikkat edilmeli ve efor gerektiren aktivitelerinden uzak durulmalıdır. Ağrı ve enfeksiyona karşı ilaç reçete edilebilir.
  • Hastalar hekim tavsiyelerine uyarak reçete edilen ilaçları kullandığı durumda labioplasti sonrası iyileşme süreci hızlı geçer.       
  • Ameliyat kesi atılarak yapıldığı için 4 hafta süreyle cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.
  • Yaklaşık 4 hafta sonra iyileşme tam olur. Bu süreçte ayakta duş almak, çok fazla uzun süre oturmamak, genital bölgeyi zorlayacak hareketler yapılmamalıdır.
  • Labioplasti sonrası his kaybı lokal anestezi etkisi geçtiği zaman kaybolur. İlk 1 hafta morluk ve şişlik olabilir. İlk 3 günde bölgeye soğuk tampon yapmak önemlidir. Steril gazlı bez dışında bir şey operasyon alanına dokundurulmalarıdır.

Labioplasti Ameliyatı Sonrası Dikişler

Labioplasti sonrası dikişler alınmaya ihtiyaç duyulmaz. Dikişler içeriden atılır ve 3 hafta içinde erir. Hastanın tekrar bu işlem için hastaneye gitmesine gerek yoktur.

Labioplasti Ameliyatı Sonrası Kaşıntı

Labioplasti estetik bir ameliyattır. Bu nedenle iyileşmesi 1-2 gün gibi kısa sürmeyebilir. Tam iyileşme 4 haftayı bulur. Labioplasti sonrası kaşıntı meydana gelmesi iyileşme olduğuna bir işarettir. Doku kendini yenilerken yarayı kapatıyor demektir. Bölge kaşınmamalı, ilk 1 hafta sadece soğuk tampon uygulanmalıdır. Bunun dışında pansumanlar aksatılmamalı, hijyene dikkat edilmelidir.

Labioplasti Sonrası Ağrı

Anestezi etkisi geçtikten sonra ilk hafta şişlik ve morarmaya ek olarak ağrı oluşabilir. Sızıntı ve lekelenme tipinde kanamalar normaldir. Ancak operasyondan sonra ped dolduracak kadar gelen kanamalar normal karşılanmaz ve hemen hekime başvurulmalıdır. “Labioplasti dikişleri ne zaman düşer?” sorusunu sorarak süreci merak eden hastalar ilk 1-2 haftayı atlatmış oldukları için bu süreçte ağrı yerini hafif kaşıntılara bırakır.

Labioplasti Sonrası Şişlik

Hastalar “labioplasti sonrası şişlik ne zaman geçer?” sorusunu ameliyattan sonraki 2-7 gün içinde sormaya başlayabilirler. Çünkü taze açık yara yerini ödemli ve kapanmaya çalışan ameliyat alanına bırakır. İlk 2 hafta ödem, şişlik ve morluk olması bu nedenle normaldir.

Mersin Labioplasti Ameliyatı

Labioplasti başta olmak üzere genital estetik işlemleri kişinin istediği vücuda kavuşmasının yanı sıra konforuna engel olan durumlar için yapılan düzeltmelerdir. Vajinal dudak büyümesi, yani hipertrofisi ise sadece görsel rahatsızlık vermesinin yanında, hastanın kıyafet seçimine kadar etkileyebilir. Alanında tecrübeli bir cerrah tarafında yapılan doğru operasyonla hasta istediği konfora kısa sürede kavuşabilir.  Mersin labioplasti konusunda tecrübeli hekimleri barındıran şehirlerdendir.

Mersin Labioplasti Ameliyatı Fiyatları

Labioplasti Mersin gibi seçkin ve uzman doktorların olduğu şehirlerde uygulanır. Hekimin bu alanda tecrübesi olması estetik ameliyatlarındaki başarısını da kanıtlar niteliktedir. Hastalar bu kriterleri öz önüne alarak seçim yapmalıdırlar. Estetik ameliyatlarında net bir kriter, plan olmadığı için ve hastaya göre operasyon şekillendiği için mersin labioplasti fiyatları da değişebilir. Ameliyatın nasıl yapıldığı, fiyat bilgisi, iyileşme süreci gibi konular hekim muayenesi sonunda belirlenebilir. En doğru bilgi ve uzman hekimlerce yapılan operasyonlar için kliniğimizden bilgi alabilirsiniz

RAHİM İÇİ SPİRAL NEDİR? NASIL TAKILIR?

spiral

Rahim İçi Spiral Nedir?

Aile planlaması istendiğinde hekim kontrolünde doğum kontrol yöntemleri tavsiye edilebilir. Bu sayede istenmeyen gebeliklerin neden olacağı sorunlar, küretaj gibi sonuçların neden olduğu travmalara gerek kalmadan gebelik istendiğinde planlanır. Rahim içi araç (RİA) olarak adlandırılan ve doğum kontrol yöntemlerinden biri olan spiral, gebelikten korunma sağlar. Rahim içi araçlar hem yüksek oranda korunma hem de uzun vadeli kullanım sağladığı için sıkça tercih edilir.

Spiral Nedir?

Spiral kullanımı henüz artmakla birlikte hala “spiral ne demek?” şeklinde araştırma yapıp en iyi doğum kontrol yöntemini arayan hasta sayısı oldukça fazladır. Bu araçlar 2 tipte üretilir ve yapısal olarak farklıdır. Rahim içine hormon salgılayan ya da bakır içeriği ile gebeliği önleyen spiral tipleri vardır. 2 tipi bulunan spiral araçlarından hangisinin hastaya takılacağı konusunda hastanın durumu göz önüne alınır.

Spiral, T harfine benzeyen, rahim içinde 2 yöne açılan kanatlara sahip plastik bir araçtır. T harfinin alt-uç kısmında rahim ağzında duran ve spiralin çıkarılmasına yarayan ipler bulunur. Bu ipler sayesinde herhangi bir cerrahi işlem yapılmadan spiral rahim ağzından çekilerek rahimden çıkarılır. Herhangi bir komplikasyon olmadığı sürece, spiral zararları hastayı rahatsız edecek ve sorun yaşatacak boyutta olmaz. Spiraller 2-3 cm uzunlukta olmasıyla hem rahatsız edici bir yapıya sahip değildir hem de koruyucu özelliği %99 oranındadır.

Spiral Neden Takılır?

Kadınlar fiziksel durumlarını, kendileri için en rahat hissettikleri yöntemi, gerektiğinde hekim muayenesinde en doğru olan doğum kontrol yöntemini tercih ederler. “Spiral nedir?” sorusundan sonra araştırılması gereken diğer konu da bu nedenle “spiral neden takılır?” sorusu olabilir. Etkili ve yüksek oranda bir doğum kontrol sağlayan spiraller bu yönüyle sıkça tercih edilir. 5-10 yıllık koruma oranları da uzun vadede gebelik önleyicidir.

Spiral Nasıl Takılır?

Cerrahi bir işlem, yatış gerektirmeyen spiral takma işlemi uzman bir jinekolog tarafından steril bir ortamda yapılmalıdır. Hasta yatırıldıktan sonra rahim ağzı antiseptik ile temizlenir. Rahim ağzı hekimin uygulama yaparken doğru genişlikte müdahalede bulunması için spekulum denen araç yardımıyla açılır. Spiral rahme yerleştirilip ucundaki ipler rahim ağzında 1-2 cm olacak şekilde bırakılır. Uygulama sırasında ve uygulama sonrasında kramp ve ağrıları engellemek için hekim ağrı kesici önerebilir. Rahme yabancı bir araç yerleştirildiği için uygulama sonrası hafif lekelenme olması normaldir. Hekim spiralin doğru yerleştiğinden emin olmak için ultrason yardımıyla görüntüleme yapıp kontrol edebilir.

Spiral Kimlere Takılır?

Spiral üreme olgunluğuna erişmiş ve doğum kontrol yöntemini talep eden her bireye uygulanabilir. Ancak uygulama için hastanın muayenede yeterli gereklilikleri karşılamış olması ve herhangi bir sağlık engeli bulunmaması tek gerekendir. Bunun dışında emziren annelerde doğumdan bir süre sonra, ilaçla doğum kontrol için engeli olanlarda, anormal adet kanaması olanlarda, ürogenital alanda herhangi bir enfeksiyonu olmayanlara rahim içi araç takılabilir. “Spiral ne zaman takılır, hangi yaş spiral için uygundur?” gibi soruların cevabı için kesin bir yaş sınırı ya da şart olmamakla birlikte üreme çağındaki her kadına spiral takılabilir.

Spiral Ne Zaman Takılır?

Spiral takılması için herhangi bir yaş ya da net sınırlama yoktur. Genelde “spiral adetin kaçıncı günü takılır?” şeklinde sorularla hastalar kesin bir zaman dilimi isterler. Bu süre hastanın mensturasyon döngüsüne ve kanama uzunluğuna göre değişebilir. Ancak adet kanamasının son günlerinde takılması tercih edilendir. Çünkü rahim ağzı genişlediği zaman işlemi yapmak daha kolay olur.

Genelde doğum yapmış kadınların sıkça tercih ettiği spiraller doğumdan 1 ay sonra uygulanabilir. Doğumdan hemen sonra rahme yerleştirilen spiraller rahim delinmesi riski taşıyabilir.

Spiral Ne Zaman Çıkarılır?

Düzenli olarak rahme hormon salgılayan spiraller 5 yıl, bakır yapısı ile sperm hücrelerinin hareketini yavaşlatan spiraller 10 yıl koruma sağlar. Bu süreler baz alındığında spiraller uzun vadede kullanılabilir. Gebe kalmak isteyen hastalar gebeliği planladığı taktirde spiral hemen çıkarılır. Spiral varken gebe kalınması istenmeyen bir durumdur.

Spiral Çıkarıldıktan Sonra Ne Zaman İlişkiye Girilir?

Hormonlu spirallerin etki süresi 1 haftayı bulabilir. Bu nedenle hormon salgılayan spiraller takıldıktan 1 hafta sonra ilişkiye girilmelidir. Bakır spirallerde etki süresi daha kısadır. Ancak rahim içi yabancı bir araç uygulaması olduğu için hassasiyet ve kramplar olacağından genel olarak ilk 24 saat içinde ilişkiye girilmesi tavsiye edilmez.

Spiral Kayması Belirtileri Nelerdir?

Spiral yan etkileri, uygulama kolaylığı ve uzun süreli korunma sağladığı için hastalar tarafından sıkça tercih edilir. Spirallerin yerleştirildikten sonra kayması nadir de olsa görülebilir. Ancak hekim spirali taktıktan sonra ultrason ile kontrol ettiğinden bu durum çok sık yaşanmaz. Spiral kayması belirtileri arasında en çok görülen adet arası kanama durumudur. Ayrıca ilişkide penis ile hissedilen spiralin kaymış olma olasılığı yüksektir.

Spiral Zamanında Çıkarılmazsa Ne Olur?

Kullanım süresi dolan spiraller çıkarılmadığında çok ciddi etkiler oluşturmaz. Ancak etkinliğini yitireceğinden vajinal yolda akıntı, kanama, kötü kokuya neden olabilir. Ayrıca gebelik planlayan hastalarda spiral varken gebe kalınması ve ilişki öncesi spiralin çıkarılmaması gebelikte komplikasyonlar oluşturabilir. Bu nedenle “spiral nasıl takılır, spiral nasıl çıkarılır ve ne zaman çıkarılmalıdır?” gibi konular da işlem öncesi bilinmesi gereken başlıklardandır.

Spiral Yan Etkileri Nelerdir?

Çok eşli bir ilişki olduğunda spiralin enfeksiyonlardan ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korumadığı bilinmelidir. Spiral takıldıktan sonra yeterli hijyen ve enfeksiyondan korunma konusunda dikkatli davranılmalıdır. Aksi halde vajinal enfeksiyonlar ciddi boyutlara ulaşabilir.

Detaylı bilgi ve muayene için mersin kadın doğum uzmanı ile iletişime geçin.

POLİKİSTİK OVER SENDROMU NEDİR? BELİRTİLERİ NELERDİR?

polikistik over

Polikistik Over Sendromu 

Polikistik over sendromu,kadınlarda en sık ortaya çıkan üreme hormonları kaynaklı bozukluktur. Özellikle üreme çağındaki kadınların yumurtalıklarında %8-10 oranda görülme sıklığı vardır. Hormonal bozukluklar hem fiziksel hem de fizyolojik olarak hastaları etkiler. Özellikle adet düzensizlikleri, anormal kıllanma, infertilite gibi sorunlardan biri ya da birkaçının kendisinde olduğunu keşfeden kadınlar “polikistik over nedir?” sorusunu sormaya başlarlar. Sadece üreme organlarını değil, vücudun pek çok yerinde belirtilerle seyreden polikistik over sendromu kadınlar için tedavisi mümkün ve etkili bir patolojik durumdur.

Polikistik Over Nedir?

“Polikistik over sendromu nedir?” sorusunu yanıtlamak için öncelikle bu hastalığın karşılığını bilmek işe yarayacaktır. “Poli” ifadesi birden fazla anlamına gelir. Polikist demek birden fazla kist olduğunu ifade eder. Over ise yumurtalık denen, henüz prenatal yani bebeğin anne karnından çıkmadan önceki hayatından var olan ilkel yumurta hücrelerinin gömülü olduğu organlardır. Yani polikistik over, yumurtalıklarda birden fazla ve patolojik olan küçük kistlerin varlığı anlamına gelir. Bu durum kadınların hormon üretimini sağlayan overlerdeki hormon salgısını olumsuz yönde etkiler.

Erkeklerde testislerden salgılanan androjen ve testesteron hormonları kadınlarda da östrojen ve progesteron baskın olmak üzere yumurtalıklardan salgılanır. Yumurtalıklardaki küçük kistlerin oluşturduğu bu patolojik durumda, hormonal bozukluktan adet düzensizliğine kadar pek çok sonuç ortaya çıkarır.

Polikistik Over Belirtileri Nelerdir?

Hastalıklar, her hastada aynı belirtiyi aynı oranda göstermeyebilir. Ancak polikistik over sendromu şüphesi olan ya da bunun için tanı alan hastalarda benzer belirtiler ve şikayetler nedeniyle kliniklere başvuru olur. Bu belirtiler şöyledir:

  • Adette düzensizlik (2 adet arası kanama ya da uzun süre adet gecikmesi)
  • Ciltte anormal ve çok sayıda sivilce oluşumu
  • Yağlı cilt
  • Ellerde koyu renkte lekeler
  • Erkek tipi kıllanma
  • Kilo artışı
  • İnfertilite
  • Ruh sağlığı bozulmaları
  • Meme ölçülerinde küçülme

Hastalar bu şikayetlerle hekimlere başvurur. Yukarıdaki gibi polikistik over belirtileri sayan hastadan öykü alınır ve muayene sonrası tetkikler istenir.

Polikistik Over Sendromu Neden Olur?

Polikistik overlerin nedeni tam olarak açıklanamamakla birlikte birden fazla etmene bağlı ortaya çıkabilir. Ailede polikistik over öyküsü olması ayırıcı tanıda yardımcı olan faktörlerdendir. Bunun dışında pek çok hastalığın kaynağı ve çözümünde rol oynayan beslenme ve yaşam tarzı da “polikistik over neden olur?” sorusunu aydınlatabilir.

Polikistik over ve polikistik over sendromu farklı kavramlardır. Çünkü polikistik over yumurtalıklarda patolojik bir görüntüyü işaret eder. Ancak bunun sendrom haline gelip hastalık öyküsü oluşturmasının nedeni kişide fiziksel ve fizyolojik belirtiler ortaya çıkarmasıyla açıklanır. Sendromun nedeni net olarak söylenememekle birlikte kilo alımı ve obezite ile ilişkili olduğuna dair çalışmalar vardır. Normalden yüksek kilodaki kadınlarda kilo alımına bağlı olarak insülin hormonunun bağlanması gereken yerlere karşı direnç oluşur. Bu nedenle insülin direnci olan hastaların %20 kadarında polikistik over sendromu görülür.

Polikistik Over Sendromu Tanısı Nasıl Koyulur?

Polikistik over nedir, nasıl anlaşılır diye sorduktan sonra hastaların en çok merak ettiği diğer konu hastalığın tanısının nasıl konulduğudur. Belirtilerin birkaçını aynı anda bulunduran hastadan ilk önce kan testi istenir. Kanda androjen hormonunun beklenenden yüksek olması tanıda ilk işarettir. Androjen hormonu erkeklerde eşey özelliklerini oluşturan hormondur. Kadınlarda düşük oranda salınan bu hormon yüksek oranda salındığında polikistik over durumu oluşur.

Kan testi dışında polikistik over belirtileri veren diğer ölçek ise ultrasonografidir. Görüntüleme yöntemlerinde kistler belli olabilir. Hastalığı olanlarda en önemli belirtilerden olan insülin direnci nedeniyle şeker ölçümü yapılır. Ayrıca polikistik over durumunda kalp daha hızlı çalışabilir ve tansiyon değerlerine yansıyabilir. Bu nedenle hastanın fiziki muayenesi, kan testi, görüntüleri, şeker ve tansiyon değerlerine bakılarak kesin tanı konulur.

Polikistik Over Sendromu Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Tedavide bir endokrinoloji uzmanı ve bir kadın doğum uzmanı ile çalışılması uygun olandır. Çünkü bu patoloji vücutta birden fazla yerde belirti gösterir. Öncelikle adetlerin düzenlenmesi ve hormonların dengelenmesi için doğum kontrol ilaçları başlanabilir. Oral kontraseptif yani doğum kontrol hapları hem adet döngüsünde düzelme hem de kıllanmada azalma sağlar. Bu tedavi uzun sürelidir.

Polikistik over tedavisi sürecinde beslenme ve egzersiz konusunda dikkatli davranmak tavsiye edilir.  Kişide akne ve sivilce oluşumu hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıpratıcı olabilir. Dermatolojik sorunları gideren kremler hekim tarafından reçete edilebilir. Bu hastalarda aşırı kilo alımı ve kilo vermekte zorluk gözlenir. Bu nedenle gebe kalmak isteyen hastalar için ilk tavsiye edilen kilo kontrolü sağlamaktır. Erken tanı alan hastalarda, hekim kontörlünde takip edilen bir süreç ile sağlığa kavuşmak ve gebelik planı yapmak mümkündür. Kist sayısı fazla olan ve ileri vakalarda tüp bebek tedavisi de uygulanabilir.

Polikistik Over Sendromunda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Uzman hekim seçimi ve tedavide istikrarlı olmak iyileşme sürecini destekler. Polikistik over nasıl geçer araştırması yapan hastalar öncelikle uzman bir hekim seçerek muayene olmalı ve hekimin önerdiği tedaviyi takip etmelidir. Çünkü her hasta hem hastalığı aynı oranda göstermeyebilir hem de tedaviye farklı yanıtlar verebilir. Hastalara ilk önerilen düzenli egzersiz ve yeterli beslenmedir. Buna ek olarak hastaya kilo alımının kontrol altında tutması ve varsa fazla kilolardan kurtulması önerilir. Bazı vakalarda kilo verme sonucu polikistik over sendromunun da iyileştiği görülmüştür. Verilen tedavi takip edilerek hekim kontrollerine devam etmek, düzenli bir yaşam oluşturmak tedavi sonrası süreci destekler.

Yukarıdaki belirtilerin olduğundan şüpheleniyorsanız ve muayene olmak istiyorsanız mersin kadın doğum uzmanı için tıklayın.

Erken Menopoz

erken menopoz

Erken Menopoz Nedir?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) menopoz olayını; kadınlarda yumurtlama döngüsünün sona ermesi şeklinde tanımlamaktadır. Bu durum her kadında farklı yaşlarda başlar ve bu normal kabul edilir. Ancak 40 yaşından önce başlamaması gereken menopozun meydana gelmesi durumu tıpta ‘Erken menopoz’ olarak adlandırılmaktadır.

Erken menopoz nedir; yapılan araştırmalar sonucunda ülkemizde erken menopozun görülme sıklığı %3 olarak tespit edilmiştir. Tedavi edilmediğinde kısırlık, kalp hastalıkları, felç, kemik erimesi (osteoporoz) gibi sağlık problemlerine karşı birey risk altına girebilir. Bu nedenle fark edilmesi durumunda zaman kaybetmeden bireyin jinekoloji muayenesi olması tavsiye edilir.

Erken Menopoz Yaşı

Erken menopoz yaşı herhangi bir alt sınıra sahip değildir. Genç yaşlardaki olan bir bireyde de görülebilecek bir durumdur. Ancak normal menopoz ile erken menopoz arasındaki fark menopozun 40 yaşından önce başlaması ile ilişkili olarak tespit edilir. 40 yaşından sonraki dönemde ortaya çıkan menopoz normal kabul edilirken; 40 yaşından önce bu durum ‘erken menopoz’ adını alır.

Bireyler bu süreçte erken veya normal bir menopoz yaşına sahip olsalar dahi mutlaka bir jinekolog hekimi tarafından muayene edilmelidir. Rutin sağlık kontrolleri ile bu süreçte yaşanılan belirtilere müdahale edilerek daha konforlu bir süreç geçirilmesi sağlanabilir.

Erken Menopoz Neden Olur?

Halk arasında emzirmenin, doğum kontrol hapı kullanmanın, bireyin sahip olduğu ırkın, eğitim düzeyinin, bireyin boyunun uzun veya kısa olmasının, son gebelik yaşının erken veya geç olmasının, ilk adet kanamasının görüldüğü yaşın erken menopoz ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır.

Erken menopoz nedenleri:

  • Otoimmün rahatsızlıklar
  • Genetik yatkınlık
  • Radyoterapi veya kemoterapi gibi kanser tedavileri almış olmak
  • Kürtaj yaptırmak
  • Düşük
  • Obezite
  • Hipotiroidi
  • Sebebi tespit edilemeyen durumlar (idiopatik)
  • Enfeksiyon
  • Alkol ve/veya sigara kullanma alışkanlığı
  • Kötü beslenme tarzı
  • Yoğun strese maruz kalma
  • Çevresel etkenler
  • Frajil X Sendromu, Turner Sendromu gibi bireyin sahip olduğu bazı rahatsızlıklar
  • Cerrahi operasyon sırasında istenmeyen şekilde yumurtalıkların zarar görmesi veya ameliyatla yumurtalıkların alınması
  • Sık gebelik şeklindedir.

Erken Menopoz Belirtileri Nelerdir?

Erken menopoz belirtileri ile normal menopoz belirtileri birbiri ile benzerdir. Bunlar arasında en önemli belirti adet düzensizliğinin başlaması, bazı aylarda adet görememe ve adetin tamamen sonlanmasıdır. Baz bireylerde ise adet döngüsü henüz devam ediyor olabilir, ancak kan değerleri ile erken menopozun yaklaşmakta olduğu tespit edilebilir. Bireyler şu belirtileri yaşadıklarında mutlaka jinekoloji muayenesine gitmelidir:

  • Uyku problemleri
  • Ateş basması
  • Ani duygu değişimleri
  • Çabuk sinirlenme
  • Vajinal kuruluk
  • Gerginlik
  • Depresyon
  • Saçların dökülmesi
  • Kilonun artması
  • Cinsel işlev bozuklukları (cinsel isteksizlik, cinsel birleşme esnasında ağrı vb.)
  • Kemik erimesi (osteoporoz)
  • Zihinsel fonksiyonların yavaşlaması

Bu belirtiler her zaman aynı anda ve her bireyde aynı şiddette ortaya çıkmayabilir. Bu nedenle hekim kontrolüne kadınların 30 – 40 yaş aralığında her 6 ayda bir düzenli olarak katılmaları erken menopozun vaktinde teşhis edilebilmesi adına her zaman önemlidir.

Şüpheli herhangi bir durumla karşı karşıya kalırsanız yaş faktörünüzü dikkate almaksızın vakit kaybetmeden jinekoloğunuza başvurunuz.

Erken Menopoz Nasıl Teşhis Edilir?

Bir kimse erken menopoz şikayetleri ile jinekoloğa başvurduğunda ilk olarak rutin muayeneden geçer. Ardından adetin ikinci veya üçüncü gününde hormon testi planlanır.

Bu test ile kandaki üreme hormonlarını ve adet döngüsünü kontrol eden FSH ve LH hormonlarının düzeyi kontrol edilir.

Eğer bir birey hem düzensiz adet görmeye başlamışsa hem de FSH değeri 40 pg/ml üzerinde ise kendisine kesin ‘menopoz’ tanısı konulmaktadır. Bu değer 25-40 pg/ml arasında olduğunda da ‘menopoz öncesi dönem (premenopoz)’ tanısı konulur.

Erken Menopoz Nasıl Tedavi Edilir?

Erken menopoz tanısı alan kadınlara ‘östrojen’ tedavisi uygulanır. Eğer birey histerektomi (rahmin ameliyat ile alınması) ameliyatı geçirmişse bu durumda hem östrojen hem progesteron tedavisi uygulanır.

Tedavi devamlı veya belirli bir düzende uygulanabilir. Uygulama biçimi vücutta hormon salınımını gerçekleştiren bant kullanımı veya tablet formunda ilaç kullanımı ile yapılabilir.

Ayrıca kadınlarda bu dönemde Fitoöstrojen olarak adlandırılan, vücutta östrojen hormonunun salgılanmasını sağlayan birtakım gıdaları tüketmesi önerilebilir. Bunun için birey bir diyetisyene başvurarak besin seçimleri konusunda daha bilinçli hareket edebilir. Bu besinlere örnek olarak; keten tohumu, nohut, fasulye, mercimek gibi gıdalar gösterilebilir.

Bu şekilde bir tedavi uygulandığında hem erken menopozdan kaynaklanan rahatsızlıklar hem de; Alzheminer, romatoit artrit, kolon kanser, fibromiyalji, Karpal Tünel Sendormu (Elde sinir sıkışması) gibi hastalıklara karşı bireyin risk oranının düştüğü yapılan çalışmalar sonucunda gösterilmiştir.

Burada dikkat edilmesi gereken noktalardan biri sadece gıdalar ile östrojen düzeyinin istenilen ölçüde arttırılamayacak olmasıdır. Besinler yalnızca tedaviye yardımcı bir faktör olarak düşünülmelidir.

Düzenli jinekoloji muayenelerini aksatmayan kadınlarda erken teşhis ve tedavi mümkün olmaktadır. Tedavinin başarısı bireyin yaşı ile de ilişkilidir. Birey ne kadar gençse erken menopozdan kurtulma ihtimali de o kadar artmaktadır.

Çok ender olarak bu durumun kendiliğinden düzeldiği de görülmektedir.

Erken Menopoza Giren Kadınlar Hamile Kalabilir mi?

Erken menopoza giren kadınlarda gebelik imkansız bir durum değildir. Ancak bu durum gebeliği zorlaştırabilir. Bu konuda izlenebilecek tedavi yolları vardır. Bir jinekoloji hekimi eşliğinde tedavi uygulanarak çiftler anne baba olabilirler.

Tedavinin nasıl uygulanacağı yapılan sağlık taramasının ardından hekim tarafından kişiye özel olarak planlanan bir durumdur.

Menopoz ile ilgili detaylı bilgi almak için Op.Dr. Özgü Keskin Yılmaz’ın “Kadınlarda Menopoz” videosuna ulaşmak için tıklayın.

Gebelikte (Hamilelikte) Cinsellik

hamilelikte cinsellik
hamilelikte cinsellik

Gebelikte cinsellik anne ve baba adaylarını en çok endişelendiren konulardan biridir. Hamilelikte cinsellik olur mu, diye bakıldığında; eğer anne adayında herhangi bir sağlık problemi yoksa, bu süreçte cinsel birlikteliğin bebeğe veya anne adayına herhangi bir zararı yoktur. Enfeksiyon riski açısından bu süreçte prezervatif kullanımının oldukça önemli olduğu unutulmamalıdır.

Bunun dışında hamilelikte cinsellik özellikle anne adayında veya hem anne hem de baba adayında isteksizliğe yol açabilir. Hormon dengesi değişen, bedensel bir dizi değişim yaşayan ve ebeveyn olma konusunda strese giren anne ve baba adaylarında bu durum tamamen normaldir. Böyle bir durumun varlığında çiftler birbirleri ile açıkça konuşmalı ve olaya saygı çerçevesinde yaklaşmalıdır.

Gebelikte (Hamilelikte) Cinsel Birliktelik Sorun Yaratır mı?  

Gebelikte cinsel birliktelik bebeği rahatsız eden veya bebeğin sağlığını, anne adayının sağlığını tehdit eden bir durum değildir. Aksine sağlıklı ve çiftlerin aralarındaki bağı kuvvetlendiren bir eylemdir. Düzenli doktor kontrollerini aksatmayan sağlıklı çiftler gebelik sürecinde cinsel birliklerini devam ettirebilirler.

Bebekler bu süreçte oldukça kalın yapıda olan karın duvarı tarafından korunurlar. Aynı göreve sahip olan bebeğin içinde bulunduğu Amniyon sıvısı da yine bebeği korumaktadır.

Gebelikte Cinsellik Nasıl Olur?

Gebelik sürecinde cinsel birliktelik bazı hususlara dikkat etmeyi gerektirir. Gebelikte cinsellik nasıl olur; diye bakıldığında dikkat edilecek noktalardan biri anne adayının hormon dengesinin değişiminden kaynaklı olarak vajinada görülen ödemden söz etmek gerekir.

Ödem hassasiyet artışına, cinsel birleşme esnasında ağrıya sebep olabilir. Bu durumda anne adayını strese maruz bırakmamak adına cinsel birliktelik sonlandırılmalıdır.

Yine hormon dengesindeki değişimden kaynaklı kadınlarda vajinal salgıların arttığı görülmektedir. Enfeksiyondan korunmak adına prezervatif (kondom) kullanımı çok önemlidir.

Bir başka dikkat edilmesi gereken nokta anne adayının kendini rahat hissettiği pozisyonların seçilmesi gerektiğidir. Erkek partner kesinlikle karın bölgesine ve rahime baskı yapmaktan kaçınmalıdır.

https://saglamqal.com/

Gebelikte (Hamilelikte) Kaçıncı Aya Kadar Cinsel İlişkiye Girilir?

Gebelik sürecinde cinsel birlikteliğin bazı dönemler riskli olabileceği doğrudur. Bireyler arasında en çok doğum olayının yaklaşması sebebiyle 30 hafta gebelikte cinsellik gibi periyotlar merak edilir.

Çiftleri en çok endişelendiren zaman periyotları bebeğin henüz gelişim aşamasında olması nedeniyle gebeliğin ilk haftaları ile doğumun yaklaşmasından kaynaklı gebeliğin son haftalarıdır.

Eğer anne adayına yapılan muayeneler sonrasında doktoru tarafından kendisine özel olarak cinsellikten kaçınması gerektiği belirtilmemişse doğum tarihine 5 hafta kalana kadar cinsel birlikteliğe devam edilebilir.

Son 5 haftada her an doğumun gerçekleşmesi ve rahim ağzının açılması ihtimalinden doğan enfeksiyon riski sebebiyle bu süreçte cinselliğin sonlandırılması tavsiye edilmektedir. Bu durum aynı zamanda Gebelikte cinsellik ne zaman kadar olmalı, sorusunun yanıtını verir.

Hamilelikte Cinsel Birliktelik Düşüğe Sebep Olur mu?

Gebelikte cinsellik tehlikeli midir, düşük gibi çok ciddi problemlere yol açar mı gibi soruların yanıtını bilmek önemlidir. Bu süreçte çiftler cinsel birlikteliklerine eğer doktorları bir öneride bulunmadıysa, gebelik riskli bir durum teşkil etmiyorsa hiçbir probleme yol açmayacaktır.

Ancak anne adayının jinekoloğu eğer cinsel birlikteliği riskli buluyorsa, herhangi bir sağlık problemi söz konusuysa o zaman belirli bir dönem içerisinde (ilk 3 ay gibi) veya tüm doğum sürecinde cinsel birlikteliği kısıtlamak gerektiğini belirtebilir.

Gebelikte (Hamilelikte) Cinsellikten Hangi Durumlarda Kaçınılmalıdır?

Bazı durumlarda gebelikte cinsellikten kaçınmak gerekmektedir. Bu durumların varlığında çiftin jinekoloğu mutlaka durumu açıklayacak ve cinsel birlikteliğin kısıtlanması gerektiğini belirtecektir.

Bu durumların başında kanama gelir. Bunun dışında;

  • Plasentanın rahim ağzını tamamen veya kısmen kapatmışsa (Plasenta Plevria)
  • Rahim ağzında açıklık olması (Servikal Yetmezlik)
  • Çoğul gebelik
  • Doğum tarihinin yaklaşmış olması
  • Anne adayında düşük yapma riski
  • Anne adayının sahip olduğu bazı sağlık problemleri
  • Amniyon suyunun gelmesi (Doğum başlamış olabileceğinden bu durumda acilen hekime başvurulmalıdır.)
  • Enfeksiyon olması
  • Erken doğum riski
  • Gebeliğin son haftaları
  • Ağrılı cinsel ilişki
  • Eşlerden birinin cinsel birlikteliğe karşı isteksizlik duyması
  • Daha önceki gebeliklerde görülen sağlık problemleri

Bilinmesi gereken noktalardan biri gebelikte cinsel birlikteliğin bir problem teşkil edip etmediğine mutlaka bir hekimin karar vermesi gerektiğidir. Bunun için çiftler düzenli doktor kontrollerini aksatmamalıdır. Sağlık açısından cinsel birlikteliğin herhangi bir soruna yol açma riskinin olup olmadığı ancak yapılan tetkikler doğrultusunda kararlaştırılabilir.

Orgazm Erken Doğuma Neden Olur mu?

Hamilelikte kaçıncı aya kadar cinsellik olur, cinsel birliktelikte kadının yaşadığı orgazm rahmi uyararak doğumun başlamasına yol açar mı gibi soruların yanıtı mutlaka bilinmelidir.

Öncelikle gebelikte son 5 haftaya kadar cinsel birliktelik istenildiği her zaman yaşanabilir. Ancak ekstra bir sağlık problemi söz konusuysa bireyin doktoru mutlaka uyarıda bulunacaktır.

Bununla birlikte cinsel birliktelik esnasında yaşanan orgazm kesinlikle doğuma yol açmaz ve bebeğe herhangi bir zarar vermez. Orgazm esnasında rahim kasları ritmik şekilde kasılır. Ancak doğumdaki kasılmalar ile orgazm kasılması birbirinden oldukça farklıdır. Orgazm kasılmaları bebeği doğum kanalına doğru itmez veya doğumu başlatmaz.

Bebek dışarıdan gelen hafif veya şiddetli darbelere karşı amniyon sıvısı ile karın duvarı tarafından koruma altına alınmış durumdadır. Elbette bu durum cinsel birliktelik sırasında dikkatli olmamayı gerektirmez. Çok sert hareketlerden ve anne adayını rahatsız edebilecek her türlü fanteziden bu süreçte uzak durulmalıdır.

Gebelik ile ilgili daha fazla bilgi almak için tıklayın.

Barbie Vajina Estetiği

barbie vajina

Barbie Vajina Estetiği

Barbie Doll Vagina teriminin Türkçesi Barbie Vajina Estetiği; gereğinden fazla irileşmiş, yağ dokusunun bölgesel olarak toplandığı, deride bollaşma ve sarkma problemi olan vajinanın tüm estetik problemlerinin giderilmesi ve istenilen görünüme ulaştırılması için yapılan işlemlere verilen addır.

Barbie vajina terimi, kadın bedeninin güzelliğinin estetik görünüme en yakın olan Barbie oyuncak bebekleri ile ilişkilendirilmesinden doğmuştur. Vajinanın dümdüz, kıyafetlerden belirgin olmayan, sıkı ve kapalı görünümü halk arasında bu şekilde adlandırılmaya başlanmıştır.

Barbie Vajina Estetiği Nedir?

Barbie vajina estetiği nedir; diye bakıldığında bir dizi işlemden söz etmek mümkündür. Öncelikle tedavinin bireyin yaşadığı genital estetik problemlerine göre doktoru tarafından planlandığı bilinmelidir. Buna göre bireyin var olan estetik problemleri dikkate alınarak;

  • Labioplasti operayonu
  • Klitorisin fazla derisinin alınması
  • Liposuction ve yağ dolgusu gibi işlemler yapılmaktadır.

Labioplasti

Vajinanın dış kısmında yer alan büyük dudaklar ve bu yapının hemen altında bulunan küçük dudaklar tıpta Labium olarak adlandırılmaktadır. Bu yapıların bir jinekoloji operatörü tarafından yeniden şekillendirilerek estetik hale getirilmesi işlemine ise Labioplasti denilmektedir.

Dudakların doğum veya kilo değişimi gibi herhangi bir nedenden dolayı sarkması, deri fazlalığı ve şekil deformasyonuna uğramış olması gibi durumlarda birey bu tedaviyi yaptırabilir.

Barbie vajina tipi bir görünüm için yapılan labioplasti operasyonunda vajinanın iç dudaklarını tamamen örten ve klitorisin büyük kısmını kapatarak içine alan bir dış dudak yapısı yapılır ve iç dudaklar dümdüz dışarı sarkmayan bir hale getirilir.

Klitoris Estetiği

 

Bir bireye vajina estetiği operasyonu uygulanırken genellikle klitoris diğer yapılar küçültüldüğünde fazla öne çıkan ve deri fazlalığı olan bir görünüm kazanır. Estetik olmayan bu görünümü ortadan kaldırmak adına klitoris yapısının üstündeki fazla deri alınarak daha küçük bir form kazandırılır.

Klitorisin kadın cinselliğinde en önemli haz bölgesi olması sebebiyle kadınlar bu estetik işlemden ‘hazzın azalması’ ‘hissizlik oluşması’ gibi endişeye kapılırlar. Ancak işlem sadece deri dokusuna uygulanır. Kan damarları ve sinir doku bu uygulamadan zarar görmez.

Hatta aksine klitoris yapısı daha da ön plana çıktığı ve derisi inceldiği için cinsel hazda artış olacaktır.

barbie vajina

Liposuction ve Yağ Dolgusu

Estetik işlemlerin pek çoğunda liposuction ve yağ dolgusunun bir arada kullanıldığı ‘yağ transferi’ tekniği oldukça başarılı bir işlemdir.

Bu işlemde vajinanın üst bölgesinde birikmiş olan yağ dokusu alınarak bölge dümdüz bir hale getirilir. Ardından vajinanın daha ön plana çıkması ve dış dudakların iç dudakları kapatarak dolgun, dümdüz bir form kazanması için üst bölgeden alınan yağ dokusu bu kısma küçük miktarlarda enjekte edilir.

Bu uygulama sırasında kullanılan dolgu malzemesi bireyin kendi vücudundan elde edilen yağ dokusudur. İşlem genel anestezi altında yapılır ve 1 saat gibi kısa süreli bir operasyondur.

Uygulama sırasında mikro kanüller kullanıldığı için kişide ameliyat izi olmaz.

Barbie Tip Vajina Nasıldır?

Barbie vajina tipi; iç dudakların kısa ve düz olması, karşıdan bakıldığında görülmemesi, klitorisin ince ve çok az bir bölümünün görünür olmasıdır. Dış dudaklar düz, dolgun ve diğer yapıları örter biçimdedir. Vajinanın açıklığı tamamen kapalı durur.

Farklı pek çok toplumda en çok beğenilen vajina görüntüsüdür.

Barbie Vajina Estetiği Kimlere Yapılır?

  • Bireyin kendi vajina görünümünden hoşlanmaması
  • Kilo değişimleri nedeniyle dış ve iç dudaklarda sarkma
  • Doğum sonrası şekil deformasyonu
  • Vajina kaslarının genişlemiş olması
  • Cinsel hazda zamanla azalma meydana gelmiş olması
  • Klitoriste deri fazlalığı gibi problemlere sahip bireylere Barbie vajina estetiğiyapılabilir.

Bireyin sağlık koşullarının Barbie vajina ameliyatı için uygun olup olmadığı ilk muayene sonrası yapılan tetkikler ile belirlenmektedir. Bu sayede olası bir risk faktörü bireyin hekimi tarafından tespit edilir ve operasyon planı buna göre oluşturulur.

Barbie Vajina Estetiği Riskleri Nelerdir?

Bu operasyonu geçiren bireylerde ilk günler geçici birtakım belirtiler oluşabilir. Bu belirtiler kendiliğinden birkaç gün içerisinde iyileşir.

Operasyonun getirebileceği ciddi risk faktörleri muayene sonrası yapılan tetkikler ile operasyon öncesi dönemde tespit edilmektedir. Eğer riskli bir durum söz konusu ise bireyin doktoru işlemi yapmaktan vazgeçecektir. Bu nedenle; operasyon riskli olmayan, uzman doktor kontrolünde güvenle gerçekleştirilen bir tedavi metodudur. Var olan diğer risk unsurları tüm cerrahi işlemler için geçerlidir.

Barbie Vajina Estetiği Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Barbie vajina estetiği yaptıranlar, uygulama sonrası doktorlarının belirttiği tüm durumlara karşı dikkatli olmalıdır. Bu sayede iyileşme süreci konforlu ve komplikasyon gelişmesi açısından güvenli bir süreç haline gelecektir.

Uygulama sonrası ilk günler ağrı şikayeti olabilir. Bunun için bireyler doktorları tarafından kendilerine reçete edilen ağrı kesiciden başka bir ilaç kullanmamalıdır. Bazı ağrı kesiciler bu süreçte komplikasyonlara neden olabilir. Bu nedenle eğer başka bir ilaç kullanılmak isteniyorsa mutlaka öncesinde birey doktoruna danışmalıdır.

İlk günler ödem, kızarıklık ve morluk olabilir. Operasyon yapıldığı için dokular yavaş yavaş birbirlerine tutunurlar ve bu belirtiler kendiliğinden geçer. Ancak eğer belirtiler kötüleşiyorsa, iyileşmiyorsa, ödem miktarı çok ciddi boyuttaysa birey doktoruna danışmalıdır.

İşlemden sonra genellikle 4 hafta boyunca cinsel ilişkiye girilmemesi ve bölgeyi uyarıcı herhangi bir eylemde bulunmaması önerilir. Bu süre bireyden bireye değişiklik gösterebilir. Bu konuda bireyin doktoru kendisine bilgi verecektir.

İşlemden sonra sodyum oranı yüksek paketli gıdalar ve tuz tüketimi kısıtlanmalıdır. Ödemin artmasını engellemek için önemlidir.

Operasyon sonrası birkaç hafta alkol ve sigara tüketiminden uzak durulmalıdır. Aksi halde iyileşme gecikebilir ve ödem fazlalığı, kanama, enfeksiyon gibi komplikasyonlar gelişebilir.

İlk günler hafif kaşıntı, sıcağa ve soğuğa karşı duyarlılığın artması görülebilir. Bu belirtiler zamanla kaybolur.

Barbie Vajina Estetiği Fiyatları Nedir?

Barbie vajina estetiği fiyatları her bireyde farklılık göstermektedir. Bunun nedeni uygulamanın bireye özel olarak planlanmasıdır. Bu nedenle net bir fiyattan söz etmek mümkün olmamaktadır.

Tedavi öncesinde fiyat bilgisi ve tedavi hakkında merak edilen diğer sorular için kliniğimizin web sitesinde yer alan iletişim bilgilerimizi kullanabilirsiniz. Ardından hemen randevunuzu oluşturabilir ve doktorunuzun muayene bulgularınızı değerlendirerek sizin için uygun bir tedavi planı oluşturmasını sağlayabilirsiniz.

Düşük Yapma Belirtileri

Düşük Yapma Belirtileri

Hamileliğin ilk 24 haftalık sürecinde bebeğin aniden kaybedilmesi ve gebeliğin sonlanması düşük yapma olarak adlandırılmaktadır. İlk 3 aylık dönemde düşük ‘erken düşük’ olarak adlandırılır ve düşüklerin %15 – 20’si bu şekilde meydana gelmektedir.

12 – 24 haftalık süreçte ise durum geç düşük olarak adlandırılır. Nadiren ortaya çıkan bir durumdur. Genellikte kromozom anomalilerinden kaynaklanmaktadır.

Düşük Belirtileri

Hamile bir bireyin düşük yapma belirtileri şu şekildedir;

  • Karında veya bel bölgesinde kramp veya şiddetli ağrı
  • Vajinal lekelenme
  • Vajinal kanama
  • Vajinadan sıvı veya doku parçalarının gelmesi
  • Sırtta hafif düzeyde veya şiddetli ağrı
  • Ateş
  • Halsizlik
  • Mide bulantısı – kusma

Bu belirtilerin tamamı her bireyde görülmeyebilir veya görülme şiddeti farklı olabilmektedir. Bazen düşüğe işaret etmiyor da olabilir. Bu nedenle bu tür belirtiler sonrasında zaman kaybetmeden hemen jinekoloğa başvurulmalıdır.

Düşük Yapma Nedenleri

Hamilelik döneminde farklı nedenlere bağlı olarak düşük görülebilir. Genel olarak bu nedenler annede görülen;

  • Enfeksiyon
  • Kontrol altına alınmamış şeker hastalığı
  • Radyasyona maruz kalma
  • Yetersiz beslenme
  • Spermde DNA hasarı
  • Hormon bozuklukları
  • Rahim veya servikste görülen rahatsızlıklar (rahim ağzının gevşek olması, rahim yapısının anormal olması vb.)
  • Guatr gibi bazı sistemik hastalıklardır.

Ayrıca;

  • Bireyin 35 yaşından daha büyük olması (yaş arttıkça risk de orantılı olarak artar)
  • Daha önce art arda düşük yapmış olmak
  • Gebelikte sigara, alkol, madde kullanımı
  • Obezite veya çok zayıf olmak
  • Amniyosentez gibi İnvaziv Prenatal Test uygulamaları gibi durumlarda da düşük meydana gelebilir.

Kimyasal Gebelik

Kimyasal gebelik cinsel ilişkiden sonra döllenme olayının gerçekleşmiş olması ancak ilk 5 hafta içerisinde gebeliğin sonlandığı duruma verilen addır.

Gebelik kesesi henüz ultrasonda görülmeden gerçekleşirler. Oldukça erken dönemde gerçekleşen bu düşük çeşidinde birey düşük yaptığının farkında bile olmayabilir. Normal düşük belirtileri sırasında görülen halsizlik, yoğun ağrı, bulantı – kusma gibi belirtiler kimyasal gebelikte genellikte ortaya çıkmaz.

Kimyasal gebelik sırasında düşük yapma belirtileri:

  • Hafif karın ağrısı
  • Gebelik testinin pozitif olup 5 hafta içerisinde negatif sonuç vermesi
  • Adet kanamasının beklenenden erken gelmesi ve yoğun kanama olması
  • Kan testinde Beta HCG düzeyinde düşüş şeklindedir.

Diğer makalemiz olan hamilelikte kabızlık başlığına da göz atabilirsiniz. Mersin kadın doğum doktoru olan Özgü Keskin YILMAZ ile iletişim kanallarından ulaşarak randevu alabilirsiniz.

Evlilikte kan uyuşmazlığı

Kan Uyuşmazlığı Nedir?

Evlilikte kan uyuşmazlığı, eşlerin kan grupları arasında uygunsuzluk durumu olmasına verilen isimdir. A, B, AB ve 0 olmak üzere 4 farklı kan grubu türü bulunmaktadır. Buna ek olarak hepsinin kendi içinde yer alan RH değeri vardır. Bu da pozitif ya da negatif olma durumunu belirlemektedir. Uyuşmazlık ise çoğunlukla kadının RH negatif olduğu erkeğin ise RH pozitif olduğu senaryolarda ortaya çıkmaktadır. Böyle bir durumda bebeğin RH değeri negatif olursa bazı riskler ortaya çıkmaktadır. Çünkü gebelik esnasında anne vücudunda tepki olarak antikor üretimi gerçekleşmeye başlamaktadır. Dolayısıyla gebelik ve doğumda bebekte başta anemi olmak üzere farklı birçok rahatsızlık yaşanma olasılığı artış göstermektedir.

Kan Uyuşmazlığı Neden Olur?

Günümüzde evlenmek isteyen çiftlerden öncelikle sağlık raporu talep edilmektedir. Bu sayede kan testi de yapılmış olur. Eğer kan uyuşmazlığı tespit edilirse gebelik durumunda risk oluşmaması için kadın doğum doktoruna bu durum çift tarafından bildirilmelidir. Böylece gereken tedavi uygulanabilecek ve bebeğin sağlıklı bir şekilde doğması mümkün olacaktır. Her ne kadar raporlarda bu durum ortaya çıksa da evliliğe engel bir durum söz konusu değildir. Sadece çocuk sahibi olma kararı verildiğinde gerekli özenin gösterilmesi yeterli olmaktadır. Bunların yanı sıra kan uyuşmazlığı genetik yatkınlık gösteren bir problem türüdür. Böyle bir hastalıkla normal doğum veya diğer doğum yöntemleri ile doğan çocuk büyüyüp evlendiğinde kendi bebeğinde de benzer durumun yaşanma ihtimali oldukça yüksek oluyor.

Evlilikte kan uyuşmazlığı olması halinde genellikle ilk hamilelikte bir sorun yaşanması beklenmemektedir. Bu sorun daha çok diğer gebeliklerde ortaya çıkmaktadır. Bundan dolayı ebeveynlerin bu konuda son derece hassas davranması gereklidir. Kan uyuşmazlığı testinin yapıldığı bölüm hematoloji ve iç Hastalıkları şeklindedir. Hamile olunduğu anlaşıldığı andan itibaren kadın doğum uzmanı da dâhil olmak üzere kontrollere düzenli olarak gidilmesi tavsiye edilmektedir. Uyuşmazlık tespit edilen gebeliklere 5. ve 7. ay çok daha önemli hale gelmektedir. Doktorlar çoğunlukla tedaviyi sağlarken iğne yapılmasını tercih etmektedir. Bu iğnenin ismi ise RH immunoglobulin şeklinde geçmektedir. Uygulandığında annenin oluşturduğu antikorlar durdurulabilmektedir. Böylelikle bebekte ortaya çıkabilecek ve çok tehlikeli seviyelere gelebilen anemi riski önlenmiş olmaktadır.