Kızlık Zarı Dikimi (Hymenoplati) Sonrası Dikişler Ne Zaman Düşer?

Kızlık Zarı Dikimi Sonrası

Kadın ürogenital sistem anatomisinde vajinal açıklığın girişinde bulunan yapıya kızlık zarı denir. Halk içinde günümüze kadar gelen bazı inanışlar ve değerler nedeniyle kızlık zarı denilen bu yapıya çeşitli anlamlar yüklenmiştir. Kızlık zarı denince genelde akla gelen, ilk ilişki sonrası kanama yapan bir yapı olduğu bilgisidir. İlk ilişki sonrası kanama nedeniyle bu yapı bozulabilir ve belli şartlar altında tekrar eski haline getirilmesi mümkündür. Bazı hastalar, kadın hastalıkları ve doğum uzmanları arasında genital estetik konusunda tecrübeli olanlara bu yapının onarımı için başvurabilirler. Kızlık zarı dikimi Mersin gibi şehirlerde sık yapılan operasyonlardandır ve Mersin bu konuda çokça hasta sirkülasyonuna sahiptir.

Kızlık Zarı Nedir?

“Kızlık zarı dikimi nedir, kızlık zarı nasıl bir yapıdır, kızlık zarı nerede bulunur, kızlık zarı dikimi anlaşılır mı, kızlık zarı dikilince yine yırtılır mı?” gibi sorular hastalardan alınan benzer sorulardandır. Kızlık zarı operasyonu talep etmeden önce hastanın bu konuda bilinçlenmesi, kızlık zarının ne olduğu ve ne olmadığı bilinmelidir. Bu bilinçle operasyonu araştıran ve talep eden hastaların yaklaşımı da farklı olabilir.

Her kadında vajinal açıklığın 1-1,5 cm girişinde bulunması beklenen, embriyolojik bir doku kalıntısı olan yapıya hymen, yani kızlık zarı denir. Toplum içinde bazı yörelerde bekaret sembolü sayılan bu doku kalıntısı, Türkçeye geçtiği gibi kızlığı belirten bir zar yapısı kesinlikle değildir. Özellikle her kadında bulunması beklense de bu doku kalıntısı her kadında olmayabilir ya da kişilerde farklı yapılarda bulunabilir. Bazı kadınlarda esnek olabilirken, bazı kadınlarda daha sıkı olup vajinal duvarı çevreleyerek ilk ilişkide belirgin bir kanamaya yol açabilir. Esnek kızlık zarı penetrasyon ile hiç kanama yapmayabilir, bazı vakalarda ise vajinal açıklığı tamamen kapatan kızlık zarı adet kanamasına neden olabilir. Doğuştan gelen bozuklukları ya da sonrada oluşan deformasyonların uzman bir kadın ve doğum uzmanı tarafından düzeltilmesi mümkündür. Mersin kadın doğum hastalıkları branşında özellikle genital estetikte uzmanlaşmış hekimlerin hizmetini sunan şehirlerdendir.

Kızlık Zarı Neden Yırtılır?

Vajinal girişi kapatan ya da servikse yakın duvarları çevreleyen kızlık zarı, genişleme, incelme ya da yırtılma gibi durumlara maruz kalabilir. Kızlık zarının yırtılması olarak nitelendirilen bu durum belli şartlarda gerçekleşebilir. Penetrasyonun yanı sıra bazı nadir durumlar da kızlık zarında bozulma olabileceğini göstermiştir. Ani hareket ile perine bölgesine ya da vulvaya darbe alınması, mastürbasyon sonucu, vajinaya cisim sokulması, tampon gibi araçların yanlış kullanımı da kızlık zarına zarar verebilir. Bazı spor dalları bile bu durum için neden oluşturabilir. Hymenin yapısal farklılığı, kişiden kişiye değişen dayanıklılığı, esnek ya da sert olması nedeniyle bazı kadınlarda aynı aktivitede sorun yaratmazken, bazı kadınlarda hafif travma sonucu ile bile yırtılabilir. Bu nedenle sadece ilk cinsel ilişki ile bozulan kızlık zarı algısı yanlıştır. Kızlık zarının ilişki ya da travma sonucu yırtılması, hekim kontrolü ve istenirse kızlık zarı onarımı için kadın doğum doktoru Mersin ilinde çok sayıda ve uzman hekim seçenekleriyle bulunmaktadır.

Kızlık Zarı Dikimi Nasıl Yapılır?

Güncel ameliyat prosedürlerine göre kızlık zarı onarımı oldukça kolay bir işlem olup kısa sürer. Kalıcı ve geçici olarak yapılan tekniklerle hastanın talep ettiği şekilde işlem gerçekleştirilir. Genelde her Mersin kadın doğum uzmanı tarafından tercih edilen 2 yöntem mevcuttur: dikiş ile yapılan geçici onarım ya da flep tekniği ile kalıcı onarım. Bu iki yöntem arasındaki temel fark işlemin hasta vücudunda kalabilme süresidir.

Öncelikle bilinmelidir ki kızlık zarı dikimi için gerekli olan temel şart, kızlık zarından kalan mukozal doku kalıntılarının vajina girişinde bulunuyor olmasıdır. Bazı hastalarda doğuştan olmaması, bazı hastalarda birden fazla normal doğum, bazı hastalarda çok sayıda cinsel ilişki nedeniyle bu yapı bulunduğu yerde herhangi bir kalıntı bırakmamış olabilir. Bu durumda ameliyatı yapmak mümkün değildir. Ancak vajina duvarı çevresinde bulunan deforme hymen dokusunu onarmak mümkündür.

Ameliyatı yapmak için cinsel ilişkiden geçmesi gereken belli bir süre şartı yoktur. Dikiş ile yapılan kızlık zarı dikiminin en sık talep edilme nedeni, toplumsal bakış nedeniyle cinsel ilişkide kanama gelmesinin istenmesidir. Kızlık zarı, cerrahi dikişlerle büzülme suretiyle birleştirilir, ilişki sırasında dikişlerin açılması nedeniyle kanama gelir. Bu sayede kızlık zarı deforme olmadan önceki yapısal şekline gelmemiş olsa da, ilişkide kanama olması nedeniyle ilişkide karşı tarafın beklentisini karşılayacak bir nitelik kazanır. Ancak kızlık zarı dikiş yöntemi ile onarıldıktan sonra 1-7 gün içinde cinsel ilişkiye girilmesi şarttır. Çünkü dikişlerin tam olarak iyileşmeden açılması ile kanama gerçekleşir ve uzun süre sonra ilişkiye girilmesi bu yöntemde tavsiye edilemez. Bunun yanı sıra lazer tekniği ile geçici hymenoplasti de yapılabilir. Lazer tekniğinde herhangi bir dikiş olmayacağı için vajina daraltma işlemi de talep edilebilir.

Kalıcı kızlık zarı dikimi flep tekniği ile yapılır. Bu yöntem ise herhangi bir zaman kısıtlaması olmaksızın hastanın istediği zaman ilişkiye girdiğinde kanama olacağı şekilde yapılır. Yani operasyondan sonra 1 hafta ya da 1 yıl gibi bir sürede ilişkiye girilme şartı yoktur. Bu yöntemlerin talep edilme nedeni bekaret sembolü haline gelmiş kızlık zarının onarımı ile ilişki sırasında kanama gelmesi sayesinde psikolojik bir rahatlık olmasıdır.

Kızlık Zarı Onarımı Daha Sonra Anlaşılır mı?

Kızlık zarı yırtılması durumu ilişkiden 1 ay sonra uzman hekim tarafından bile anlaşılmaz. Aynı şekilde kızlık zarı dikimi serviks yönüne doğru dikişle yapıldığı için operasyon sonrası anlaşılmaz. Ayrıca hasta-hekim gizliliği ilkesi nedeniyle hastanın talebi doğrultusunda herhangi bir operasyonun 3. kişi ile paylaşılması kanunen mümkün değildir. Bu nedenle Mersin kadın doğum doktoruna başvuran hastaların bu konuda kaygısız olmaları tavsiye edilir.

Kızlık Zarı Dikimi Sonrası Dikişler Ne Zaman Düşer?

Kalıcı ve geçici kızlık zarı onarımı sonrası en çok sorulan sorulardan biri de dikişlerin en zaman düştüğüdür.  Bu operasyonlarda tercih edilen dikiş malzemesi vücuttaki dokularda iyileşmeyi takiben eriyen tipteki ipliklerdir. Bu nedenle genelde dikişlerin aldırılması gerekmez. Geçici kızlık zarı dikiminde zaten dikişlerin açılması ile kanama olması amaçlandığından dikişlerin düşmesi ya da alınması beklenmez. Kalıcı kızlık zarı onarımı sonrasında 7-10 gün içinde hafifi akıntı ve kaşınma olabilir. Normal olan bu belirti dikişlerin eridiğine işarettir. Yani iyileşme gerçekleşiyor demektir. Flep yöntemi ile yapılan operasyonlar sonrasında ilişkiden önce hekim kontrolü tavsiye edilir. Ayrıca operasyondan sonra hafif lekelenme tarzı kanama da beklenir. Ancak aşırı ağrı ve kanam olursa uzman ve tecrübeli bir jinekolog Mersin’de hastalar için hizmettedir ve genital estetik işlemleri için başvurulabilir.

Kızlık Zarı Dikimi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Kızlık zarı dikimi en fazla 45-50 dakika süren, genel ya da lokal anestezi altında yapılan operasyonlardır. Kalıcı ya da geçici yöntemlerle yapılan bu operasyonlarda bir cerrahi girişim söz konusu olduğu için belli tavsiyelere uyulması hastanın iyileşme sürecini kısaltır. Dikkat edilmesi gereken durumlar şöyle sıralanabilir:

  • Ayakta duş alınmalıdır. Hamam ve havuz kullanımı 4-6 hafta; denize girme gibi 3 hafta kısıtlanmalıdır.
  • Verilen ilaçlar kullanılmalıdır. Böylece enfeksiyon riski en aza düşürülür.
  • Tampon yerine hijyenik ped tercih edilmedir.
  • İşlemden sonra dar kıyafetler yerine geniş kıyafetler ve pamuklu, rahat iç çamaşırlar kullanılmalıdır.
  • Ani hareketler, ıkınma, öksürme gibi bölgeyi zorlayan hareketlerden kaçınılmalıdır.
  • Vajina duş yapılmamalıdır ve bölge temiz ve kuru tutulmalıdır.

Her hastanın durumuna, işlemin yöntemine ve anesteziye göre hymenoplasti operasyonu çeşitlenebilir. Bu da fiyata yansır. Bu nedenle kızlık zarı dikimi fiyatı Mersin ve diğer illerde oldukça geniş bir skalaya yayılabilir. Fiyat öğrenmek, kızlık zarı dikimi hakkına bilgi almak ve uzman bir hekime muayene olmak için kliğimizden randevu alabilirsiniz.

En Etkili Korunma Yöntemi Nedir?

en-etkili-korunma-yontemleri

Gebelikten korunma yöntemleri teknolojik ve cerrahi gelişmelerle artan seçenek sayısına sahiptir. Hem kadınlar hem de erkekler için korunma yöntemleri mevcuttur ve istenmeyen gebelikler için korunma sağlamak çiftler için bir gerekliliktir. Çünkü cinsel ilişki sırasında korunma yöntemlerine başvurmayan çiftler istenmeyen gebelikler ve bunun yarattığı sorunları, kürtaj gibi psikolojik olarak yıpratıcı süreçleri deneyimlemeden önce tedbir almalıdırlar. Ortak bir korunma yöntemine karar verilip bu konuda doktor tavsiyesi ile korunma sağlamak en doğru olandır. Hastalar bulunduğu şehirde ya da Mersin kadın doğum kliniklerinde konu hakkında gereken hizmeti alabilirler.

Korunma yöntemleri arasında hangisini seçeceğine karar vermek isteyen çiftlerin ilk sorduğu soru genellikle  “en etkili korunma yöntemi nedir?” olur. Bunun kesin cevabını çiftlerin kendilerini ve ilişki düzenlerini, en rahat hissettikleri yöntemi bularak ve güvenilir bir hekime danışarak bulabilirler. Bu alanda hizmet veren kadın doğum doktoru Mersin ve birçok büyükşehirde hizmet vermektedir.

Gebelikten Korunma Yöntemleri Neden Gerekir?

Çiftler eğer gebelik düşünülmüyorsa cinsel birliktelik yaşamadan önce korunmalıdırlar. Özellikle genç, yani doğurganlığın ve cinsel aktifliğin olduğu yaşlarda gebelikten korunma yöntemleri daha fazla önem kazanır. Genç çiftlerdeki yeterli üreme olgunluğuyla birlikte elverişli yumurta hücreleri ve kaliteli sperm döllenme için daha aktiftir. Korunma yöntemlerinin neden gerektiğini anlamak için ayrıca döllenmenin nasıl gerçekleştiğini de bilmek hastaların hangi yöntemi tercih edecekleri konusunda işe yarayabilir. Mersin kadın doğum doktoru seçenekleri çok geniş bir skalada, hastaların danışmanlık almak ve akıllarındaki tüm soruları sormak için hizmettedir.

Cinsel birleşme (pentrasyon) esnasında penisin vajinaya girmesi ile kayganlaşan vajina, ilk olarak hücrelerin teması ve spermin bu yoldan yumurtaya rahatça ulaşması için kimyasal bir ortam sağlar. Yeterli cinsel aktivite sonunda penisten çıkan ejekülat ürününün kadın vücuduna bırakılması ile sperm hücreleri hızla o ay atılacak yumurta hücresine ulaşmaya çalışır. Bu evrede rahim vajinal açıklığa bırakılan milyonlarca spermin rahim ağzını, rahmi, fallop tüplerini geçmesi gerekir. Eğer tüplerde o ay bırakılmış ve henüz atılmamış bir yumurta bulunuyorsa ilk ulaşan sperm döllenmeyi gerçekleştirir. Birkaç cümleyle özetlenecek bu işin olması 1-3 günü de bulabilir. Çünkü korunma sağlanmamış bir ortamda gerçekleşen cinsel ilişkide sperm hücreleri kadın vücudunda 72 saate kadar canlı kalabilir. Eğer yeterli korunma önlemi alınmışsa erkekten boşalan ejekülatın kadına temas etmesi ve genelik riskinin olması yüksek olasılıkla söz konusu değildir. Bu nedenle korunma yöntemleri planlı gebelik düşünülmediği takdirde gereklidir. Çiftlerin her ikisinin de en rahat bulacağı bir yöntemi seçerek gebelik ihtimalini minimalize etmeleri önerilir. Aksi halde beklenmeyen gebelikler ebeveynler için hazır olunmayan ortamda büyük sorumluluk yaratabilir. Bunun yanı sıra kürtaj ihtimali özellikle kadınlar için yıpratıcı bir psikolojik süreç ve fiziksel olarak da yeterince hazırlıksız bir müdahale demek olabilir. Doğru korunma yönteminin seçilmesi, partnerlerin en rahat şekilde cinsel ilişki yaşayabilecekleri korunma önlemini alması için doktor tavsiyesi oldukça işe yarar ve bu konuda uzman gözü de motive edici olabilir. Hastaların durumu danışarak güvenle tercih edecekleri yöntemler için Mersin kadın doğum doktorları hizmet vermektedir.

Korunma Yöntemleri Nelerdir?

Gebelikten korunma yöntemleri denince sadece kadınlar için var olan ve buna göre tasarlanmış araçlar düşünülmesi yanlıştır. Gebelikten korunma hem kadın hem erkekler için olan, ayrıca çiftlerin ortak fikri ile alınması gereken önlemlerdir. Bu nedenle korunma yöntemlerini erkekler ve kadınlar için korunma yöntemleri olarak ayırmak mümkündür.

Kadınlar İçin Korunma Yöntemleri

Rahim için spiral (rahim içi araç)/RİA: Rahim içine takılan bakır ve T şeklinde bir metal ile sperm hücrelerinin yumurtaya ulaşması engellenir. Bakır, spermin hareketlerini azaltan bir elementtir. Bazı formlarında bakır metali kullanmak yerine T harfinin her 2 ucundan progesteron hormonu salgılayan sistemde hormonal korunma sağlanır.

İmplant: Üst kolun iç kısmına takılan bir küçük çip yardımıyla hormonal olarak korunma sağlanır. Progesteron içerir ve uzun yıllar korunma sağlar.

Aylık iğneler: 3 aylık ya da 2 aylık düzende kas içine (intramusküler) uygulanan enjeksiyon ile hormonal korunma sağlar. İkisi arasındaki fark sadece progesteron veya progestron-östrojen olarak içeriğinin değişmesidir.

Hap: Doğum kontrol hapları düzenli kullanım gerektiren, hormon takviyesi ile döllenmeyi engelleyen içeriğe sahiptir. Bir acil korunma yöntemi olan ertesi gün hapı ile karıştırılmamalıdır.

Emzirme: Kadınlarda doğal bir korunma yöntemi sağlayan emzirme doğumdan sonraki 6 ayda etkilidir. Annede menstural dönem devam eder ama gebelik oluşmaz. Anne ve bebek sağlığının takibi, doğru gebelikten korunma yöntemine başvurmak için Mersin’de en iyi kadın doğum doktoru seçeneklerinden istediğinizi tercih edebilirsiniz.

Vajinal kondom: Erkeklerde kondom kullanımı sıkça bilinse de kadın kondomu da bilinen ve kullanımı yaygınlaşan bir üründür. İlişkiden önce vajinaya yerleştirilen, vajina duvarlarını ve vajinal açıklığı kapatan lateks bir üründür.

Diyafram: Vajina içine ilişki öncesinde yerleştirilerek vajinal girişi kapatmaya yarayan kubbe şeklinde materyaldir.

Spermisid: İlişkiden birkaç dakika önce vajinal girişe uygulanan kremsi ya da kapsül şeklinde spermisidler sperm hareketini kimyasal olarak geciktirir ve döllenmeyi engeller.

Tüp ligasyonu: Kadınlarda yumurtanın rahme ulaşmasını sağlayan fallop tüplerinin bağlanması işlemidir. Tamamen korunma sağlar ve yeterli çocuk sayısın ulaştığını düşünen ya da gebelik istemeyen çiftlerin tercihidir. Bu cerrahi işlem için mutlaka uzman bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması gerekir. Mersin jinekolog ve jinekoloji klinikleri açısından bu operasyon için güvenilir seçenekleri barındırır.

Takvim yöntemi: Menstural döngünün takvimsel olarak takip edilmesiyle cinsel ilişki için döllenme şansının en az olduğu zamanlar hesaplanarak yapılan bir korunma şeklidir. Ancak koruma oranı yüksek değildir.

Erkekler İçin Korunma Yöntemleri

Vazektomi: Cerrahi bir yöntem olan vazektomi, erkeklerde sperm kanalının tamamen bağlanmasıyla yapılır. Bu yöntem genelde farklı sağlık sorunları altta yattığında ya da çocuk istemeyen çiftlerde kullanılır.

Kondom: En sık kullanılan doğum kontrol yöntemi olan kondom ya da prezervatifler hem yüksek koruma sağlar hem de ulaşılması kolaydır. Kondom içeriğindeki lateks maddesine alerji olması gibi durumlar dışında güvenle kullanılabilir. Ayrıca cinsel yolla bulaşan hastalıkların çoğuna karşı da koruyucudur.

Geri çekme: Bu yöntem düşük koruma oranı sağlasa da korunma yöntemlerinde yeterli bilincin olmadığı toplumlarda başvurulan bir yöntemdir. Erkeğin boşamadan önce penisi geri çekmesiyle sağlanır. Ancak ilişki sırasında tam boşalmadan önce de sperm hücreleri dişi vücuduna az da olsa geçebilir ve bu yöntem cinsel yolla bulaşan hastalıklar için savunmasız kılar.

En Etkili Gebelikten Korunma Yöntemi Nedir?

Çiftlerin Mersin kadın doğum uzmanı arayışında en çok sordukları soru “en etkili yöntem nedir?” sorudur. Bu soruya kesin bir cevap vermek için öncelikle ilişkide nasıl rahat edeceklerini bilmeleri, daha önce gebelik olup olmadığı ya da daha sonra gebelik düşünülüp düşünülmediği değerlendirilmelidir. Yani hastaların güvenle başvuracakları ve tavsiye alacakları kliniğe gitmeden önce kendi aralarında bunlara yanıt bulmaları yardımcı olabilir. Bu alanda kadınlar adına hizmet veren branş olan kadın doğum Mersin ve çevre illerde çok sayıda başarılı hekimlerle faaliyet sürdürür.

Gebelik Takibi ve Korunma Yöntemleri İçin Doğru Doktor Seçimi

Korunma yöntemleri konusunda danışmanlık veren kliniklerin hangisi olduğu konusunda hastalar çıkmaza düşebilir. Bu alanda öncelikle kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının takipte olduğu bilinmelidir. Çünkü korunma yöntemleri hem kadınlar hem erkekler için olsa da çoğunluklar kadın vücudu için tasarlanan araçlar sayesinde sağlanır. Bu nedenle kadınların muayene olup en doğru ve sağlıklı seçimi yapmaları gerekir. Korunma yöntemleri içinden en etkili ve doğru olanı için başvurulması gereken jinekologlar ve pek çok ilde hizmet verir. Hastanın rahat ve güvende hissedeceği bir klinikte sorunlarını ve isteklerini anlatarak doğru öykünün alınması sonucunda doğru danışmanlığın verilmesi mümkündür.

Kürtaj Ne Zaman Yapılır?

Halk arasında “çocuk aldırma” işlemi olarak bilinen kürtaj, Fransızca kökenli bir kelimedir ve anlamı “kazımak ”tır. Aslında bu işlemde rahim iç tabakasında istenmeyen materyaller bir nevi kazınarak alınır. Bu nedenle sadece bebek aldırmak için sınırlı olmayan kürtaj, daha pek çok tedavi ve tanı için araçtır. Son zamanlarda artan ucuz yolla kürtaj arayışı hem olmayan sağlık sorunlarının doğmasına hem de hastanın anormal ağrılar yaşamasına neden olur. Bu nedenle kürtaj için iyice araştırma yapıp güvenilir doktor seçmek çok önemlidir. Bu konuda uzman alan olan kadın doğum Mersin ilinde klinikler bünyesinde hizmet veren pek çok seçeneğe sahiptir.

Kürtaj Nedir?

Kürtaj işlemini anlamak için işlemin gerçekleşeceği organ yapısını bilmek gerekebilir. Normal bir döllenmede yumurtalıklardan tüplere geçen yumurta sperm ile karşılaşırsa burada döllenir. Birkaç günde hücre artışı yaşayan zigot rahme gelir ve rahimin 3 tabakasından en içteki endometriyuma tutunur. Küçük bir yapışma ile gebelik implantasyonu olur ve gebelik pozitif değerleri kadında görülmeye başlanır. Yani gebelik ya da herhangi bir patolojide rahim iç tabakasında oluşan materyal kürtaj işlemi ile alınabilir. İşlem kısa sürer ve bazı hastada anestezi gerektirmeyebilir.

Kürtaj Nasıl Yapılır?

Hastanın öyküsü alınır ve cerrahi prosedürün neden gerektiğine karar verilerek hasta için doğru zaman planlanır. Operasyon gerçekleştirilmeden önce ultrason ile rahim görüntülenir ve işlemin uygulanacağı alan kontrol edilir. Hasta operasyon masasına alınır ve isteğine göre anestezi uygulanır. Bazı hastalarda genel anestezi, bazı hastalarda lokal anestezi duruma göre tercih edilebilir. Damar yolu ile verilen anestezi ile birkaç dakikada hasta uyur ve işleme hazırlanır. Rahim ağzına antiseptik solüsyon uygulanır. Spekulum denen araç ile rahim ağzı açılır. Spekulum metal ya da plastik olabilir. Plastik ve şeffaf spekulumlar rahim ağzındaki dokuları görmek konusunda daha elverişli olduğu için daha sık tercih edilir. Son zamanlarda en fazla negatif basınç ile rahimdeki dokuları çeken vakum yöntemi tercih edilir. Eskiden metal küret ile kazıma yapılan işlemde kanama ve işlem sonrası ağrı riski yüksekti. Günümüzde daha minimal araçlara minimum riskle bu işlem tamamlanabilir. Küçük bir kanül yardımıyla rahim ağzında oluşan açıklıktan içeriye sokulan alet ile rahimdeki istenmeyen materyaller temizlenir. İşlem tamamlandıktan sonra ultrason ile son kontrol yapılır. Operasyondan sonra bir süre pembe lekelenmeler olabilir ve buna hafif sızılar eşlik edebilir. Normal olan bu süreci hemen atlatmak için doktor ile iletişimde kalmak ve tavsiyelere uymak önerilir. Hasta hekim ilişkisi bu hassas operasyonlarda daha fazla değer kazanır ve bu iletişim sağlam bir temel üzerinde olmalıdır. Mersin kadın hastalıkları uzmanı konusunda hastaya güven veren seçenekleri barındıran illerdendir.

Kürtaj Hangi Durumlarda Yapılır?

En sık karşılaşılan bilgi eksikliği kürtajın sadece gebelik sonlandırmada başvurulan bir yöntem olduğuna dairdir. Ancak kürtaj gebelik dışında da tedavi ve tanıda uygulanan pratik yöntemlerden biridir. Bu durumlardan en sık karşılaşılanları şöyledir:

  • Mensturasyon dışı kanamaların tespiti için probe kürtaj
  • Abortus nedeniyle rahim temizlenmesi için revizyon kürtaj
  • Endorservikal tarama gereği ile biyopsi amacıyla yapılan kürtaj fraksiyonel kürtaj
  • Doğum sonrası rahim içi plasenta temizlenmesi için boom kütaj
  • Menopoz dönemi kadınlarda tarama için pipelle kürtaj

Görüldüğü gibi kürtaj çeşitleri hastanın durumuna ve kliniğine göre değişebilir ve farklı yöntemler kullanılabilir. Kürtaj işlemi geçmiş teknolojilerdeki gibi ağrılı, kanamalı ve sonraki gebeliklerde risk oluşturan bir işlem değildir. Hastanın rahminde ya da rahim ağzında iz bırakmaz. Güvenilir ve tecrübeli ellerde yapıldığında komplikasyon riski neredeyse yoktur. Ancak bu konuda uzman olmayan kişilerce merdivenaltı olarak uygulanan operasyonlar, rahim perforasyonu denen delinme durumu oluşturabilir ve hasta için risktir. Tecrübeli hekimlerin elinde kürtaj işlemi 10-15 dakikada yapılır ve hasta aynı gün dinlenip ertesi gün hayatına rahatça devam edebilir. Güvendiğiniz bir kadın doğum doktoru Mersin başta olmak üzere pek çok şehirdeki klinikte hizmet verebilir.

Kürtajdan Önce Neler Yapılmalıdır?

Basit bir işlem de olsa cerrahi prosedürlerce yapıldığı için kürtajdan önce dikkat edilmesi gereken durumlar vardır. Bunlar hem hekimin işini kolaylaştırır hem de hastanın iyileşme sürecine katkı sağlar. Kürtaj öncesi dikkat edilmesi gerekenler ile operasyon hemen ve ağrısız yapılabilir:

  • İşlem öncesinde 4-5 saat aç olunmalıdır. Aynı şekilde su ve sıvı tüketimi de 4 saat önce kesilmelidir.
  • Sigara içiliyorsa 1 gün önce bırakılmalıdır. Sigara kanamayı arttırabilir.
  • Aspirin gibi kan sulandırıcı ve kanama tetikleyici ilaçlar alınmamalıdır.

Kürtajdan Sonra Nelere Dikkat Edilmelidir?

Kürtajdan önce olduğu gibi kürtaj sonrası da dikkat edilmesi gerekenler vardır ve iyileşme sürecii hızlandırmak, komplikasyonlara engel olmak için bunlara uyulması şarttır.

  • Hekimin reçete ettiği ilaçlar ve ağrı kesiciler dışında kesinlikle ilaç kullanılmamalıdır.
  • Vajina temizliği önemlidir. Operasyon sonrası olası enfeksiyon riski için bölge temiz ve yeteri kadar kuru olmalıdır.
  • Enfeksiyon ihtimaline karşı havuz, deniz ve küvet gibi suyun devir daim olduğu alanlardan kaçınılmalıdır. Ayakta duş alınabilir.
  • Kürtaj sonrası hafif kanamalar olabilir, normaldir ve hijyenik ped kullanılabilir. Operasyon sonrası ilk adet süresi değişebilir. Genelde 40 gün sonra ilk adet kanaması görülür. Tampon kullanılması tavsiye edilmez.
  • Operasyon sonrası cinsel ilişki de ağrı ve enfeksiyon riski oluşturabilir. 7-10 gün süreyle cinsel ilişkiye ara verilmelidir.
  • Operasyon sonrası doktor kontrolü 1 hafta sonradır.

Kürtajın Türkiye’de Yasal Durumu

Kürtaj işlemi başarılı ve tecrübeli bir hekim tarafından yapılmamışsa kısırlık ihtimali yoktur. Rahim delinmesi, yapışması, ciddi enfeksiyon olursa sonraki gebelik ihtimalleri için sorun yaratabilir. Bu nedenle Mersin kadın doğum alanında uzman hekimlerle hastalar için hizmet veren, muayene olan hastalar tarafından da tavsiye edilen doktorlara sahiptir. Türkiye’de kürtajın yasal olma hali kürtajın yapılma nedenine göre değişebilir. Genelde yasallık sorgusu istemle gebelik sonlandırma işlemi için konuşulur. Gebelik sonlandırma işleminde 10 haftaya kadar kanunen izin vardır. Evli çiftlerde anne ve baba onayı ile, evli olmayanlarda sadece anne onayı ile gebelik sonlandırma mümkündür. Tabii ki bu hassas konu için de doğru kliniği bulmak ve doğru operasyonun gerçekleşmesi hastalar için en önemli hedeftir. Mersin kadın doğum doktoru açısından uzman hekimleriyle yasal çerçevede ve doğru prosedürde bu işlemin ve diğer kadın hastalıklarının tedavisinin gerçekleştiği klinikleri barındırır.

Kürtaj olmak, aklınızdaki diğer tüm soruları hasta-hekim gizlilik ilkesi altında sormak, muayene olmak ve isterseniz tedavi süreci için araştırma yapabilir, Mersin kadın doğum doktor seçenekleri içinden istediğinizi düşünebilirsiniz.

Genital Bölge Estetiği Nasıl Yapılır?

Kadınlar için estetik olanları bulmak ve kendi vücudunda da estetik olanı sağlamak çok önemlidir. Estetik bir görsel erkekler için de önemli olsa da kadın vücudunun doğada daha fazla yansıması olduğundan, bu konuya verilen önem daha farklıdır. Kadınlar kendi vücudunda da beğenmediği yerleri değiştirmek ya da düzeltmek isterler. Bu noktada yüzden genital bölgeye kadar hastaların isteklerine göre şekillenen estetik işlemler uygulanır. Genital bölge estetiği de son zamanların artan talep oranıyla çeşitlenen estetik işlemlerine verilen genel isimdir. Genital estetik işlemi her kadının istediği şekilde, genital bölge yapısıyla planlanan bir cerrahi işlemdir. Genellikle labioplasti olarak anılır, ancak labioplasti estetik işlemler içinde bir operasyon şeklidir. Genital bölge estetiği labioplasti ile sınırlı değildir. Genital bölge ile ilgili diğer estetik operasyonları ve labioplasti ameliyatı Mersin gibi büyük şehirlerde uygulanan cerrahi işlemlerdir.

Genital Bölge Estetiği Nedir?

Hem kadın vücudunda hem de erkek vücudunda doğuştan olan ya da yaşa bağlı bozulmalar olabilir. Bu durum normaldir ve estetik operasyonları ile düzeltilmesi mümkündür. Kadınlarda meydana gelen genital bölge değişimi daha sık görülür. Gebelik, doğum ve menopoz döneminde vücut elastikiyetini sağlayan eşey hormonların minimum düzeye inmesi ile kadınlarda oluşan sarkma, yıpranma, renk değişmeleri, deri katlantıları gibi defektlar daha sık olur. Genital bölge estetiği kadın genital organlarını kapsayan, yaşam konforunu azaltan ya da estetik görüntüye engel olan durumların değiştirilmesi ve düzeltilmesine olanak verir. Genital estetik operasyonlarını yapan kadın doğum doktoru Mersin gibi Türkiye’nin önde gelen illerinde hizmet verir.

Genital Bölge Estetiği Neden Yapılır?

Estetik işlemleri, düşünülenin aksine her zaman görüntüyü iyileştirmek için yapılmaz. Kişinin istediği yapıda, kendine ve partnerine güzel görünecek bir genital bölge sahibi olmak istemesi genellikle sık olan taleplerdendir. Ancak genital bölge düzeltme işlemlerinde hastanın hayat konforunu ciddi şekilde etkileyen sebepler de olabilir. Bunlar Mersin kadın doğum kliniklerine başvuru nedenidir:

  • Dar kıyafetler giyildiğinde ön genital bölgedeki pubis kemiğin hacimli yapısının kötü bir görüntüye neden olması ve kişinin kendi bedeninde büyük kıyafet ve iç çamaşırı tercih etmesi
  • Dış dudaklarda ya da iç dudaklarda sarkma nedeniyle sürtünme yaşanması ve yürürken bile olan acı hissi
  • Dudaklarda büyüme nedeniyle cinsel ilişkide penisin sürtünmesi ile oluşan orgazm olamama hali
  • Vajina genişlemesi ya da vajinanın geniş olması nedeniyle cinsel ilişkide his kaybı
  • Bikini ve iç çamaşırından belli olan sarkık iç dudaklar
  • Dudaklardaki hipertofik durumun klitoris üzerine katlantı oluşturmasıyla cinsel ilişkide zevk alamama
  • Doğum sonrası oluşan dudak sarkmaları
  • Doğum ile meydana gelen vajina yırtılması
  • Ağda, jilet kullanımı ile genital bölgede kararma

Genital Bölge Estetiği Çeşitleri Nelerdir?

Genital bölge estetik işlemleri hastanın durumuna ve istenen işleme göre çeşitlenir. Bazı işlemlerde lokal anestezi tercih edilirken, bazı işlemler daha uzun süren cerrahi operasyon olduğu için genel anestezi altında yapılır. En sık yapılan genital bölge estetiği şunlardır:

Labioplasti: İç dudalar (labrum minus) ve dış dudaklar (labrum majus) yapısında sarkma ve büyüme olabilir. Cerrahi kesi ile bu dudaklar küçültülür. İç dudakların dış dudakları kapatması ya da dış dudaklardaki büyümenin dışarıdan belli olması sorununun önüne geçilir.

Vajinoplasti: Çeşitli nedenlerle vajinal açıklıkta genişleme olabilir ya da vajina açıklık doğuştan geniş olabilir. Son zamanlarda lazerle de yapılan bu işlemde vajinal açıklık daraltılır.

Vajina beyazlatma: Vajina beyazlatma işlemi aslında mons pubis, iç ve dış dudaklarda ya da perineal alanda yapılan bir işlemdir. Hastanın genital bölgesine lokal anestezi ile yoğun lazer ışıkları verilir. Yaklaşık 1 ay sonra belirgin renk açılması gözlenir.

Perinoplasti: Özellikle doğumda oluşan makat ile vajinal açıklık arası yırtılma kişide ciddi konfor bozukluğu yaşatır. bu durum tuvalet ihtiyacını giderememe nedeni bile olabilir. Vajina ile makat arası perineum denen alanda düzeltme işlemi perineoplastidir.

Hoodoplasti: Vulvada klitoris üzerindeki deri katlantıları cinsel ilişkide orgazm sorunu olabilir. Bu bölgedeki fazla dokuyu alarak yapılan işlemde herhangi bir iz kalmadan genital bölge daha estetik görünür.

Hymenoplasti: Hymen denen, vajinal giriş içinden 3-5 cm uzaklıkta olan doku fazlalığını onarmak için yapılan bir estetik işlemidir. Halk arasında “kızlık zarı dikimi” olarak bilinir.

Mersin labioplasti, hyemnoplasti, hoodoplasti, vajina daraltma ve beyazlatma, perinoplasti operasyonları için sıkça tercih edilen şehirlerden biridir. Bu işlemler için hastalara hizmet veren alan olan kadın doğum Mersin gibi büyük şehirlerde onlarca klinik seçeneği ile hastaları bekler.

Genital Bölge Estetiği Kimlere Yapılır?

Genital bölge estetiği için herhangi bir yaş kısıtlaması, hastanın evli ya da bekar olma durumu, estetik ameliyat tercih nedeni sorgulanmaz. Bu işlemelere ihtiyacı olduğunu düşünen, muayene sonucunda operasyon için hazır olan hastalara işlem yapılabilir. Ancak ergenlik sonuna kadar özellikle genital bölge gelişimi devam ettiği için bu hastalarda hekim muayenesi ve tecrübeli hekim seçimi şarttır. Hastaların bulunduğu yerde konuyla ilgili araştırma yapıp hekim seçmeden önce tavsiyeleri okuması işe yarayabilir. Daha sonra Mersin kadın hastalıkları uzmanı tarafından hizmet veren başarılı ve tecrübeli kliniklerden randevu alabilir, muayene olabilirsiniz.

Genital Bölge Estetiği Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Genital estetik işlemleri kısa süren ya da birkaç dakikada biten, genel veya lokal anestezi ile tamamlanan çok çeşitli prosedürlerdir. Bu nedenle her ameliyatın yaklaşımı farklıdır. Hastalar işlem sonrası hekimini dinlemeli, bulunduğu ilde ya da Mersin kadın doğum doktoru seçeneklerinden ameliyatını gerçekleştiren kliniğe kontrol muayenesi için mutlaka aralıklarla gitmelidir. Bu sayede operasyon sonrası komplikasyon riski kontrol altına alınır, iyileşme takip edilir. Cerrahi operasyonlar sonrasında hastaların yapması gerekenler şöyledir:

  • Genital hijyene normalden daha fazla dikkat edilmelidir. Vajina daima temiz ve kuru olmalıdır. Ameliyat sonrası enfeksiyona açık bölge dikkatle temizlenmelidir.
  • Ameliyat sonrası bölgede hafif kanama, ağrı ve ödem oluşabilir. Hastalar genellikle 2. hafta sonunda belirgin iyileşme gösterir. 6 hafta sonunda istenen sonuca tam olarak ulaşılır.
  • En az 6 hafta kadar cinsel ilişkiden kaçınılması tavsiye edilir.
  • Ameliyat sonrası ağır fiziksel egzersiz yapılmamalıdır. 2. hafta sonunda küçük egzersizlere başlanabilir.
  • Deniz ve havuz gibi çoklu kullanım alanlarından kaçınılmalıdır, ayakta duş önerilir.
  • Ameliyat sonunda genellikle eriyen dikişler kullanılır ve 3 haftada dikişler erir. Farklı bir durumda doktor kontrolü ile takip yapılır.
  • Ameliyattan sonra sadece hekimin reçete ettiği ilaç ve ağrı kesiciler kullanılmalıdır

Genital bölge estetiği için güvendiğiniz, alanında başarılı ve tecrübeli bir hekime muayene olmak her hastanın talep ettiğidir. Bu nedenle genital estetik alanında uzmanlaşmış ve hastalar tarafından tavsiye edilen cerrah ve kinik seçimi çok önemlidir. Siz de Mersin kadın doğum doktoru seçenekleri içinden istediğiniz hekime muayene olabilir, estetik işlemi ile istediğiniz görünüme ve konfora ulaşabilirsiniz.

POLİKİSTİK OVER SENDROMU OLANLAR HAMİLE KALABİLİR Mİ?

Polikistik Over Sendromu Olanlar Hamile Kalabilir Mi?

Kadınlarda en sık sorulan ve merak edilen hastalıklardan biri olan polikistik over sendromu hormonal bir hastalıktır. Toplum içinde görülme sıklığı %6.5 ile 8 arasında değişir. Yani neredeyse 10 kadından 1’inde görülen bu durum kontrol edilebilir ve tedavisi mümkün bir hastalıktır. Üreme çağındaki kadınlarda gebelik, kısırlık, akne ve cilt problemleri, kıllanma gibi soruna neden olan polikistik over sendromunun oluşum nedeni tam olarak bilinmemektedir. Halk arasında ve literatür kısalmalarında PKOS olarak geçen sendrom kontrol altına alınmadığında hastaların konforunu ciddi düzeyde engelleyebilir. Kadın hastalıkları alanında tecrübeli bir hekim tarafından destek almak ve tedavi seçeneklerini öğrenmek için Mersin kadın doğum doktoru konusunda çok iyi seçenekleri barındıran bir şehirdir.

Polikistik Over Sendromu Nedir?

Kadınlarda bulunan üreme organları karından başlayarak yumurtalıklar (overler), tüpler (fallop tüpleri), rahim (uterus), rahim ağzı (serviks), vajina olarak devam eder. Polikistik over durumunda yumurtalıklarda birden fazla ve farklı boyutlarda kistler oluşur. Her adet döneminde yumurtalıklarda oluşan sekonder oosit öncelikle yumurtalığa yerleşir. Burada belli bir süre bekleyen oosit adet kanamasında atılmak üzere tüpe ve sonra rahime gider. Döllenemediği için rahim iç tabakasına tutunmayan yumurta vajinal yolla atılır. Bu süreçte yumurtalıklarda var olan ve kadında henüz anne karnındayken olan yumurta depoları bulunur. Ancak polikistik overde kistler yumurtalıkta alan kapladığı için sekonder oositler burada yerleşim gösteremez. Bu durum hormonal bir bozukluktur. Polikistik over gösteren her yumurtalık, polikistik over sendromuna neden olmaz. Polikistik over sendromu, klinik belirtiler gösterip hastaya konfor engeli oluşturduğunda tanı alabilir. Yani her polikistik overli birey polikistik over sendromu yaşıyor olmayabilir. Kadın doğum doktoru Mersin ili başta olmak üzere Türkiye’nin neredeyse her şehrinde hizmet veren bu alanda yardımcı olacak doktordur.

Polikistik Over Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Hastada bazı belirtilerle ortaya çıkan sendromun etiyolojisi tam olrak bilinmemektedir. Ancak kadındaki eşey hormonları olan östrojen, progesteron ve androjendeki oransızlık nedeniyle oluştuğu bilinir. Genetik yatkınlık bu hastalıkta araştırılanlar arasındadır. En önemli belirtiler adet düzensizliği üzerindedir. Polikistik overin neden olduğu durumlar ve hastalığın belirtileri aşağıdaki gibidir:

  • Düzensiz adet olma
  • Kadınlarda erkek tipi kıllanma
  • Hücrelere insülin bağlanmasında yetersizlik ve buna bağlı insülin direnci
  • Kısırlık
  • Ciltte renk koyulaşması
  • Erkek tipi kıllana
  • Hızla kilo alma ve kilo vermede zorluk
  • Kalp hastalığı riskleri
  • Ruhsal bozukluklar ve duygu durum değişiklikleri
  • Akne ve sivilce problemi
  • Erkek tipi saç dökülmesi
  • Yağlı cilt

Polikistik Over Sendromu Muayenesi Nasıl Yapılır?

Öncelikle hastanın öyküsü sorularak genel fiziki muayene bulgularına bakılır. Daha sonra testler istenir ve ultrason ile görüntüleme sayesinde kesin tanı konulabilir. İlk adet görme yaşı, güncel yaşı, cinsel aktifliği ve gebelik isteyip istemediği, kilo ölçümü, kan şekeri seviyesi, hormon testleri muayene ve tanıda yardımcıdır. Muayenede batın ultrasonu ya da transvajinal ultrason ile yumurtalıklar izlenebilir. Sendrom genç kızlarda ya da menopoz yaşındaki kadınlarda da görülebilir ve görülme yaş skalası geniştir. Bu nedenle güvenilir bir hekim sendromu yaşayan kadınlar için yol gösterici olur ve doğru tedavi imkanı verir. Mersin kadın doğum hastalıkları alanında tecrübeli hastalar tarafından sıkça talep gören klinikleri barındıran şehirler arasındadır. Doğru tedavi modeli ve hassas hasta hekim ilişkisi için en iyi araştıra ile doktor seçimi yapılması her zaman doğru olandır.

Polikistik Over Sendromu Tedavisi Nasıl Olur?

Kadın hastalıklarında neredeyse 10’da 1 görülme sıklığı olan polikistik over sendromu hastaların yaşam konforunu ciddi şekilde etkileyebilir. Ancak hastalığın oluşma nedeni kesin olarak bilinmediği gibi hastalığın net bir tedavi şekli de olmayabilir. Hastaya ve şikayetlerine göre semptom giderici özgül tedavi modelleri vardır. Yumurtalıklardaki çoklu kistler görüldüğünde ve fiziki muayene bulgularıyla eşleşen kan testleri de pozitif sonuç veriyorsa hastaya sendrom tanısı konur, tedavi planlanır. Öncelikle hormon düzeyleri normale getirilmelidir. PKOS hastalarında genellikle hiperandrojenizm denen durum oluşur ve androjen hormonu yüksektir. Doğum kontrol ilaçları bunun için reçete edilebilir. Hormon düzensizlikleri insülin bağlamasını da engellediği için hastada kilo artışı ve yağlanma görülür. Bu nedenle doğru diyet ve egzersiz önemlidir. Kıllanma artışı ilaçlarla birlikte azalacağı gibi lazer epilasyon da tavsiye edilebilir. PKOS, ileri yaşlarda kalp hastalıkları ve diyabet tetiklediği için hastanın yaşam tarzı oldukça önemlidir. Mersin kadın hastalıkları uzmanı ve PKOS konusuna tecrübeli hekimlerle bilinen şehirlerdendir. Hastalar tarafından rağbet gören kliniklerde, deneyimi olan hekimlere muayene olup destek almak da kısa sürede tedavi için yardımcıdır.

Polikistik Over Sendromu Kısır Yapar mı?

Sendrom tanısı konan kadınların ilk sorduğu sorular arasında “polikistik over sendromu kısır (infertilite) yapar mı?” sorusu da yer alır. Yumurtlamayı baskıladığı ya da düzensizleştirdiği için bu sendromda kısırlık bir olasılık olabilir. Ancak hastaların kesinlikle gebe kalamayacağını söylemek tedavi prosedürlerini reddetmek ve bilimsel yaklaşımdan uzak olmak demektir. Doğru ve güvenilir hekimlerde tedavi ve takip edilen kadın hastalar bazen kendiliğinden bazen tedavi sonucunda, bazen de tüp bebek gibi dışarıdan müdahalelerle gebe kalabilir. İlerleyen ve müdahale edilmemiş durumlarda geri dönüşsüz kısırlık ihtimali olsa da bu durum çok nadir görülür. Mersin kadın doğum doktor seçenekleri arasından araştırma yaparak rahatça tedavi imkanı olduğunu düşündüğünüz, güveneceğiniz ve tecrübeleriyle yüksek başarı oranı kazanmış hekimler ile istediğiniz tedavi sonucunu siz de elde edebilirsiniz.

Polikistik Over Sendromu ve Kıllanma

Polkistik over sendromu ve kıllanma durumu hastaları en çok etkileyen ve konfora engel olan durumlardandır. Çünkü bu sendrom nedeniyle erkek tipi kıllanma ve saç dökülmesi çok sık olur. Genelde yüzde sakal bölgesinde, meme arası ve meme uçlarında, sırt ve ense çevresinde normalden fazla yoğunlukta ve kalın kıllar olabilir. Oral kontraseptiflerle bu durum azaltılabilir. Androjen hormonu kıllanma nedeni olduğu için hormon dengelenmesi kıllanmanın önüne geçebilecek ilk durumdur. Ancak her zaman kılların dökülmesi beklenmez ve bu hastalar için birkaç seansta bile sonuç verecek lazer epilasyon tavsiye edilir. Kadın doğum Mersin ilinde merak edilen ve araştırılan kliniklere, yoğun sayıda uzman hekime sahip alanlardandır. Siz de kendinizi emanet ederek güvenli ve hızlı bir iyileşme süreci için doğru doktoru araştırıp sonra doktorunuzu tercih edebilirsiniz.

Çikolata Kisti Hamileliğe Engel Mi?

Çikolata Kisti Hamileliğe Engel Mi? Cevap:

Günümüzde çikolata kisti rahatsızlığına sahip olmasına rağmen hamile kalan kişiler vardır. Bu kişilerin var olması, çikolata kistine sahip olanlarda da hamile kalabilme umudunu doğurur. Bununla beraber, çikolata kisti rahatsızlığı ile uğraşan hastaların bu hastalık hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Bilgi sahibi olmak, hastalık sırasında nelerin yapılıp nelerin yapılmayacağı konusu hakkında kişilere yol göstermektedir. Bu sebeple de tüm hastaların detaylı bir şekilde bu rahatsızlığı araştırması gerekir.

Genel olarak yumurtalık kısmında var olan ve herhangi bir kanser çeşidine sebep olmayan çikolata kistleri, neden var olduğuna dair bilginin bulunamadığı bir rahatsızlıktır. Farklı şekillerde meydana gelen bu hastalık, kişiler üzerinde hamilelik konusunda soru işaretlerinin var olmasına sebep olur. “Çikolata kisti nedir? Bu hastalığa sahip olan kişilerde ne gibi belirtiler olur?” Gelin beraber inceleyelim.

Çikolata Kisti Nedir?

Kadınların birçoğu, kendi vücutları üzerinde meydana gelen çikolata kisti hakkında detaylı bir şekilde bilgi sahibi olmak ister. Hastalık hakkında yeterince bilgiye sahip olmak, çikolata kistine sahip olunmasına rağmen normal yollar ile hamile kalıp kalamayacaklarını da öğrenmelerini sağlar. Neden var olduğuna dair kesin bir bilginin bulunmadığı çikolata kisti, yumurtalıkların iç kısımlarında sıvı halde bulunan ve herhangi bir kansere neden olmayan kistlerin oluşmasına sebep olmaktadır. Oluşan kistler, özellikle de kadınların üreme zamanlarında etkileyici faktöre sebep olup adet ile alakalı olacak şekilde kronik pelvik sancılarının hissedilmesine neden olur.

Çikolata kistleri, görünüm olarak da kendilerini direkt olarak belli eder. Belirli incelemeler sonrasında bu kistlerin koyu kırmızı renge sahip olup kahve rengi bir kan rengine sahip olduğu görülmektedir. Kadın doğum Mersin, yapılan incelemeler sonucunda kadınların bu kistlere sahip olup olmadığını inceler ve bu konuda destek sağlar. Peki çikolata kistine sahip olan bireyler, bu hastalık konusunda ne gibi belirtilere sahip olur? Hastalığın kendisini belli etme şekli nedir? Gelin bu konulara da beraber bakalım.

Çikolata Kistine Sahip Olanlarda Görülen Belirtiler Nelerdir?

Çikolata kistine sahip olan kişiler, birbirlerinden farklı belirtilere sahip olabilmektedir. Yani bir kadın kendi vücudu üzerinde lekelenmeler görürken bir diğerinde bu belirtiler görülmeyebilir. Bununla beraber, çikolata kistine sahip kadınlarda görülen belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • İncelemeler sonrasında görülen ve anormal şekilde bulunan lekelenmeler, kanamalar
  • Adet döngüsü ilerlerken görülen karın şişmeleri ve yaşanan şiddetli kramplar
  • Sırt üzerinde hissedilen yoğun ağrılar
  • Bel üzerinde hissedilen yoğun ağrılar
  • Vajinal bölge üzerinde görülen aşırı kanamalar
  • Ağrı hissedilen dönemlerin artması
  • Her kadın üzerinde görülmese de bazılarında rastlanılan kısırlık durumu
  • Cinsel ilişkiye girildiği sırada hissedilen ağrılar
  • Kişilerin tuvalet ihtiyacını karşılamaya giderken hissettiği ve ağrılı şekilde bulunan bağırsak hareketleri
  • Vajinal akıntının koyu renkli bir şekilde oluşması
  • Gün içerisinde yapılan germe ve bükme tarzı hareketlerde ağrı hissedilmesi

Eğer sizlerde bu belirtilerin bazılarına sahipseniz, Mersin de en iyi kadın doğum doktoru olan bu adrese başvurabilirsiniz. Yapılan incelemeler sonucunda bu rahatsızlığa sahip olup olmadığınıza bakılacak ve sonrasında yapılan değerlendirmeler ile bir tedavi yol haritası belirlenecektir.

Çikolata Kisti Rahatsızlığına Sahip Olanlar Hamile Kalabilir mi?

Kadınların birçoğu, sahip oldukları bu hastalık ile beraber doğru bir şekilde hamile kalıp kalmayacağını merak eder. Yaşanan bu belirtiler, bazı sebepler ile hamileliğe engel olabilmektedir. Ancak bunun yanında, hamile kalarak normal yaşantısına devam eden hastalar da vardır. Günümüzde birçok kişinin merak ettiği “çikolata kisti hamileliğe engel mi?” sorusunu beraber inceleyelim.

Bu rahatsızlık kapsamında sorulması gereken ilk soru, çikolata kisti rahatsızlığının herhangi bir şekilde hamileliğe engel olup olmadığıdır. Bu sorunun direkt olarak cevap bulabilmesi, çikolata kisti rahatsızlığına yakalanan kadınların kısırlık sorununu yaşayıp yaşamadığı ile alakalıdır.

Çikolata kisti, kadınlar üzerinde özellikle de üreme dönemlerinde etkili olur. Bu kistler, tek bir yumurtalığın yanında bazen iki yumurtalığa da tutunabilir. Bu durum ise yumurtalıkların zarar almasına ve normal düzendeki yumurtalık işlevlerinin tamamı ile bozulmasına sebep olabilir. Çikolata kisti sonrasında yumurtalık rezervlerinin nasıl etkilendiğine dair bir araştırma yapılması gerekir.

Var olan bu hastalık ile beraber eğer tedavi süreci başlamaz ise, hastalık ilerleyerek çok daha farklı durumların, rahatsızlıkların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Çikolata kistleri, tedavi edilmediği zamanlarda rahmin içerisinde yer alan dokulara yapışmakta, bununla beraber de normal seviyede ilerleyen anatomik sistemin bozulmasına sebep olmaktadır. Oluşan bu sistem bozulması, beraberinde birçok organın düzgün bir şekilde çalışmaması sorununu da getirir. Fallop tüpü olarak bilinen nokta üzerinde, çeşitli tıkanmalar ve yapışmalar görülebilir. Bu ise spermlerin bu bölge üzerinden geçememesine neden olur. Yaşanan bu sperm ve yumurtalık geçememe durumu, kadınlar üzerinde hamile kalabilme riskinin de düşürmektedir. Bu gibi rahatsızlıkla ile hamilelik sorunu yaşamamak için Mersin kadın doğum doktor ile temasa geçebilir ve erken bir tedbir alabilirsiniz.

Çikolata Kisti Adetle Atılır mı?

Çikolata kisti rahatsızlığına sahip olan bireyler, yumurtalık kısmında var olan bu kistlerin atılabilmesi konusunda soru işaretlerine sahip olmaktadır. Bu sebeple de “Çikolata kisti adetle atılır mı?” sorusunu sıklıkla duymaktayız.

Bu sorunun basit bir cevabı vardır. Çikolata kistleri, adet ile atılamayan kistlerdir. Kadınların düzenli olarak attıkları adet kanları, endometrium tabakası adı verilen bir tabakadır. Bu kanlar ile çikolata kistlerinin dışarıya atılması mümkün değildir. Bu sebepten dolayı da “çikolata kisti adetle geçer mi?” sorusunun cevabı ne yazık ki hayırdır.

Çikolata Kisti Kaç cm Olunca Alınır?

Çikolata kistine sahip olan bireyler, Mersin kadın doğum doktoru ile temasa geçerek muayene olmalıdır. Erken tanı ve tedavinin büyük bir öneme sahip olduğu çikolata kisti, belirli boyutlara sahip olunduktan sonra alınması gerekir. Özellikle de bazı dönemler içerisinde kişilerin yaşamış oldukları ağrılar, bu kistlerin alınmasına sebep olur.

10 cm. boyutuna kadar görülebilen çikolata kistleri, 4 cm. boyutunu aşması ile beraber artık alınması gereken kistler olmaktadır. Bu boyut ile beraber doktora başvurarak tedavi olmanız ve kistleri aldırmanız gerekir.

Çikolata Kisti Kısırlık Yapar mı?

Günümüzde birçok kadın çocuk sahibi olamamaktadır. Bu kadınların yaklaşık olarak %17’si çikolata kisti sebebi ile hamile kalamaz. Rahme ait iç duvarın gebeliğe engel olmasına sebep olan bu hastalık, çeşitli belirtiler ile meydana gelir ve yumurtalık rezervlerinin azalmasına neden olur. Bununla beraber de kişiler üzerinde kısırlık görülerek gebe kalma şansları sıfıra iner.

Dış Gebelik Kaçıncı Haftada Belli Olur?

Dış Gebelik Kaçıncı Haftada Belli Olur?

Kadınların birçoğu, gebe kalarak sağlıklı bir evlat dünyaya getirmek istemektedir. Fakat ne yazık ki mutlu bir şekilde başlayan her gebelik hikayesi istenen sonuçla bitmez. Bu durumun en bariz örneklerinden birisi de dış gebelik sorunudur.

Dış gebelik rahatsızlığı, döllenmiş halde bulunan yumurtanın kendisini fallop tüpleri arasından birine atması durumudur. Yaşanan bu yerleştirme ile beraber ne yazık ki embriyolar bebeğe dönüşemez. Bunun sebebi ise fallop tüplerinin embriyoyu destekleyecek seviyede büyük olmamasıdır. Sıradan gebelik durumları ile büyük bir benzerliğe sahip olan dış gebelik, ebeveynlerin “bir daha gebe olamayacak mıyım?” sorusunu sormasına neden olmaktadır. Günümüzde yaşanan gelişmeler ile beraber doğru teşhisler ve tedaviler sayesinde dış gebelik sorununun çözümü kolay bir hal almıştır. Mersin kadın doğum uzmanları, size bu konuda yardımcı olacak olan uzmanlardır. Doğru bir teşhis ve tedavi için bu adrese başvurabilirsiniz.

Dış Gebelik Nedir?

Dış gebelik adı verilen durum, rahmin içerisine değil de dışarısına yerleştirilen gebelik anlamına gelen durumdur. Yani döllenen yumurta olması gerektiği gibi rahme ait iç kısma değil bunun dışarısında kalan bir alana yerleştirilir. Bu durumun bir diğer adı ise ektopik gebeliktir. Günümüzde yaşanan 80 hamilelik durumunun en az bir tanesi dış gebeliktir ve bu durum bazen kişilerin hayatını tehdit edebilmektedir.

Döllenmiş vaziyette olan bir yumurta, birçok farklı sebepten dolayı tüp kısımlarından rahmin boşluk alanına doğru olan geçişini tamamlayamaz. Bu durum sonucunda kişiler üzerinde dış gebeliğin meydana geldiği görülür. Dış gebeliğin yaşanması ile beraber meydana gelen belirtiler, düşükler, apandisit, yumurtalık kistlerinin yırtılma durumu ve genital enfeksiyon sorunları ile benzer niteliğe sahip belirtilerdir. Bu sebepten dolayı da incelemelerin ve tanının doğru bir inceleme ile yapılması gerekir.

Dış gebelik sorunun yaşanması ile beraber normal gebeliğe benzer durumların yaşandığı görülür. Bu durumlar adet döneminin gecikmesi, hamilelik testi olan kişilerin testlerinde pozitiflerin görülmesi, bulantıların yaşanması, sürekli olarak kusma durumları ve göğüslerde hassasiyetlerin meydana gelmesi gibi belirtilerdir. Bu sebepten dolayı da dış gebelik yaşayan kadınlar, normal hamilelik dönemlerine ait durumların birçoğunu yaşamaktadır.

Dış gebelik durumunun yaşanması ile sorunların meydana gelmemesini istiyorsanız, adet döneminin gecikmesi sonrasında doktora görünmeli ve önleminizi almalısınız. Kadın doğum doktoru Mersin, gerekli incelemeleri yaparak bu durum üzerinde önlemleri alacaktır.

Dış Gebelik Durumu ile Meydana Gelen Riskler Nelerdir?

Dış gebelik durumu ile karşı karşıya kalanların rahatsızlıkları, büyük oranda ektopik implantasyon fallop tüpleri içerisinde gerçekleşmektedir. Dış gebelik durumları, hamilelik yaşayanların %1 ya da %2’sinde görülür. Bu sorunu yaşayanlarda ise belli başlı risk faktörlerinin meydana geldiği görülür.

Cinsel olarak aktif bir yaşama sahip olan her kadında dış gebelik sorunu görülebilmektedir. Fakat bunların arasında çok daha dikkatli olması gereken bireyler vardır. Bunlar 35 yaş üstü kadınlar, sigara kullananlar, daha önce düşük yaşayanlar, endometriozis durumuna sahip olanlar, doğurganlık ilaçlarını kullanan kadınlar ve kısırlık tedavisi görenlerdir. Bu bireylerin dikkat etmesi gerekir ve belirtiler sonrasında hemen doktora giderek muayene olması gerekir. Mersin kadın hastalıkları uzmanı, alanında uzman çalışanları bulunan ve dış gebelik sorunlarında yardımcı olan bir yerdir. Sizler de bu rahatsızlığınız için bu adrese ulaşabilirsiniz.

Dış Gebelik Nasıl Anlaşılır? Dış Gebelik Belirtileri Nelerdir?

Dış gebelik nasıl anlaşılır sorusu, günümüzde hamile kalan birçok kadın tarafından sorulur. Kişiler, bu belirtileri öğrenerek kendileri için önlem almak isterler. Belirtilerin nasıl anlaşılacağı ve ne olduğu konusu hakkında şu bilgileri verebiliriz.

Dış gebeliğe ait belirtiler, birçok hastalık ile benzer belirtilere sahiptir. İlk olarak bu durumlara dikkat etmeli ve benzerlik sonucunda yanlış bir kanıya kapılmamalısınız. Dış gebelik sorunu ile benzer belirtilere sahip olan durumlar şu şekildedir:

  • Düşükler yaşanması
  • Erken dönemler içerisinde geçirilen normal hamilelik durumları
  • Apandisit sorunları
  • Yumurtalık torsiyonu durumları
  • İdrar yolu üzerinde oluşan taşlar
  • Yumurtalık kistlerinde meydana gelen yırtılmalar
  • Sindirim sistemi üzerinde meydana gelen problemler
  • Çeşitli genital enfeksiyonlar

Bu gibi durumlar, dış gebelik ile benzer belirtilere sahip olup dikkat edilmesi gereken durumlardır. Peki dış gebeliğe ait olan asıl belirtiler nelerdir? Bu belirtileri de şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Karnınızın bir tarafında şiddetli ağrı hissedersiniz. Bu ağrılar, genel olarak kalıcı olarak hissedilen ağrılardır.
  • Vajina bölgesi üzerinde, normal dönemlere nazaran farklılık içeren kanamalar görülür. Bu kanamaların rengi koyu ve parlak bir kırmızı tonundadır.
  • Omzumuzun bitiş noktası ve kolumuzun başlangıcı olan omuz uçlarında ağrılar meydana gelir. Bu ağrıların neden var olduğuna dair kesin bir bilgi yoktur ve genel olarak uzandığınız zamanlarda hissedilir. Eğer bu ağrıları hissederseniz çok dikkatli olmalısınız çünkü bu durumlar dış gebelik sonrasında meydana gelen iç kanamaların belirtisi olabilir.
  • İdrarınıza çıktığınızda ya da dışkınızı yaparken oluşan bağırsak ağrıları görülebilir.
  • İshal ve kusma durumları, dış gebelik sonucunda sıklıkla görülen bir diğer belirtidir.

Dış Gebelik Belirtileri Ne Zaman Başlar? Kaçıncı Haftada Bunları Hissederiz?

Yaşanan rahatsızlıklar ile beraber “dış gebelik kaçıncı haftada belli olur?” sorusu sıklıkla sorulmaktadır. Hamileliğin 6. haftası, genel olarak bu belirtilerin ve ağrıların hissedildiği zaman dilimidir. Bunun yanında, dış gebelik yaşayan bazı kadınların hiçbir şekilde ağrı ve belirti hissetmediği de olur. Bu gibi durumlar sonrasında yalnızca ultrason görüntüleri ile dış gebelik tespit edilmektedir.

Dış Gebelik Tedavisi

Döllenmiş vaziyette bulunan yumurta, rahmin içerisinde değil de dışarısında kalırsa herhangi bir şekilde büyüme sağlayamaz. Hayati tehlikesi bulunan durumlar ile karşı karşıya kalmamak için dış gebeliğe ait olan dokunun çıkartılması gereklidir. Kişiler üzerinde meydana gelen durumlar ve belirtilere göre tedaviye başlanır ve bu tedaviler; ilaç, abdominal cerrahi ve laparostik cerrahi olarak farklı şekillerde gerçekleştirilir. Dış gebelik tedavisi, bu yapılan işlemler ile kısa sürede tamamlanmaktadır.

Dış Gebelik Ameliyatı

Çeşitli tedaviler arasında yer alan dış gebelik ameliyatı, uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilen bir ameliyattır. Dış gebeliği tedavi etme amacı ile tercih edilen iki çeşit ameliyat bulunur. Bunlara laparoskopik ameliyat denmektedir. Bu yapılan ameliyatlar için göbek deliğine yakın bir alanda kesi yapılır. Sonrasında ise uzman doktorunuz tüp bölgesi üzerinde görüntüye erişmek için kamera lensi ile hazırlanan bir tüp kullanır.

Salpingostomi adı verilen ameliyatta dış gebelik çıkarılmaktadır. Bunun sonrasında ise tüp kendiliğinden iyileşme aşamasına bırakılır. Salpenjektomi adı verilen ameliyatta ise hem tüp hem de dış gebelik kadından çıkarılmaktadır.

Suda Doğum Nedir? Suda Doğum Nasıl Yapılır?

Suda Doğum Nasıl Yapılır?

Suda doğum yöntemi, alternatif bir doğum yöntemidir. Bu yöntem içerisinde gebe olan kadın içerisi su dolu olan bir küvete yatırılır ve doğumu başarılı bir şekilde yapması sağlanır. Bu işlem içerisinde kullanılan temel yöntem ise kaldırma kuvvetinin gücüdür. Suyun kaldırma kuvveti, anneye ait olan vücut ağırlığını çok daha fazla hafifletmekte ve kan dolaşımı üzerinde etkide bulunarak daha basit bir doğum yapmasını sağlamaktadır.

Su, doğa içerisinde bulunan ve insan için gerekli olan en temel ihtiyaçtır. Gün içerisinde tüketimini yapmamız ile beraber doğum yöntemleri arasında yerini alarak son zamanların en büyük işlevlerinden birini yaratmıştır. Mersin kadın doğum ile iletişime geçilerek suda doğum hakkında çok daha detaylı bilgi alınabilmektedir.

Suda Doğum Nedir?

Kadın doğum Mersin, suda doğum konusunda birçok uzmana sahip olan bir merkezdir. Bu merkez içerisinde bir küvet bulunur ve suda doğum için kullanılarak gebelere yardımcı olunur. Bu işlem içerisinde yardım alınan asıl işlem suya ait olan kaldırma kuvvetidir. Bu yöntem ile beraber kan dolaşımında hızlanmalar görülür ve anneye ait olan vücut ağırlığı hafifletilerek doğumun daha kolay yapılması sağlanır.

Bu yöntem içerisindeki temel amaç suya ait olan sakinleştirici ve gevşetici özelliğin kullanılmasıdır. Anne adayları, bu işlevler sayesinde çok daha az sancı çeker ve ağrısız bir doğum yapabilme şansına sahip olur. Annelerin sahip olduğu bu daha az sancı ve ağrı yaşama şansı, doğum anına özel çok daha güzel anılar yaşamasını sağlamaktadır. Suyun sağlamış olduğu endorfin hormonu artırılarak annenin mutluluk hormonlarında da yükselmeler sağlanır. Bunun yanında, pelvik taban kaslarına ait olan elastikiyet özelliği de artırılır ve bebeğin geçiş yapabilmesi daha kolay hale gelmiş olur. Bu işlemler ile beraber ise anne artık daha az acı çekerek doğuma ait eşsiz duygulara sahip olabilme şansı yakalamaktadır. Mersin de en iyi kadın doğum doktoru olarak çalışan doktorlar ile iletişime geçebilir ve bu yöntemler ile sizler de doğumunuzu gerçekleştirebilirsiniz.

Suda Doğum İşlemleri Nasıl Yapılmaktadır?

Anne adaylarında görülen bilgisizlik durumları, mevcut doğurma durumları hakkında da kaygının oluşmasına sebep olur. Bu neden dolayı da anne adaylarının şunu bilmesi gerekir; suda doğum konusunda yaşanacak olan anne ve doktor arasındaki iletişim, doğumun daha iyi gerçekleşebilmesi için yeterli olacak olan en iyi etkendir. Bu iletişim doğru bir şekilde sağlandığı sürece annenin ne zaman doğum yapacağı, bu yöntemin hangi evre dahilinde kullanılacağı, suda doğum işleminin anneye uygun olup olmadığı, annenin ne kadarlık bir süre zarfında suda kalacağı ve tüm süreç hakkında bilgi verilebilmesi sağlanmaktadır. Bu sayede anne adayı tüm konular hakkında bilgi sahibi olarak herhangi bir kaygı durumu yaşamaz.

Anne adaylarının birçoğu, doğum evrelerinin başlangıcı ya da tamamında suda doğum yöntemini kullanabilmektedir. Bu yöntem, profesyonel nitelikte bulunan ekipmanlar ve uzmanlar tarafından yaptırılır. Anne için ilk olarak özel bir küvet ya da havuz ayarlanır. Bunun yanında, gerekli görülen anlar itibari ile farklı doğum yöntemleri de hazır hale getirilmektedir. Bu sayede tüm işlemler ile beraber anne ve bebeğin korunması garantiye alınmış olur.

Küvet ya da havuz içerisinde yer alan suyun sıcaklık değerleri de yine önem arz eden bir diğer konudur. Mersin kadın doğum doktor olarak verilen hizmetler dahilinde, bu sıcaklık değerleri de olması gereken niteliklerde hazır hale getirilir. Bu suya ait sıcaklık değerleri genel olarak 37 derecelik bir sıcaklıktır.

Suda Doğum Hangi Alanlarda Yapılabilir?

Suda doğum yöntemi, tam donanımlı bir şekilde çalışan ve alanında yetkin doktorların bulunduğu sağlık merkezlerinde başarılı bir şekilde yapılabilmektedir. Kadın doğum doktoru Mersin sağlık merkezi ile başarılı bir şekilde suda doğum yöntemlerinden yararlanabilirsiniz. Tüm işlemler sizin için hazırlanacak ve bununla beraber çok daha az ağrı ile doğumunuzun yapılması sağlanacaktır.

Suda Doğum Yöntemi Avantajları Nelerdir?

Suda doğum yönteminin anne ve bebeğine sağlamış olduğu birçok avantaj bulunur. Bunları şu şekilde belirtebiliriz:

Anneye Sağlanan Avantajlar:

  • Anne üzerinde kullanılan bu yöntem, doğuma ait ilk evrede uygulanırsa eğer doğum hızı yaklaşık olarak 30 dakika daha fazla hızlandırılmış olur.
  • Doğum sırasında kullanılmakta olan ılık su derecesi, annenin kaslarının çok daha fazla gevşemesini sağlar. Bu ise anneye ait mutluluk hormonlarını artırır ve daha rahat bir doğum geçirilmesi sağlanır.
  • Doğum dönemi içerisinde görülen ağrılar, bu doğum yöntemi ile çok daha az hissedilir.
  • Anneni su içerisinde olması, çok daha rahat bir hareket olanağı sağlar. Bu durum ise, doğum sırasında farklı pozisyonlara girilebilmesini ve daha basit bir doğumun yapılmasına olanak tanır.
  • Yapılmakta olan sezaryen oranlarında düşüşler görülür.
  • Anne ve eşi için çok daha pozitif bir doğum deneyimi yaşanır.

Bebek İçin Sağlanan Avantajlar:

  • Suda doğum yöntemi ile beraber bebekler, ilk olarak suya geçer sonra anne kucağına gelir. Bu durum, bebeğin çok daha sakin bir doğum evresi geçirmesini sağlar.
  • Suda doğum yöntemi sayesinde ilaç kullanımlarında da azalmalar görülür. Bu ilaç kullanılmama durumu, bebeğin de oluşabilecek yan etkilerden kaçmasını sağlamaktadır.
  • Doğum sırasında bebeğin kafatasında ve beyne ait hücrelerde zarar alınmaması sağlanır. Bunların tamamı, suda doğum yönteminin sağlamış olduğu kolay doğum özellikleri sayesinde gerçekleşir.

Mersin kadın hastalıkları uzmanı ile görüşerek bu avantajların tamamını daha detaylı bir şekilde öğrenebilirsiniz.

Suda Doğum Yöntemi Riskli midir?

Günümüzde uygulanan her doğum yöntemi, belli başlı riskleri barındırmaktadır. Meydana gelen bu riskler, elbette ki suda doğum yöntemi için de geçerlidir. Fakat bunlar diğer doğumlara nazaran çok daha düşüktür ve suda doğumun avantajları daha fazla hissedilir.

Suda doğum yöntemi ile görülebilen riskler genel olarak enfeksiyon kapma, boğulma durumları ve göbek kordonuna ait kopma durumlarıdır. Fakat bunların görülme oranları çok düşüktür ve uzmanlar tarafından kişinin izleniyor oluşu bunları önleyici niteliktedir.

Mersin kadın doğum doktoru ile güvenilir bir suda doğum yöntemine erişebilirsiniz. İletişime geçerek bilgi almayı unutmayın.

Doğum Kontrol Hapı Ne Zaman Korumaya Başlar?

Doğum Kontrol Hapı Ne Zaman Korumaya Başlar?

Günümüzde birçok insan doğum kontrol hapı kullanmaktadır. Bununla beraber de “doğum kontrol hapı ne zaman korumaya başlar?” sorusunun sorulduğu görülür. Bu soruya cevap vermeden önce gelin beraber doğum kontrol haplarının ne olduğunu konusuna göz gezdirelim.

Günümüzde sorulmakta olan bir diğer önemli soru ise “doğum kontrol hapı ne işe yarar?” sorusudur. Doğum kontrol hapları, kadınlar tarafından kullanılan haplardır. Cinsel ilişki sırasında herhangi bir korunma sağlanmasa dahi bu ilaçlar sayesinde gebelik oluşumu büyük oranda engellenmektedir. Bu haplar kendi içerisinde östrojen, progestojen birleşimini ya da sadece progesteron adı verilen hormonu içerir. Hapın yapısında yer alan hormonlar, sentetik düzeyde bulunan hormonlardır ve kadın üzerinde üretilmekte olan doğal formlar ile aynı işlevi gösterir. Doğum kontrol adı verilen haplar, yalnızca gebelik durumlarının önlenmesi için kullanılmaz. Bunun yanında, adet dönemi içerisinde meydana gelen sorunların tedavisi için de sık sık başvurulur.

Doğum Kontrol Haplarına Ait Çeşitler Nelerdir?

Bu haplar, kullanımlara bağlı olarak farklı çeşitlerde meydana getirilir. Kişilerin kullanım amaçları ve şekilleri, bu hapın içeriğine bağlı olarak farklılıkların oluşmasına sebep olur. Kullanılmakta olan doğum kontrol hapı çeşitleri ikiye ayrılır ve şu şekilde açıklanabilir:

Kombine Doğum Kontrol Hapları:

Aile planlaması aşamasında fazlası ile kullanılan haplardır. Östrojen ve progesteron hormonlarını yapısında bulunduran bu haplar, multifazik ve monofazik olarak iki farklı gruba ayrılır. Monofazik doğum kontrol haplar, 21 adet tabletten meydana gelir ve kullanım sırasında kolaylık sağlanması için hapların üzerinde kullanım günleri yer alır. Multifazik haplar ise 30 adet tabletten üretilir. Bu ilaçlar belirli bir sıra halinde alınması gereken ilaçlardır ve bu sıralar ilaç üzerinde belirtilir.

Acil Kontrasepsiyon:

Cinsel ilişki sırasında herhangi bir engel alınmamış, korunulma yapılmamışsa ve gebelik ve doğum durumu yaşanmak istemiyorsa bu haplar kullanılır. Bu tür haplar, gebelik durumunun yaşanması ile beraber herhangi bir işleve sahip olmayan haplardır. Halk arasında bilinen ve diğer adı da ertesi gün hapı olan acil kontrasepsiyonlar, düzenli olarak değil yalnızca cinsel ilişki sonrasında kullanılan haplardır. Cinsel ilişki yaşandıktan hemen sonra bu hapların alınması gerekir. Eğer cinsel ilişkinin üzerinden 72 saatlik bir zaman süreci geçer ve bu haplar alınmazsa, gebeliğin meydana gelebilme şansı bulunur.

Doğum Kontrol Hapı Nasıl Kullanılır?

Doğum kontrol hapları, konvaksiyonel paketleme olarak alınan haplardır. Bu haplarda eskisi bittiği zaman yeni bir pakete başlanması gerekir. Düzenli olarak kullanım yapılacağı zaman bu şekilde kullanılmalıdır.

Düzenli bir kullanım değil yalnızca tek kullanımlık olarak gebe kalmamak amacı ile alınacaksa, korunmasız cinsel ilişkinin yaşanması ile beraber 72 saat geçmeden alınması gerekmektedir. Aksi takdirde 72 saat sonrasında alınan haplar işe yaramayabilir ve kişilerin gebe kalması durumu ortaya çıkar.  Korunma yöntemleri arasında yer alan bu haplar ile cinsel ilişki sonrasında gebelik durumunun önlenmesini sağlayabilirsiniz.

Doğum Kontrol Hapı ile Koruma Ne Zaman Başlar?

Doğum kontrol hapı olarak bilinen haplar, adet döneminin başlamasından sonra kullanılmaya başlanır ve anında koruma sağlar. Bu hapları almaya başlamanız ile koruma hemen başlamaktadır. Bununla beraber, hapların bırakılması ile beraber de hemen normal yaşantıya dönülür.

Doğum Kontrol Hapı Yan Etkileri

Doğum kontrol hapları, gebeliği önlemek ve bunun gibi birçok farklı avantajlara sahip olan bir hap türüdür. Bu avantajların yanında kişiler üzerinde görülen yan etkilerde bulunur. Doğum kontrol hapı yan etkileri olarak etkileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Adetler arasında lekelenme tarzında kanamalar meydana gelmektedir. Bu kanama görülme durumları, genel olarak haplara başlandıktan sonraki ilk 3 aylık süreç içerisinde görülmektedir. Düzenli olarak kullanım yapılması ile beraber genel olarak 3 aylık süreç sonrasında bu durumlar son bulacaktır.
  • Bulantı durumları, doğum kontrol haplarının yan etkilerinden birisidir. Özellikle de bu hapları ilk defa kullanıyorsanız bu durum ile karşı karşıya gelebilirsiniz. Bulantı yaşamak istemiyorsanız, bir miktar yemek ile bu hapları almayı deneyebilirsiniz. Bununla beraber, yaşanan bulantılar birkaç gün içerisinde kendiliğinden geçecektir.
  • Doğum kontrol hapları, memelerin normale nazaran biraz daha fazla büyümesine ve hassas olmasına neden olabilir. Görülen bu durumlar, ilacın kullanımından birkaç hafta sonra görülmeyecektir. Oluşan hassasiyet ve büyümeler ile beraber el ile hissettiğiniz kitleler oluşursa, bu oluşumdan sonra doktorunuza görünmekte fayda vardır.
  • Doğum kontrol hapları, içerisindeki yapı sebebi ile bazı kişilerde baş ağrısının yaşanmasına neden olabilir. Eğer baş ağrınız geçmez ve uzun süre devam ederse, bir doktora başvurarak muayene olabilirsiniz.
  • Doğum kontrol haplarının kullanımı, bazı kadınlar üzerinde ani duygu değişimlerinin var olmasına sebep olur. Bu durumlar, özellikle de geçmişinde depresyon ilacı kullanılanlarda görülür.
  • Doğum kontrol haplarının kullanımı ile beraber bazı kişilerde adet durumunun sekmesi görülebilmektedir. Bu durumlar yaşanırsa eğer yapılması gereken tek şey gebelik durumunun var olup olmadığına dair bir kontrol sağlanmasıdır. Bunun dışında herhangi bir kontrol gerekmez.
  • Hapların kullanımı ile beraber kişiler üzerinde cinsel isteksizlikler meydana gelebilir. Eğer bu cinsel isteksizlikler sürekli oluşuyor ise, kadınların farklı bir tedavi yöntemi seçmesi gerekebilir. Bu durum hakkında karar verecek olan kişi yine uzman doktorunuzdur. Yaşadığınız durumlar sonrasında doktorunuza danışabilir, durumunuzu anlatabilir ve yeni bir çözüm yolu isteyebilirsiniz. Uzmanlar, bu cinsel isteksizlik sonrasında durumunuza göre yeni bir tedavi planı ortaya koyacaktır.

Doğum Kontrol Hapı Adeti Keser mi?

Doğum kontrol hapı kullanan kişilerde, adet döngülerinin sektiği durumu görülebilmektedir. Bu durumlar, adeti direkt olarak kesmez, yalnızca belli bir süre gecikmesini sağlar. Kişiler, yaşanan sekme durumları sonrasında bir doktora görünerek gebelik kontrolü yaptırmalıdır. Bu kontrol dışında herhangi bir olumsuz durum yaşanmaz ve adet döneminin normale dönmesi beklenir.

Doğum kontrol hapı adeti keser mi sorusunun cevabını merak ediyorsanız eğer, evet doğum kontrol hapları adeti kesmektedir. Ancak bunlar, kısa süreli olarak gerçekleşen kesintilerdir. Bu sebepten dolayı da büyük bir önlemin alınmasına gerek duyulmaz.

 

Daha detaylı bilgi almak için Mersin’de bulunan kliniğimizden randevu alabilirsiniz.  Mersin kadın doğum uzmanı Op. Dr. Özgü Keskin Yılmaz için bizimle iletişime geçmeyi unutmayın.

Genital Beyazlatma – Kimyasal Peeling İle Tedavi

 

Kimyasal Peeling İle Tedavi Nedir?

Kimyasal peelingle tedavi,  TCA yeni geliştirilen yöntemlerden biridir ve  daha orta düzeyde asitide içeriğine sahip bir peeling etkisidir.Tek uygulamanın ardından bir ay boyunca evde uygulanan medikal tedavi ile sonuca ulaşılıyor. Kimyasal peeling yöntemi, sadece labium majör yani dış genital bölgeye değil kasık bölgesi ya da daha yukarıda pubis bölgesinde oluşan problemler için de uygulanabilir.

Kimyasal Peeling İle Tedavi Nasıl Uygulanır?

İşlem son derece ağrısız ve acısızdır. İşlem öncesi uygulama alanı cilt antiseptiği ile temizlendikten sonra peeling işlemi uygulanır. Ortalama 4-6 seans ve 10 gün aralıklarla uygulama önerilir. Gerektiğinde renk koyulaşmasının durumuna göre diğer işlemlerle kombine edilebilir.