
Adenomyozis, rahmin iç yüzeyini kaplayan endometrium benzeri dokunun rahmin kas tabakasına doğru ilerlemesiyle ortaya çıkan iyi huylu bir kadın sağlığı problemidir. Rahim duvarındaki bu doku, adet döngüsü boyunca hormonal değişimlere yanıt verdiği için rahimde büyüme, yoğun kanama ve ağrı görülebilir. Bazı kadınlarda belirgin bir şikâyete neden olmazken bazılarında günlük yaşamı etkileyen ağır belirtiler oluşturabilir.
Adenomyozis belirtileri; miyom, endometriozis ve farklı jinekolojik hastalıklarla karıştırılabilir. Bu nedenle tanının yalnızca şikâyetlere göre konulması doğru değildir. Ayrıntılı değerlendirme için bir Mersin kadın doğum uzmanına başvurularak uygun görüntüleme yöntemleriyle hastalığın ayırt edilmesi gerekir. Uygulanacak adenomyozis tedavisi ise belirtilerin şiddetine, hastanın yaşına ve gebelik planına göre kişiselleştirilir.
Adenomyozis Nedir?
Rahim duvarı genel olarak iç tabaka, kas tabakası ve dış yüzeyden oluşur. Adenomyozis, rahmin iç tabakasına ait bez ve destek dokularının kas tabakası içerisinde bulunmasıdır. Bu doku adet döngüsündeki hormonlardan etkilenerek kalınlaşabilir ve çevresindeki kas dokusunda iltihabi yanıt oluşturabilir.
Hastalık rahim duvarının geniş bir bölümünü etkileyebileceği gibi sınırlı bir alanda da görülebilir. Yaygın tutulum rahmin genel olarak büyümesine ve küresel bir görünüm kazanmasına neden olabilir. Sınırlı tutulumda ise adenomyoma olarak adlandırılan, kitle benzeri bir alan oluşabilir.
Adenomyozis iyi huyludur ve kanser anlamına gelmez. Ancak yoğun adet kanaması, kronik pelvik ağrı ve kansızlık gibi sonuçları nedeniyle yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Geçmişte kesin tanı çoğunlukla rahmin ameliyatla alınmasından sonra yapılan patolojik incelemeyle konulurken günümüzde ultrason ve manyetik rezonans görüntüleme sayesinde ameliyat öncesinde de güçlü bir değerlendirme yapılabilmektedir.
Adenomyozis Neden Olur?
Adenomyozisin kesin nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Hastalığın nasıl geliştiğini açıklamak için farklı teoriler üzerinde durulur. Bunlardan biri, rahmin iç tabakası ile kas tabakası arasındaki sınırın bozulması ve endometrium dokusunun kas dokusuna doğru ilerlemesidir. Bir diğer görüş ise söz konusu dokuların rahim gelişimi sırasında kas tabakası içerisinde kalmış olabileceğini savunur.
Doğumlar, rahim ameliyatları ve rahim dokusunda hasara yol açabilecek bazı girişimlerin hastalıkla ilişkili olabileceği düşünülür. Bununla birlikte bu işlemleri geçiren her kadında adenomyozis gelişmez. Hastalığın östrojene duyarlı yapısı nedeniyle hormonal faktörlerin de gelişim sürecinde rol oynadığı kabul edilir.
Adenomyozis özellikle 30 yaşından sonra ve doğum yapmış kadınlarda daha sık tanımlansa da daha genç ve hiç doğum yapmamış kadınlarda da görülebilir. Gelişmiş görüntüleme yöntemlerinin daha yaygın kullanılması, üreme çağındaki genç hastalarda tanı oranının artmasını sağlamıştır.
Adenomyozis Belirtileri Nelerdir?
Adenomyozis her hastada aynı belirtileri oluşturmaz. Bazı kadınlarda herhangi bir yakınma bulunmaz ve hastalık başka bir nedenle yapılan ultrason sırasında fark edilir. Belirti görülen hastalarda en sık karşılaşılan durumlar şunlardır:
- Normalden uzun veya yoğun adet kanaması
- Şiddetli adet sancısı
- Adet dönemleri dışında devam eden pelvik ağrı
- Cinsel ilişki sırasında ağrı
- Karında dolgunluk, baskı veya şişkinlik hissi
- Ara kanama veya düzensiz kanama
- Yoğun kanamaya bağlı demir eksikliği ve kansızlık
- Halsizlik, çarpıntı ve efor sırasında çabuk yorulma
Belirtilerin şiddeti her zaman hastalığın rahimde kapladığı alanla aynı oranda olmayabilir. Görüntülemede sınırlı bulguları bulunan bir hasta yoğun ağrı yaşayabilirken yaygın tutulumu olan başka bir hastada daha hafif yakınmalar görülebilir.
Adet Kanamasını Nasıl Etkiler?
Adenomyozis, adet kanamasının miktarını ve süresini artırabilir. Rahim kasının düzenli biçimde kasılmasını zorlaştırması ve rahim duvarındaki damarsal değişiklikler, kanamanın kontrol edilmesini güçleştirebilir. Bu nedenle ped veya tamponu çok sık değiştirme, gece koruyucu ürünü yenileme ve pıhtılı kanama gibi durumlar yaşanabilir.
Uzun süren yoğun kanama demir eksikliği anemisine yol açabilir. Sürekli yorgunluk, baş dönmesi, solukluk veya nefes darlığı bulunan hastalarda kan sayımı ve demir düzeylerinin değerlendirilmesi gerekebilir. Yoğun kanamanın “normal adet düzeni” olarak kabul edilmemesi ve kadın hastalıkları uzmanına başvurulması önemlidir.
Adenomyozis Ağrısı Nerede Hissedilir?
Adenomyozis ağrısı çoğunlukla alt karın ve kasık bölgesinde hissedilir. Ağrı bele, kalçaya veya bacakların üst kısmına yayılabilir. Bazı hastalar bu durumu keskin bir sancıdan çok karın içinde basınç, ağırlık veya sürekli hassasiyet şeklinde tarif eder.
Ağrı genellikle adet öncesinde başlayarak kanamanın ilk günlerinde şiddetlenir. Hastalık ilerledikçe adet dönemi dışında da devam eden kronik pelvik ağrı ortaya çıkabilir. Cinsel ilişki sırasında derin ağrı görülebilmesi de mümkündür. Ancak benzer yakınmalar endometriozis, miyom, yumurtalık kistleri ve pelvik enfeksiyonlarda da görülebildiği için ağrının kaynağı muayene ile araştırılmalıdır.
Adenomyozis Nasıl Teşhis Edilir?
Tanı süreci hastanın adet düzeninin, kanama miktarının, ağrının özelliklerinin ve gebelik planının değerlendirilmesiyle başlar. Jinekolojik muayenede rahmin normalden büyük, yuvarlak veya hassas olduğu fark edilebilir. Ancak yalnızca muayene bulguları kesin tanı için yeterli değildir.
İlk tercih edilen görüntüleme yöntemi çoğunlukla transvajinal ultrasondur. Ultrason bulgularının yeterince belirgin olmadığı, rahim duvarının ayrıntılı incelenmesi gerektiği veya miyom gibi oluşumlarla ayrımın zorlaştığı durumlarda manyetik rezonans görüntüleme kullanılabilir. Tanı, klinik belirtiler ile görüntüleme bulgularının birlikte değerlendirilmesiyle konulur.

Adenomyozis Ultrasonda Görülür mü?
Adenomyozis ultrasonda görülebilir. Rahim kasında doku farklılıkları, duvarlar arasında kalınlık asimetrisi, küçük kistik alanlar, rahim şeklinde değişiklik ve iç tabaka ile kas tabakası arasındaki sınırın düzensizleşmesi hastalığı düşündürebilir.
Bununla birlikte ultrason sonucunun normal olması hastalığı her zaman tamamen dışlamaz. Bulguların fark edilmesi; kullanılan cihazın niteliğine, hastalığın yaygınlığına ve değerlendirmeyi yapan hekimin deneyimine bağlıdır. Şüpheli durumlarda MR, rahim duvarını ve hastalığın dağılımını daha ayrıntılı gösterebilir.
Adenomyozis ile Miyom Arasındaki Fark Nedir?
Adenomyozis ve miyom farkı öncelikle bu iki durumun geliştiği dokuyla ilgilidir. Miyomlar, rahmin düz kas hücrelerinden oluşan iyi huylu ve genellikle sınırları belirgin kitlelerdir. Adenomyozis ise endometrium benzeri dokunun rahim kası içinde yaygın veya sınırlı şekilde bulunmasıdır.
Miyom çoğunlukla rahimde belirgin bir kitle meydana getirirken adenomyozis rahim duvarında yaygın kalınlaşma oluşturabilir. Her iki hastalık da yoğun kanama, pelvik baskı ve ağrıya neden olabildiği için belirtiler üzerinden ayrım yapmak güçtür. Ayrıca aynı hastada hem miyom hem de adenomyozis bulunabilir. Kesin ayrım için ultrason, gerektiğinde MR bulguları dikkate alınır.
Adenomyozis Hamileliğe Engel Olur mu?
“Adenomyozis hamileliğe engel mi?” sorusunun herkes için geçerli tek bir yanıtı yoktur. Adenomyozis tanısı alan birçok kadın doğal yollarla hamile kalabilir. Ancak hastalık bazı hastalarda rahim içi ortamı, embriyonun rahme tutunmasını ve rahim kasılmalarını etkileyerek gebelik ihtimalini azaltabilir.
Bilimsel çalışmalar adenomyozis ile infertilite, düşük ve bazı gebelik komplikasyonları arasında ilişki olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte yaş, yumurtalık rezervi, tüplerin durumu, hastalığın yaygınlığı ve eşlik eden endometriozis gibi faktörler de gebelik şansını etkiler. Bu nedenle yalnızca adenomyozis varlığına bakılarak kısırlık sonucuna ulaşılmaz. Gebelik planlayan hastalarda değerlendirme ve tedavi, üreme hedefleri gözetilerek yapılmalıdır.
Tedavisi Nasıl Yapılır?
Adenomyozis tedavisi her hasta için ayrı planlanır. Belirti göstermeyen kişilerde düzenli takip yeterli olabilir. Tedavinin amacı kanamayı azaltmak, ağrıyı kontrol etmek, kansızlığı düzeltmek ve mümkün olduğunda doğurganlığı korumaktır.
Ağrı için doktor kontrolünde nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar, yoğun kanama için kanama azaltıcı tedaviler kullanılabilir. Hormonal rahim içi sistemler, doğum kontrol hapları ve yalnızca progesteron içeren ilaçlar belirtilerin kontrolünde tercih edilebilir. Uygun hasta gruplarında farklı girişimsel veya cerrahi seçenekler de değerlendirilebilir.
İlaç tedavisinden fayda görmeyen, şiddetli yakınmaları bulunan ve gebelik planını tamamlamış hastalarda rahmin alınması kesin tedavi seçeneğidir. Ancak bu karar hastanın yaşı, yakınmaları ve gelecek planları dikkate alınarak ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir. Güncel sağlık kaynakları, tedavinin ilaçlardan hormonal yöntemlere ve gerekli durumlarda cerrahiye kadar değişebileceğini belirtmektedir.
Adenomyozis İlaçla Tedavi Edilebilir mi?
Adenomyozis ilaçla tamamen ortadan kaldırılamasa da ağrı ve yoğun kanama büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. İlaç seçimi hastanın yakınmalarına, başka hastalıklarına, gebelik isteğine ve olası yan etkilere göre yapılır. Hormonal tedavilerin bırakılmasından sonra belirtilerin yeniden ortaya çıkması mümkündür.
Uzun veya yoğun adet kanaması, giderek artan kasık ağrısı, cinsel ilişki sırasında ağrı ya da kansızlık belirtileri yaşayan kişilerin kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurması gerekir. Erken değerlendirme, şikâyetlerin nedeninin belirlenmesini ve kişiye uygun tedavinin zamanında planlanmasını sağlar. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekim muayenesinin yerini tutmaz.




Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!